

Çin'de, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırıları ile başlayan savaşın, küresel hammadde ve enerji fiyatlarındaki artış üzerindeki etkileri sonucunda üretici fiyatları, mart ayında 3,5 yıl aradan sonra ilk kez artış gösterdi.
Çin Ulusal İstatistik Bürosu (UİB) tarafından açıklanan verilere göre, mart ayında Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) yıllık bazda yüzde 0,5, Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) ise yüzde 1 oranında yükseldi.
Fabrika çıkış fiyatları dikkate alınarak hesaplanan ÜFE, 2022'nin son çeyreğinden itibaren 41 ay süren gerileme sürecinin ardından ilk pozitif artışını kaydetti.
UİB Kıdemli İstatistikçisi Dong Licüen, Orta Doğu'daki savaşın neden olduğu küresel hammadde ve enerji fiyatlarındaki artışın çok sayıda sektörde fiyatları artırarak düşüşleri sınırladığını belirtti ve üretici fiyatlarındaki bu artışın “ithal enflasyon sonucu” olduğunu ifade etti.
Ayrıca, Çin hükümetinin bazı endüstrilerdeki aşırı kapasite üretimi ve fiyat düşürme baskısını önlemek için aldığı tedbirlerin, iç pazardaki arz-talep dengesini iyileştirdiği de Dong’un değerlendirmeleri arasında yer aldı. Bu durum, fiyat artışlarına da yansıdı.
ÜFE, 2022'nin son çeyreğinde başlayan gerilemenin ardından 2023, 2024 ve 2025 yıllarında sırasıyla yüzde 3, yüzde 2,2 ve yüzde 2,6 oranlarında düşüş göstermişti. 2023 yılında ocak ve şubat aylarında da sırasıyla yüzde 1,4 ve yüzde 0,9 gerileme kaydedilmişti.
Tüketici Fiyatlarında 3 Yılın En Yüksek Artışı
Öte yandan, enflasyonun temel göstergesi olarak kabul edilen TÜFE, mart ayında yüzde 1 oranında artış gösterdi. Geçen ay da yüzde 1,3 artış kaydedilmişti ve bu rakam, son 3 yılın en yüksek artışı olarak öne çıkmıştı.
Çin'de, 2023 yılından itibaren TÜFE, yüzde 1'in altında seyretmişti. Ülkede enflasyon, 2023 ve 2024 yıllarında yalnızca yüzde 0,2 artarken, 2025 yılında sabit kalması bekleniyor. Süregelen deflasyon eğilimi nedeniyle Çin hükümeti, normalde yüzde 3 olarak belirlediği yıllık enflasyon hedefini geçen yıl yüzde 2'ye düşürmüştü.
İran Krizi Etkili Oldu
ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırıları ve İran'ın misillemeleri sonucunda, Basra Körfezi'nde tırmanan gerilim nedeniyle küresel mal ve enerji ticareti açısından kritik bir geçiş hattı olan Hürmüz Boğazı'nda gemi trafiği büyük ölçüde kesilmiş durumda.
Hürmüz Boğazı, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Kuveyt, Katar, Irak ve İran'ı dünya pazarlarına bağlamakta olup, dünya petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 25'inin, sıvılaştırılmış doğal gaz ticaretinin ise yaklaşık yüzde 20'sinin ana güzergahı konumundadır.
Çin'in ithal ettiği petrolün yaklaşık yüzde 45'i, sıvılaştırılmış doğal gazın ise yüzde 30'u Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı üzerinden ülkeye ulaşıyor.
Boğazdaki tanker trafiğindeki kesintiler, küresel petrol tedarikinde aksamalara ve petrol fiyatlarının artışına neden olmuş durumda.



DOLAR
EURO
İNG. STERLİNİ
İSV. FRANGI
KAN. DOLARI
ÇEYREK ALTIN
BITCOIN