reklam
reklam
DOLAR 43,9534 % 0.14
EURO 51,9242 % -0.05
STERLIN 59,3502 % -0.08
FRANG 56,8287 % 0.15
ALTIN 7.326,45 % -0,08
BITCOIN 67.431,48 -1.648
reklam

IMF: Türkiye'nin Programı Başarılı

Yayınlanma Tarihi : Google News
IMF: Türkiye'nin Programı Başarılı
reklam

Uluslararası Para Fonu (IMF) İcra Direktörleri Kurulu, Türkiye ile 2025 yılı 4. Madde konsültasyonunu başarıyla tamamladı.

Fondan yapılan açıklamada, güçlü mali konsolidasyon, ihtiyatlı gelir politikaları ve sıkı para politikası duruşu sayesinde enflasyonun Eylül 2024'teki yıllık yüzde 49,4'ten Aralık 2025'te yüzde 30,9'a düştüğü vurgulandı.

Açıklamada, “2024 yılı 4. Madde konsültasyonundan bu yana Türkiye'nin dezenflasyon programı önemli başarılar elde etti.” denildi.

2024 yılının ortalarında yaşanan geçici yavaşlamanın ardından Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYH) büyümesinin güçlü kalmaya devam edeceği belirtilirken, büyüme oranının 2025'te yüzde 4,1 olacağı tahmin edildi.

Ayrıca, Türk lirasına olan talebin güçlendiği, bu durumun uluslararası rezervleri desteklediği ve cari açığın yeterli düzeyde finanse edilmeye devam ettiği ifade edildi.

Sıkı para politikası, ılımlı ücret artışı ve genel olarak nötr maliye politikasının kademeli dezenflasyonu desteklemesi bekleniyor. Açıklamada, “Mevcut politika bileşimi, dezenflasyon ile istikrarlı büyümeyi dengelemeye devam ediyor.” değerlendirmesi yer aldı.

İç talebin güçlü kalmasıyla 2026 yıl sonu enflasyonunun yıllık bazda yüzde 23 olmasının öngörüldüğü belirtilerek, politika faizinin daha da düşürülmesi ve artan güvenin etkisiyle büyüme oranının 2026'da yüzde 4,2 olacağı kaydedildi.

Ayrıca, cari açığın yeterli düzeyde finanse edilmeye devam edeceği, mevduat sahiplerinin güveninin ve güçlü altın fiyatlarının IMF'nin yeterlilik ölçütünün yüzde 80 civarında kalmasına destek olacağı açıklandı.

Büyümenin sağlam kalması ve enflasyonun düşmesi beklenirken bu yaklaşımın bazı risk ve maliyetler içerdiğine de değinildi. Küresel ticarette süregelen belirsizlik ve bölgesel çatışmalar dış risklerin yüksek kalmasına yol açtığı belirtildi.

Açıklamada, enerji fiyatlarındaki artış veya olumsuz hava olayları gibi ters şokların yüksek enflasyon dönemini uzatabileceği ifade edilerek, dezenflasyona ilişkin kademeli yaklaşımın finans sektörünü olumsuz etkilediği ve verimlilik artışını yavaşlattığı bildirildi.

İddialı Yapısal Reform Vurgusu

IMF İcra Direktörleri Kurulunun değerlendirmelerinde, Türkiye'nin dezenflasyon politikalarının önemli başarıları nedeniyle yetkililerin takdir edildiği belirtildi. Bu politikaların makroekonomik dengesizlikleri azalttığı, güveni artırdığı ve güçlü büyümeyi koruduğu ifade edildi.

Açıklamada, enflasyonun hala hedefin üzerinde seyrettiği ve ekonominin şoklara karşı kırılgan olduğu vurgulanarak, dezenflasyonun kalıcı hale getirilmesi, dış tamponların güçlendirilmesi ve kapsayıcı orta vadeli büyümenin desteklenmesi için daha sıkı bir makroekonomik politika bileşimi ile iddialı yapısal reformların gerekliliği ifade edildi.

Geçen yıl gösterilen güçlü mali çabanın takdir edildiği, dezenflasyonu desteklemek amacıyla mali sıkılaştırmanın sürdürülmesi gerektiği kaydedildi.

Açıklamada, vergi tabanının genişletilmesi ve uyumun artırılması yönelik tedbirlerin önemi, enerji sübvansiyonlarının kademeli olarak kaldırılması yoluyla harcamaların rasyonelleştirilmesine yönelik ilave çabaların gerekli olduğu belirtildi.

Mali alan genişledikçe, ek kaynakların sosyal önceliklere yönlendirilebileceği ifade edildi. Ayrıca, ücret politikalarının enflasyon hedefleriyle uyumlu hale getirilmesi ve kamu-özel işletmeleri ile kamu iktisadi teşebbüsleri üzerindeki gözetimin güçlendirilmesi gerektiği vurgulandı.

Finansal Sektör Sağlığını Koruyor

IMF, genel anlamda kararlı bir dezenflasyon sağlamak için daha sıkı para politikası çağrısında bulundu. Ancak politika faizi ayarlamalarının verilere bağlı kalması ve makrofinansal etkilerinin dikkate alınması gerektiği kaydedildi.

Merkez Bankası bağımsızlığı ve iletişiminin önemi vurgulanırken, döviz müdahalelerinin oynaklığı azaltmakla sınırlı tutulması gerektiği önerildi. Enflasyon beklentileri daha iyi şekillendikçe ve rezerv tamponları toparlandıkça döviz kurunda daha fazla esnekliğe izin verilmesinin faydalı olacağı belirtildi.

Açıklamada, yetkililerin piyasa stresine hızlı ve etkili müdahalesi sayesinde finansal sektörün sağlamlığını koruduğu ifade edildi.

Yüksek döviz likidite risklerine karşı ihtiyatlılığın sürdürülmesi gerektiği de vurgulandı. Denetim ve çözümleme çerçevelerinin güçlendirilmesine yönelik devam eden çalışmaların desteklendiği ifade edildi.

Verimliliği, dayanıklılığı ve orta vadeli büyümeyi artırmak için yapısal reform çağrısında bulunulurken, öncelikli alanlar da sıralandı.

Ekonomik Tahminler

Açıklamada, Türkiye ekonomisinin 2027’de yüzde 4,1, 2028-2031 yılları arasında ise yüzde 4 büyüme göstermesinin beklendiği aktarıldı.

İşsizlik oranının 2026’da yüzde 8,3, 2025’te yüzde 8,7 ve 2028-2031 döneminde ise yüzde 9,1 olacağı öngörüldü.

Enflasyonun gelecek yıl yüzde 19'a gerilemesi, 2031 yılına kadar ise yüzde 15 seviyelerinde kalması bekleniyor. Ayrıca cari açığın gayrisafi yurt içi hasılaya oranının 2026-2028 döneminde yüzde 1,4, 2029-2031 döneminde ise yüzde 1,5 olacağı tahmin ediliyor.

reklam

YORUM YAP

reklam

DÖVİZ KURLARI

  • Dolar DOLAR
    ALIŞ SATIŞ FARK
    43,9357 43,9534 % 0.14
  • Euro EURO
    ALIŞ SATIŞ FARK
    51,8370 51,9242 % -0.05
  • Sterlin İNG. STERLİNİ
    ALIŞ SATIŞ FARK
    59,2350 59,3502 % -0.08
  • Frang İSV. FRANGI
    ALIŞ SATIŞ FARK
    56,7470 56,8287 % 0.15
  • Kanada Doları KAN. DOLARI
    ALIŞ SATIŞ FARK
    32,1085 32,1307 % 0.13
  • Çeyrek Altın ÇEYREK ALTIN
    ALIŞ SATIŞ FARK
    11.719,45 11.978,74 % -0,08
  • Gram Altın GRAM ALTIN
    ALIŞ SATIŞ FARK
    7.324,65 7.326,45 % -0,08
  • Bitcoin BITCOIN
    FİYAT DEĞİŞİM
    67.431,48 -1.648
reklam

DÖVİZ ÇEVİRİCİ

  • Satış
    Alış