

Myanmar'ın Çin sınırındaki Kokang bölgesinde yıllardır varlığını sürdüren geniş dolandırıcılık ağlarının karanlık yüzü, 2025'te yakalanan suç baronlarının ifadeleriyle ifşa oldu.
Çin'de yargılanan suç baronlarının itirafları, insanların meta gibi ticaretini yaparak milyarlarca dolarlık bir ekonomi yaratan, itaat etmeyen çalışanları demir kafeslere kapatan, işkenceleri rutin hale getiren ve hatta insan kurban etme ritüelleri düzenleyen bir düzeni gözler önüne serdi.
Devlet medyasında yayımlanan sorgulama görüntüleri ve soruşturma belgeleri, bu suç ağlarının yasa dışı kumar, telefon ve internet dolandırıcılığı, uyuşturucu üretimi, fuhuş ve insan kaçakçılığı gibi birçok alanda faaliyet gösterdiğini ortaya koydu.
Bu suç imparatorluklarının yıllarca dokunulmaz kalmasının arkasında siyasi bağlantılar, büyük servet birikimleri ve binlerce kişiden oluşan özel milis gücü faktörlerinin etkili olduğu öğrenildi.
İş Ortağına Bağlılığını Gösterirken Adam Öldürttü
Örneklerden biri olan Wei ailesinin varisi Chen Dawei'nin, bir iş ortağına bağlılığını kanıtlamak amacıyla rastgele seçilen bir kişiyi bir törende vurarak öldürdüğü bildiriliyor.

Devlet televizyonunda yayımlanan ifadelerden birinde, bir polis memurunun “Vurduğun kişi bir insan değil miydi?” sorusunu sorması üzerine Chen'in “Hiçbir şey hissetmedim” şeklinde yanıt verdiği duyuldu.
Yetkililer, Chen'in talimatıyla infaz edilen ve demir zincirlerle bağlanmış bir adamın kafatasında yedi kurşun deliği ile bulunduğunu açıkladı.
Küresel Dolandırıcılığın Merkezi: Kokang
Tüm bu kanlı olayların merkezinde Kokang bölgesindeki Laukkaing kasabası bulunuyor. Bir dönem sakin bir sınır kasabası olan Laukkaing, “Kokang'ın dört ailesi” olarak bilinen Bai, Liu, Wei ve Ming ailelerinin kontrolünde, küresel dolandırıcılık ağının merkezi haline geldi.
Çinli savcılara göre bu dört aile, bölgede 100'den fazla “dolandırıcılık çiftliği” kurmuş durumda. Bu büyük komplekslerde, çoğu Çin vatandaşı olan ve “daha iyi bir maaş” vaadiyle kandırılan binlerce kişi hapsedildi.
Pasaportları ve telefonları alınan kadınların “borçlarını” ödemek için fuhuş yapmak zorunda kaldıkları bildiriliyor.
İşkence Yaparken Kendileri Lüks İçinde Yaşadı
Ailelerin hedefi, dünyanın dört bir yanındaki insanları karmaşık çevrimiçi dolandırıcılık yöntemleri ile soymak oldu.

Uzmanlar, Güneydoğu Asya merkezli küresel dolandırıcılık endüstrisinin yıllık hacminin 50 ila 70 milyar dolar arasında olduğunu belirtiyor. Özellikle ABD'de geçen yıl mağdurların kaybının en az 10 milyar dolar olarak hesaplandığı bildiriliyor.
Çin devlet medyasına konuşan hayatta kalan mağdurlar, sistematik işkence uygulamalarını anlattı. Kurallara uymayanların demir kafeslere konulduğu, karanlık odalarda günlerce aç ve susuz bırakıldığı, tırnaklarının pense ile söküldüğü ve parmaklarının kesildiği iddia ediliyor.
Bu korku ikliminin ortasında, ailelerin başındaki kişilerin lüks bir yaşam sürdüğü öğrenildi. Çinli yetkililere göre aileler, gösterişli malikaneler, helikopterler, pahalı spor arabalar ve saatler edinmiş, yurt dışında gayrimenkul yatırımları yapmışlardı.
Ailelerin düzenlediği ihtişamlı davetlere Myanmar ordusu ve devletinden üst düzey isimlerin katıldığı da bildirildi.
Savaş Ağa Yönetiyordu, Kaçtı
Yıllarca uyuşturucu üretimi ve kaçakçılığının merkezi olan bu bölgedeki devlet otoritesi neredeyse hiç mevcut olmadı.
2009'a kadar bölge, “Kokang Kralı” olarak bilinen savaş ağası Peng Jiasheng tarafından yönetiliyordu. Ancak Myanmar ordusunun düzenlediği bir operasyon sonrasında Peng kaçmak zorunda kaldı. Bu durum, 2021 darbesini gerçekleştiren General Min Aung Hlaing'in iktidara yükselişinde önemli bir rol oynadı.

Peng’in devrilmesine yardımcı olan isimlerden biri olan Bai Suocheng, ardından Kokang bölgesinin fiili yöneticisi oldu. Diğer klanlarla birlikte bölgeyi paylaşarak suç ekonomisini kurumsallaştırdılar.
Çin Sonunda Müdahale Etti
Çin, 2023 yılında sınır ötesi suçların kontrolden çıkmasının ardından harekete geçti. Aynı dönemde Peng'in oğlu liderliğindeki silahlı gruplar, Myanmar ordusuna karşı “1027 Operasyonu” adlı saldırıyı başlatarak Laukkaing'i geri aldı.
Bunun ardından binlerce dolandırıcılık mağduru Çin'e gönderildi ve en az 65 üst düzey örgüt üyesi tutuklandı. Ming ailesinden 11 kişi idama mahkum olurken, Bai ailesinden 5 kişi idam cezasına çarptırıldı. Wei ve Liu ailelerine yönelik davalar ise devam ediyor.


