reklam
reklam
DOLAR 44,4811 % 0.08
EURO 51,2870 % 0.58
STERLIN 58,9957 % 0.66
FRANG 55,6014 % -0.03
ALTIN 6.562,09 % 1,77
BITCOIN 67.103,81 -1.001
reklam

İran'ın Tarihi Yapıları Savaşta Yok Oldu

Yayınlanma Tarihi : Google News
İran'ın Tarihi Yapıları Savaşta Yok Oldu
reklam

İran Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) Ulusal Komisyonu Genel Sekreteri Hasan Fertusi, İran'da 450 yıl boyunca restorasyona ihtiyaç duymayan bazı tarihi yapıların ABD-İsrail saldırılarıyla yok olduğunu söyledi.

Fertusi, başkent Tahran'da düzenlediği basın toplantısında, ABD ve İsrail'in düzenlediği saldırılarda hasar gören tarihi yapılara ilişkin bilgi verdi.

UNESCO'nun, Minab'daki Şecere-i Tayyibe Okulu'na düzenlenen saldırıdan 24 saat sonra güçlü bir kınama açıklaması yayımladığını belirten Fertusi, hem üniversitelere hem de tarihi eserlere yönelik saldırılara ilişkin görsel raporların hazırlanarak UNESCO Komisyonu'na sunulacağını ifade etti.

Fertusi, yine UNESCO'nun özellikle Tahran'da yer alan ve saldırılardan zarar gören Gülistan Sarayı ile ilgili kınama yayımladığını ve bunun da meselenin uluslararası düzeyde takip edildiğine işaret ettiğini dile getirdi.

Fertusi, “Saadabad sarayları ile İsfahan, Kürdistan, Kirmanşah ve Loristan'da saldırılardan zarar gören tarihi yapıları gezdik. Kirmanşah'ta Beylerbeyi Tekkesi ve Devletşahi Camisi ile Loristan'daki Falak ol Aflak Kalesi hasar almıştı.” dedi.

İran'da 450 yıl boyunca restorasyona ihtiyaç duymayan bazı tarihi yapıların ABD ve İsrail saldırılarıyla yok olduğunu vurgulayan Fertusi, yapılacak restorasyonun da orijinali gibi olmayacağını söyledi.

Fertusi, Senendec'teki Asef Konağı ile Safevi dönemine ait diğer yapıları incelediklerini ve oluşan hasarı yakından gördüklerini anlattı.

Özellikle İsfahan'a yönelik saldırılarda, Safeviler döneminde inşa edilen İsfahan Valiliği'nin tamamen yıkıldığını ve saldırıların zararının Şeyh Lütfullah Camisi ile Şah Abbas Camisi'ne kadar yayıldığını dile getiren Fertusi, “İsfahan'daki yapılarda dökülen tarihi camların üzerinde yürürken, sanki kendi kemiklerimizin üzerinde yürüyormuşuz gibi hissediyorduk.” ifadelerini kullandı.

reklam

YORUM YAP