reklam
reklam
DOLAR 47,2226 % 0.07
EURO 53,9153 % 0.15
STERLIN 63,1676 % -0.03
FRANG 58,1469 % 0.12
ALTIN 6.262,83 % 1,23
BITCOIN 65.893,78 -0.744
reklam

İki İlçe İçin Santorini Benzeri Durumlar!

Yayınlanma Tarihi : Google News
İki İlçe İçin Santorini Benzeri Durumlar!
reklam

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Mimarlık-Mühendislik Fakültesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü'nde görev yapan volkan bilimci Prof. Dr. Özgür Karaoğlu, Balıkesir’in Sındırgı ile Kütahya’nın Simav ilçelerindeki depremlerin çoğunun bilinen fay hatlarının dışında meydana geldiğini, bu durumun Santorini Adası'ndaki depremlerle benzerlik taşıdığını ifade etti.

Volkanotektonik alanında çalışan Prof. Dr. Karaoğlu, nisan ayından itibaren Kütahya’nın Simav ilçesinde 4 bin 400’e yakın, Balıkesir'in Sındırgı ilçesinde ise yaklaşık 23 bin deprem olduğunu belirtti.

DEPREMLERİN ÇOĞU 3'ÜN ALTINDA

İki dar alan içinde sıkışmış iki deprem bölgesi gözlemlediklerini söyleyen Karaoğlu, “Sındırgı bölgesindeki depremler, yaklaşık 30 kilometreye 20 kilometrelik bir alanda meydana geliyor. Bu depremler 5 ila 15 kilometre derinlikte gerçekleşiyor. Çoğu çok küçük, 2 büyüklüğündeki depremler. Çok azı 3 ve üzeri büyüklüğe sahip.” şeklinde konuştu.

Simav'da da benzer bir durumun söz konusu olduğunu, ancak buradaki depremlerin 10 ila 20 kilometrelik dar bir alanda oluştuğunu belirten Karaoğlu, şu şekilde değerlendirdi:

“Bu bölgede bir Simav Fayı ve onu kesen Gelenbe Fayı bulunduğuna dikkat çekmek gerekir. Sındırgı’daki depremlerin çoğunun bilinen fay düzlemleri üzerinde gerçekleşmemesi önemli bir durum. Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü ve akademisyenler olarak tespit ettiğimiz fayların dışında, özellikle güney kesimde meydana gelen depremler dikkat çekici. Saha çalışmalarımızda neredeyse yeni bir kırık tespit edilememiş gibi görünüyor. Yeni kırık oluşumları 6.4 veya 6.5'in üzerindeki depremlerin varlığını beklerken, burada 6.1 gibi depremler var; ancak yüzey kırıkları açısından çok fazla etkinlik yok.”

Prof. Dr. Karaoğlu, bölgede genellikle kuzeydoğu-güneybatı yönünde bir çekme kuvveti ile gelişen normal fay bileşenleri olarak görülen depremlerin meydana geldiğini vurguladı.

'SANTORİNİ BİR ÖRNEK'

Karaoğlu, Sındırgı'nın güneyindeki alanlarda 2012-2024 yılları arasında gerçekleştirilen tomografi çalışmaları sonucunda 5 ila 12 kilometre derinliklerde bazı magmatik zonların varlığını tespit ettiklerini belirtti.

“Simav Grabeni” olarak adlandırılan çöküntü havzasının batısında jeotermal veya soğuk akışkan suların yüzeyin ilk 1-2 kilometre altında bulunduğuna dikkat çeken Karaoğlu, şunları ekledi:

“Çalışmalarımız sonucunda depremlerin dağılımı ve kinematiklerine baktığımızda, dünyadaki diğer depremlerle karşılaştırmada, özellikle Santorini’nin çok güzel bir örnek olduğunu görüyoruz. Yılın başında Santorini'deki deprem olaylarına benzer şekilde burada da binlerce çok küçük deprem gerçekleşiyor. Yeni bir magma yerleşiminin olduğunu, bu yerleşimin hem sıcaklık hem de yer değiştirmeye bağlı olarak buradaki akışkanları etkileyebileceğini ve mevcut fayları harekete geçirebileceğini gözlemliyoruz.”

Karaoğlu, Simav Fayı'nın güney kesiminde fay hatları dışında da depremlerin meydana geldiğini vurgulayarak, “Yüzde 90-95 oranında depremler burada gerçekleşiyor. Burası batıda Gelenbe Fayı ile sınırlı. Magmanın hareketi kendisine yer açma çabası ile fay olmayan bölgelerde depremler oluşturuyor ve akışkanların etkisiyle mevcut fayları tetikleyerek bu depremleri meydana getiriyor.” dedi.

Magmanın hareketine bağlı depremler incelendiğinde büyük ölçekli depremlerin görülmediğini ifade eden Karaoğlu, “Bu depremlerin uzun süredir devam ettiğini görmekteyiz. Santorini örneği ile en yakın örnek, burada son 25 yılda en az üç kez, 8-10 yılda bir magma yerleşiminden kaynaklanan deprem fırtınaları yaşanmıştır.” şeklinde konuştu.

reklam

YORUM YAP