

Batı'nın uzun süredir durağan olan kritik madencilik sektörü, Çin'in Nisan ayında nadir toprak elementleri ihracatına getirdiği kısıtlamalarla yeniden hareketlenmiştir. Bu yasaklar, otomotiv fabrikalarının üretimlerinde aksamalar yaşanmasına ve fiyatlarda hızlı artışlara neden oldu. İhtiyaç duyulan bu durum, özel ve kamu destekli büyük bir mali akışın nadir toprak elementleri şirketlerine yönelmesine olanak sağladı.
YENİ YATIRIM HAREKETLİLİĞİ
Orion Resource Partners adlı yatırım firması, ABD hükümetinin katkılarıyla birlikte 1,8 milyar dolarlık bir konsorsiyum oluşturdu. Bu girişimin amacı, ABD ve müttefikleri için stratejik madde tedarikini güvence altına almaktır. Geçtiğimiz hafta, ABD Başkanı Donald Trump ve Avustralya Başbakanı Anthony Albanese, kritik madenler ve nadir toprak elementleri projelerini desteklemek amacıyla bir anlaşma imzaladılar.
ABD İhracat-İthalat Bankası, Avustralya'daki yedi maden projesine 2,2 milyar dolarlık potansiyel finansman sağlayacağını duyurdu. Ayrıca, Beyaz Saray, Savunma Bakanlığı'nın Batı Avustralya'da yarı iletken üretiminde kullanılan gelişmiş bir galyum rafinerisine yatırım yapacağını açıkladı. JPMorgan Chase de, ulusal güvenlik açısından stratejik sektörlere odaklanan 1,5 trilyon dolarlık bir girişim çerçevesinde, nadir toprak elementleri şirketlerine 10 milyar dolar yatırım yapacağını bildirdi.
ÇİN’İN ADIMLARI VE VERİLEN CEVAPLAR
Çin'in ihracat kısıtlamaları, Batıyı stratejik hamleler yapmaya yönlendirirken, uzmanlar bu durumun “Batı’daki uyuyan devi uyandırdığı” şeklinde yorumlamaktadır. ABD merkezli MP Materials’ın piyasa değeri, bu yıl dört kat artarak 12 milyar dolara ulaştı. Avustralyalı şirket Lynas Rare Earths ise 500 milyon dolarlık yatırım alarak hisse değerinde üç kat artış yaşadı.
Kanadalı Ucore Rare Metals, Louisiana'da inşa edilecek ilk ticari tesis için ABD Savunma Bakanlığı’ndan 18 milyon dolar hibe aldı. Şirketin hisseleri bu yıl yüzde 700’ün üzerinde değer kazanarak dikkat çekti.
TİCARET GERİLİMİ VE RUHSATLAR
Pekin’in Nisan ayında devreye soktuğu lisans sistemi, yabancı firmaların Çin'den güçlü nadir toprak mıknatıslarını ithal edebilmesi için izin almasını zorunlu kıldı. Bu süreç bazı durumlarda haftalar alabiliyor ve gelen başvuruların çoğu reddediliyor. Eylül ayı itibarıyla Çin'in ABD’ye olan mıknatıs ihracatı, bir önceki aya göre yüzde 29 azalmıştır.
Uzmanlar, Batının tedarik zincirlerini yeniden yapılandırmasının uzun zaman alacağı uyarısında bulunuyor. Sektörün, Çin dışındaki üretim kapasitesi henüz yeterli seviyeye gelmiş değildir. Ayrıca, ABD ile Çin arasında kalıcı bir ticaret anlaşması yapılması durumunda, Batılı şirketlerin tekrar Çin tedarik kaynaklarına yönelme riski bulunmaktadır.
UZUN VADELİ STRATEJİK HAREKETLER VE YENİ TESİSLER
ABD hükümeti, MP Materials'a 400 milyon dolar yatırım yaparak, şirketin ürettiği mıknatıslar için fiyat garantisi sağladı. Adamas Intelligence verilerine göre, ABD'nin 2030 yılına kadar nadir toprak mıknatıs üretim kapasitesi üç katına çıkacak.
Yeni yatırımlar arasında, New England merkezli Phoenix Tailings’in New Hampshire'da açacağı yeni fabrika da bulunmaktadır. WSJ'nin haberine göre, şirketin CEO'su Nick Myers, yatırımcı ilgisinin son dönemde önemli ölçüde arttığını belirten açıklamalarda bulundu; “Artık kimse nadir toprak elementlerinin önemini sorgulamıyor. Sermaye bulmada zorlanan kimse kalmadı” ifadesini kullandı.
Uzmanlara göre, Çin'in ihracat kısıtlamaları, Batı'daki stratejik madencilik sektöründe uzun vadeli bir değişim sürecinin başlangıcını tetiklemekte. Ancak sektör, deneyim ve kapasite eksiklikleriyle ilgili sorunlar yaşamaya devam etmektedir.


