reklam
reklam
DOLAR 43,1388 % 0.21
EURO 50,2459 % -0.08
STERLIN 57,9216 % -0.16
FRANG 53,8831 % 0.06
ALTIN 6.251,35 % 0,91
BITCOIN 90.780,00 0.027
reklam

İsrail, Suriye'deki İşgalini Hızla Genişletiyor

Yayınlanma Tarihi : Google News
İsrail, Suriye'deki İşgalini Hızla Genişletiyor
reklam

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun işgal altındaki Suriye topraklarına gerçekleştirdiği ziyaret, iki ülke arasında gerilimi artırdı.

Netanyahu, Suriye’ye girişi sırasında Savunma Bakanı Israel Katz, Dışişleri Bakanı Gideon Sa’ar, İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir ve Shin Bet (İç İstihbarat Servisi) Başkanı David Zini'yi yanına aldı.

İşgal edilen topraklarda İsrail askerlerine hitap eden Netanyahu, “Buradaki kapasitemize – hem savunma hem saldırı açısından – büyük önem veriyoruz. Dürzi müttefiklerimizi korumak ve özellikle İsrail devleti ile Golan Tepeleri’nin kuzey sınırını güvence altına almak için buradayız.” dedi.

Netanyahu, “Bu, her an değişebilecek bir görev ama biz size güveniyoruz.” ifadelerini kullanırken, Suriye’de bulunan İsrail askerlerine yönelik desteğini vurguladı. Netanyahu'nun ziyareti, iki ülke arasındaki yeni bir güvenlik anlaşması konusunda yürütülen müzakerelerin tıkanmasının ardından gerçekleşti.

Uluslararası toplum ve Birleşmiş Milletler (BM), bu durumu kınayan açıklamalarda bulundu.

Şam, Netanyahu'nun topraklarını ihlalini “işgalin meşrulaştırılması girişimi” olarak yorumlarken, BM durumu “en hafif tabirle endişe verici” olarak değerlendirdi.

Katar Dışişleri Bakanlığı, bu eylemi “uluslararası hukukun ihlali” olarak mahkum etti ve Ürdün, İsrail’in “provokatif uygulamalarını derhal durdurmasını” talep etti.

İsrail, 1967 yılından bu yana Golan Tepeleri’ni işgal altında tutuyor.

1974’te imzalanan Kuvvetlerin Ayrıştırılması Anlaşması gereği, Golan Tepeleri çevresindeki tampon bölge, BM Ateşkes Gözlem Gücü’nün (UNDOF) gözetimindeydi.

Baas rejiminin 8 Aralık 2024’te yıkılmasının ardından, İsrail devrik Baas rejimine ait birçok noktayı hedef alarak ülkede birçok bölgeyi hava saldırıları ile vurdu. Bu saldırılarla eski rejimden kalma askeri malzeme ve altyapıları imha etmeyi amaçladı.

Suriye Cumhurbaşkanı Şara, İsrail’in 8 Aralık 2024’ten 18 Eylül’e kadar Suriye’ye 1000'den fazla hava saldırısı ve 400'den fazla kara saldırısı düzenlediğini açıkladı.

BM Ateşkes Gözlem Gücü'nün varlığına rağmen, İsrail ordusu Golan Tepeleri çevresinde bir dizi yeni bölgeyi daha işgal etti.

Suriye’nin güneyinde, Şam kırsalındaki Doğu Cebel Şeyh ile Beyt Cin; Dera’da Şecere, Maerya, Abidin ve El-Cezire; Kuneytra’da ise Cibata Haşab, Kırs Nakıl, Kahtaniyye, Doğu Kevdene, Batı Kevdene, Tlul El-Humr, Hamidiyye, Mantara Barajı, El-Hımriyye, Tarım Kulesi, Eski Kuneytra, Kuneytra Kulesi, Adnaniyye ve Ruveyhiyye Barajı olmak üzere toplam 19 noktada İsrail askerleri konuşlandı.

Bazı durumlarda işgal altında tuttuğu bölgelerde baskınlar düzenleyen İsrail, tarım arazilerini tahrip ederek sivilleri alıkoydu ve işgalini sürdürdü.

Anadolu Ajansı’nın verilerine göre, İsrail son bir yıl içinde işgal ettiği Golan Tepeleri’ne ek olarak 800 kilometrekarelik Suriye toprağını daha ele geçirdi.

İsrail ordusu, yeni işgal alanlarında kurduğu küçük askeri üsler aracılığıyla bölgeyi kontrol altında tutmakta ve çevreye keyfi baskınlar düzenleyerek fiili bir hakimiyet sağlamaktadır.

İşgalini genişleten İsrail ile Şam yönetimi arasında ABD öncülüğünde sürdürülen güvenlik görüşmeleri henüz bir sonuca ulaşmış değil.

İsrail, yeni bir güvenlik anlaşması dayatmayı amaçlarken, Şam yönetimi Tel Aviv’in 8 Aralık 2024’ten itibaren işgal ettiği 800 kilometrekarelik alandan çekilmesini ve 1974 Anlaşması’nın yeniden uygulanmasını talep ediyor.

1974 ANLAŞMASI

Bu anlaşma çerçevesinde, taraflar arasında 1974 Kuvvetlerin Ayrıştırılması Anlaşması kapsamında, İsrail sınırı “mavi” ve Suriye sınırı “kırmızı” olmak üzere iki ayrı çizgi belirlenmiş ve aralarında bir tampon bölge oluşturulmuştu.

Tampon bölgede, Suriye egemenliği altında olması koşuluyla, anlaşmanın uygulanmasını denetlemekten BM Ateşkes Gözlem Gücü (UNDOF) sorumlu tutulmuştur.

Anlaşmada, “UNDOF’un ateşkesin sürdürülmesini sağlamak için çalışacağı; ayırma ve sınırlandırma alanlarına ilişkin ek protokolü denetleyeceği” belirtilmişti.

Ayrıca, “(BM gücü) görevini yerine getirirken genel olarak geçerli Suriye yasalarına ve düzenlemelerine uyacak; yerel sivil idarenin çalışmalarını engellemeyecektir.” ifadeleri de yer almıştır.

Misyonun, “hareket özgürlüğünden, iletişimden ve görevi için gereken diğer olanaklardan yararlanarak savunma niteliğinde bireysel silahlarla donatılacağı ve bu silahları yalnızca meşru müdafaada kullanacağı” belirtilmiştir.

UNDOF’un BM Güvenlik Konseyi’nin yetkisi altında olduğu ve anlaşma gereği düzenli raporlar sunacağı da kaydedilmiştir.

reklam

YORUM YAP