

Çin'in ekonomik ilişkilerden sorumlu Başbakan Yardımcısı Hı Lifıng, ABD Başkanı Donald Trump'ın tarife politikaları çerçevesinde dünya ticaretini kendi lehine yeniden şekillendirmeye çalıştığı bir dönemde, çok taraflı uluslararası ticaret sisteminin korunması gerektiğini vurguladı.
Başbakan Yardımcısı Hı, İsviçre'nin Davos kasabasında gerçekleştirilen Dünya Ekonomik Forumu (WEF) toplantısında bir konuşma yaptı.
Uluslararası uzmanlaşmanın, işbirliğinin ve kazan-kazan temelli ekonomik küreselleşmenin tarihin önemli bir eğilimi olduğunu aktaran Hı, birçok ülkenin buna olumlu yanıt verdiğini, bu sayede hızlı kalkınmalarının mümkün olduğunu ifade etti. Hı, “Ticaret ve tarife savaşlarının kazananı yoktur; bu tür mücadeleler sadece üretim ve ticaret maliyetlerini artırır. Dünya ekonomisini böler ve kaynakların küresel dağılımına zarar verir.” dedi.
Ülkeler arasında serbest ticaretin desteklenmesi ve herkese fayda sağlayan, kapsayıcı bir ekonomik küreselleşmenin teşvik edilmesi gerektiğinin altını çizen Hı, “Küreselleşmenin bazı sorunları olsa da, bu sorunları çözmenin yolu küreselleşmeyi reddetmek ya da tecrit olmaktan geçmez. Sorunları diyalog yoluyla çözerek, küreselleşmeyi doğru yönde geliştirmek esastır.” ifadelerini kullandı.
“DÜNYA ORMAN KANUNA GERI DÖNMEMELİ”
Çok taraflı ticaret sisteminin son yıllarda ciddi tehditlerle karşı karşıya olduğunu belirten Hı, bazı ülkelerin tek taraflı eylemlerinin ve ticaret anlaşmalarının Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) ilkelerini ihlal ettiğini ve küresel ekonomi düzenine zarar verdiğini ifade etti.
Hı, DTÖ verilerine dayanarak, “en çok kayırılan ülke” kuralı uyarınca, 2022 yılı itibarıyla ticaretin dünya ticaretindeki payının yüzde 80'den yüzde 72'ye düştüğünü hatırlattı.
Uluslararası Para Fonu'nun (IMF) ekonomik ayrışmaların küresel ekonomik hasılayı yüzde 7 azaltabileceği yönündeki tahmininin hatırlatılmasına dikkat çeken Hı, bunun hiç kimseye fayda sağlamadığını vurguladı.
Hı, “Her ülkenin meşru haklarını ve çıkarlarını koruma hakkı vardır. Bir grup ülkenin gücüne dayalı ayrıcalıklarının olmaması gerekir; dünya orman kanunlarına geri dönüş olmamalıdır.” dedi.
“PASTAYI BÜYÜTMEK, PAY KAPMAK İÇİN SAVAŞMAKTAN DAHA ÖNEMLİ”
Bugünün global ortamında ekonomik büyümenin ivme kaybettiğine işaret eden Hı, IMF'nin 2026 yılı dünya ekonomisi büyüme tahmininin yüzde 3,1 olduğunu, bunun COVID-19 öncesindeki ortalama büyüme oranı olan yüzde 3,7'den geride kaldığını dile getirdi.
Küresel eşitsizliğin arttığını ve sürdürülebilir kalkınmanın önemli zorluklarla karşılaştığını ifade eden Hı, Birleşmiş Milletler'in (BM) Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri raporunda 2030'a kadar hedeflerin 3'te 2'sine ulaşılamayacağına dikkat çekti. Hı, “Kalkınma mücadelesi, 'sen kaybettin, ben kazandım' anlayışında sıfır toplamlı bir oyun olmamalıdır. Pastayı büyütmek, pay kavgası yapmaktan çok daha önemlidir.” değerlendirmesinde bulundu.
“DÜNYANIN FABRİKASI OLMANIN YANINDA PAZARI DA OLMAYI UMUYORUZ”
Hı, Çin'in son beş yılda yıllık ortalama yüzde 5,4 büyüme kaydettiğini, ekonomik büyüklüğünün 140 trilyon yuana (20 trilyon dolar) ulaştığını, küresel ekonomik büyümenin yüzde 30'unu sağladığını açıkladı.
Bu süreçte, Çin'in dünya genelinden 15 trilyon dolar değerinde mal ve hizmet ithal ettiğini ve yurtdışındaki yatırımlarının bulundukları ülkelere toplamda 300 milyar dolar vergi geliri sağladığını vurgulayan Hı, bu durumun aynı zamanda istihdama ve yerel ekonomik büyümeye katkıda bulunduğunu belirtti.
Hı, Çin'in büyük pazar fırsatlarını daha fazla açmakla birlikte dünyaya daha fazla imkan sağlamayı hedeflediğini belirterek, “Dünyanın fabrikası olmanın yanı sıra pazarı da olmayı umuyoruz.” şeklinde konuştu.
Çin'in ithalat kısıtlamaları nedeniyle dışarıdan almak istediği birçok ürünü temin edemediğini ifade eden Hı, ticari meselelerin güvenlik engeli haline getirildiğine dikkat çekti.
Hı Lifıng, Çin ile dış ticaret açığından şikayet eden ülkelerin mal ticaretindeki fazlalıklarına karşın, Çin'in hizmetler ticaretinde uzun süredir açık verdiğini ama bundan şikayet edilmediğini hatırlattı.
Başbakan Yardımcısı Hı, Çin'in kapılarını dünyaya daha fazla açacağını vurgulayarak, “Çin, diğer ülkelerin rakibi değil, ortağıdır. Çin'in kalkınması dünya ekonomisi için fırsattır, tehdit değil.” dedi.



DOLAR
EURO
İNG. STERLİNİ
İSV. FRANGI
KAN. DOLARI
ÇEYREK ALTIN
BITCOIN