

CHP Grup Başkanvekili Ülkü İnanlı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Meclisi'nin şubat ayı oturumunda yaptığı konuşmada, 6 Şubat 2023 tarihindeki depremlerin üzerinden geçen üç yılın acılarını hatırlatarak, hayatını kaybedenleri andı ve deprem bölgesinde hala çözülmesi gereken sorunların mevcut olduğunu dile getirdi.
İnanlı, konuşmasında Ekrem İmamoğlu’na yönelik devam eden yargı süreçlerini, belediye başkanları ile meclis üyeleri ve bürokratların tutuklanmalarını, aile mensuplarına yönelik işlemleri ve “kreşler üzerinden yürütüldüğünü” belirttiği iddiaları gündeme taşıdı.
“HER HİZMETİN KUTSAL OLDUĞUNUN FARKINDAYIZ”
İnanlı, konuşmasına 6 Şubat depremlerinin yıl dönümüyle başlayarak, “Türkiye tarihinde görülmüş en büyük felaketlerden biri olan ve 10 ilimizi etkileyen bu felakette hayatını kaybeden yurttaşlarımızı rahmetle anıyor, geride kalan depremzedelerimize sabır diliyorum” diye ifade etti.
İnanlı, 6 Şubat 2023’ten bu yana CHP’li belediyelerin deprem bölgesindeki destek çalışmalarını sürdürdüğünü belirtti. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin yanı sıra diğer belediyelerin de bir yarayı sarmak amacıyla canla başla çalıştığını vurgulayan İnanlı, “Elbette AKP’li belediyeler ve hükümet de yaraları sarmaya yönelik çabalar sarf etti. Millet için sunulan her hizmetin kutsal olduğunun bilinciyle hareket ediyoruz” dedi.

İnanlı, 2-6 Şubat tarihleri arasında Genel Başkan Özgür Özel ve partili vekillerle deprem bölgesinde bulunduklarını söyledi. Hatay'daki duruma dikkat çeken İnanlı, “Aradan geçen üç yıla rağmen, başta Hatay olmak üzere depremin vurduğu illerde hala çok sayıda yapısal sorun olduğunu gözlemledik” ifadelerini kullandı. Hatay’da halkın seçim öncesi yapılan çağrıları hatırlattığını belirten İnanlı, “Özellikle Hatay’da halk, 31 Mart seçimleri öncesi iktidar partisinin ‘yerel yönetim ile iktidar aynı partiden olmazsa yardım alamazsınız’ diyerek oy istediğini hatırlatıyor” dedi.
“SANDIKTA SONUÇ ALAMAYACAĞINI ANLAYINCA KORKU İKLİMİ YARATTI”
İnanlı, “Bugün uzun bir konuşma yapmayacağım. Kafka’nın ‘Dava’ adlı kitabında şöyle başlar; ‘Biri Josef K.’ya iftira etmiş olmalıydı, çünkü kötü bir şey yapmamış olmasına rağmen bir sabah tutuklandı’. Bu, suçunu bilmediği için nasıl aklanacağını bilemeyen, korku içinde yaşayan bir adamın hikayesidir. 23 yıl önce sözde vesayeti kaldırıp, adaleti ve kalkınmayı vaadiyle iktidara gelen parti, artık halkın rızasını sağlayamaz hale geldiğinde, sandıkta sonuç alamayacağını anlayınca, zorbalık ve korku iklimi yarattı” ifadelerini kullandı.
“EKREM İMAMOĞLU SIZIN KORKULU RÜYANIZ”
İnanlı, Ekrem İmamoğlu hakkında şunları belirtti:
“Silivri zindanlarına soksanız bile, her gün halkın desteği artarak çoğalan Ekrem İmamoğlu. Uydurma iddialar, yargı süreçleri ile yıldırmaya çalışıyorlar. Resimlerini yasakladığınız, ismini karaladığınız, belki de hiç doğmamış olmasını umduğunuz Ekrem İmamoğlu sizin korkulu rüyanız ve halkın sevimlisi.”
İnanlı, 31 Mart 2024 seçimlerinin ardından yaşanacak süreçle ilgili yorumunda, “Mart seçiminde Ekrem İmamoğlu 1 milyon farkla İBB’yi kazanınca ve CHP 414 belediyeyi kazanarak Türkiye haritasını kırmızıya boyayınca korku sardı” dedi.
“Seçimden sadece 7 ay sonra İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına eski bakan yardımcısının atanmasıyla düğmeye basıldı. Esenyurt, Beşiktaş ve Beykoz Belediye Başkanlarının tutuklanması ile başlayan süreç, Ekrem İmamoğlu ile birlikte, Şişli, Beylikdüzü Belediye Başkanları ve ardından Büyükçekmece, Avcılar, Gaziosmanpaşa, Beyoğlu, Şile, Bayrampaşa Belediye Başkanlarımız ve meclis üyelerimiz ile bürokratların tutuklanması ile sürdü” ifadelerini kullandı.
“HİÇBİR ŞEY BULAMAYINCA AİLEYE SALDIRMAYA BAŞLADINIZ”
İnanlı, Ekrem İmamoğlu’nun yakın çevresine ve ailesine yönelik gelişmeleri anlattı:
“Ekrem İmamoğlu’nu susturmak için, bulunacak bir suç olduğuna inanıyorlardı. Ama yetmedi, Ekrem İmamoğlu’nu zindana atmak yetmedi çünkü ortada suç yoktu. Ekrem İmamoğlu’nun etrafında bulunan herkes, somut delil olmadan sadece iftiralarla hedef alındı. Önce özel kalem Müdürü, korumaları, makam şoförleri ve danışmanları tutuklandı, ardından 6 Şubat günü aile bireyleri de tutuklandı. Şimdi, Ekrem İmamoğlu’nun babası ve oğlunun ticari geçmişine dahi saldırıldı” dedi.
“Ekrem İmamoğlu ve ailesi amansız bir şekilde didik didik edildi. 100 yıllık Cumhuriyet tarihimizde bir siyasi rekabette aileye saldırmak hangi akla sığar? Özellikle Dilek Kaya İmamoğlu, 11 aydır tutuklu olan eşinin, abisinin ve tutuklu ailelerinin yanında durarak bu haksızlığı dile getirdi” ifadelerini ekledi.
“KREŞLER ÜZERİNDEN YENİ BİR İFTİRA KAMPANYASI BAŞLATILDI”
İnanlı, İBB’ye bağlı kreşlerle ilgili “dayak, taciz” iddialarının doğru olmadığını belirterek, “Son olarak, bir kreşte başlayan ve diğer kreşlere yayılan dayak, taciz iddiaları, Ekrem İmamoğlu’nun İstanbullu annelere, çocuklara sunduğu hizmetleri hedef almak amacıyla yaratılan bir kampanyadır. 2024 yılında Milli Eğitim Bakanlığı tarafından kreşlerin kapatılması yönünde yazılar gönderildi, ancak yapılan tepkiler sonrasında geri adım attılar” dedi.
“İddiaların geçtiği kreşte çocuğun vücudundaki izi ilk fark eden öğretmen, aileye haber veren öğretmendir. Olaydan sonra kaydedilen 35 kamera görüntüsü bulunmaktadır. Bu olayın baştan sona kurgu olduğu biliniyor ancak İBB yönetimi, konuyu araştırmaya yönelik bir teftiş başlattı. Meclis üyelerimiz İBB’nin kreşlerini ziyaret ederek velilerle görüştü, herhangi bir olumsuz yorum almadık” diye konuştu.
“Bizler burada pek çoğumuz annelik, babalık ya da anne adaylığı görevindeyiz. Çocuklarımız en değerli varlıklarımızdır. Kreşleri bile siyasetin malzemesi yapmak isteyenlere ne diyeceğiz? Hemen İBB meclisinden istifa edip seçim düzenleme teklifinde bulunuyorum. Eğer gerçekten daha iyi yönetecekseniz, o zaman rakibinizi istemiyorsanız buyurun. Hodri meydan!”


