

İran ile ABD arasında varılan iki haftalık ateşkes anlaşması, Tahran’daki sertlik yanlısı çevrelerde ciddi rahatsızlık yarattı.
Anlaşma, İran'da sertlik yanlıları ve ılımlılar arasında savaşın seyrine dair farklı görüşleri yeniden gün yüzüne çıkardı.
BBC’ye konuşan analistlere göre, özellikle rejim yanlısı radikal gruplar, İran’ın askeri üstünlüğü ele geçirdiğine inanırken ateşkes kararını “erken geri adım” olarak değerlendiriyor.
Radikal Gruplar Sokağa Çıktı
Ateşkes kararının ardından başkent Tahran’da bazı grupların protestolar düzenlediği bildirildi. Besic milislerinin de aralarında bulunduğu göstericiler, dışişleri bakanlığına yürüyerek anlaşmaya tepki gösterdi.
Sertlik yanlısı Kayhan gazetesinin editörü ise ateşkesi “düşmana verilmiş bir hediye” olarak nitelendirdi.
Bu kesimler, İran’ın özellikle Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolü sayesinde bölgesel baskı kurabildiğini ve savaşın sürdürülmesi gerektiğini savunuyor.
Anlaşma Kararı Nasıl Alındı?
Ateşkes kararı, ülkenin en üst güvenlik organı olan Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi tarafından alındı. Konsey, Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan başkanlığında toplanarak, iki haftalık süre boyunca Hürmüz Boğazı’ndan güvenli geçişe izin verilmesini kabul etti.
Bu kararın alınmasında Çin ve Pakistan’ın diplomatik çabalarının etkili olduğu belirtiliyor.
Yaklaşık 40 gün süren savaşta 3 binden fazla kişinin hayatını kaybettiği ifade edilirken, ülke altyapısında ciddi hasar oluştu. Donald Trump ise daha büyük saldırılar tehdidinde bulunmuştu.
Uzmanlara göre, bu tablo karşısında İran yönetimi içinde bile savaşın sürdürülebilir olmadığı yönünde görüşler güç kazandı.
Ateşkesin en dikkat çekici yönlerinden biri, İran’ın ABD ile doğrudan müzakereyi kabul etmesi oldu. İran heyetine, Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf liderlik edecek.
Heyetin, ABD Başkan Yardımcısı JD Vance ile İslamabad’da görüşmesi bekleniyor.
Bu durum, eski lider Ali Hamaney döneminde yasaklanan doğrudan temas politikasında önemli bir değişim olarak değerlendiriliyor.


