

İstanbul'da, farklı yerlerden arazi alımında bulunan kişilerin imar uygulamaları sebebiyle ortak hissedar haline geldiği taşınmazlardaki anlaşmazlık, arabuluculuk süreci ile başarıyla çözüme kavuşturuldu.
Başakşehir'de, çeşitli tarihlerde arazi satın alan 20 kişi, 2020 yılında belediye tarafından gerçekleştirilen imar çalışmaları neticesinde birbirlerini tanımayan ortaklar haline geldi. Bu hissedarlardan biri, paylı mülkiyetteki anlaşmazlığın çözülmesi için arabuluculuk bürosuna müracaat etti.
Arabuluculuk bürosu, olayla ilgili olarak bir arabulucu atadı. Bu görevi üstlenen avukat Fatma Bozkurt Saraç, taşınmazın ortaklarını belirleyerek tarafları bir araya getirdi. Yapılan görüşmeler sonucunda, hissedarlardan biri, hissesini alarak bu taşınmazı üçüncü bir kişiye satma hususunda anlaşmaya vardılar.
AA muhabirine konuşan Saraç, kendisine atanan dosya üzerinde başvuru sahipinin elinde bulunan yalnızca isim ve soyadlarının olduğunu belirtti. Araştırmaları sonucu 20 kişinin ortaklıkta bulunduğunu öğrenmiş olduğunu aktardı.
“Yavaş Yavaş İkna Oldular”
Saraç, bu ortaklara süreci anlatan bilgiler verdiklerini kaydederek, “Uzun yıllar süren ve çözüme ulaşılamayan bir dosyaydı. Miras olmadığından, kişilerin birbirlerini tanımadığı bir durumda dahi ortada bir ortaklığın bulunduğu taşınmazda, yavaş yavaş ikna oldular. İlk toplantıya kadar geldiler. O toplantıda taraflar birbirini ve arabulucuyu tanıma fırsatı bulmuş oldular ve ardından ihtiyaçlarını dile getirdiler. Bu süreçte en önemli olan da budur.” dedi.
Taşınmaz ile ilgili olarak her katılımcının görüşlerini aldıklarını belirten Saraç, süreci şu şekilde açıkladı: “İlk toplantının sonunda iki alternatifle karşılaştık. Taşınmazı satmak ya da kat karşılığı bir müteahhit firmaya vermek. Her iki seçenekte de uzun süredir devam eden ortaklık giderilmiş olacaktı. İkinci bir toplantı düzenledik ve bu aşamada uzman bir değerleme raporu almayı kararlaştırdık. Raporu ikinci toplantıdan önce katılımcılara ilettim ve gelen her bir kişi raporu incelemek üzere bir süre için mesai harcayarak değerlendirdi. İkinci toplantıda ise taraflar rapor hakkındaki memnuniyetlerini ve taleplerini ilettiler. Raporun belirtilen fiyatın üzerinde olması umudunu taşımaktaydılar ve nihayetinde taşınmazın satılması konusunda uzlaştılar.” diye konuştu.
Saraç, 20 kişinin de tam olarak istediği şartlarda bir anlaşma yaparak uyuşmazlığın nihayete erdiğini ifade etti.
“Tanımadıkları İnsanlarla Hissedar Olmuşlar”
Taraflar arasında önemli sosyokültürel farklılıkların olduğuna ve farklı kişilik profillerinin mevcut olduğuna dikkat çeken Saraç, “Okuma yazma bilmeyen, yaşlı, genç, işitme engelli gibi birçok profil mevcuttu. Bu toplantıyı zarif bir şekilde yönettiğimi düşünüyorum. Sonuç olarak varılan anlaşma ve katılımcıların memnun bir şekilde ayrılması hepimiz için büyük bir kazanç oldu. Şimdi önce satış yapılacak, ardından da tapuda devir işlemi gerçekleştirilecek.” ifadelerini kullandı.
Arsaların ortaklarının farklı bölgelerde yerleri olduğunu belirten Saraç, “Hikayenin en hüzünlü kısmı burası. İnsanların büyük emeklerle elde ettikleri, para biriktirerek edindikleri ve zamanla değer kazanan arazilerin imar projeleri kapsamında başkalarına yönlendirilmesiydi. Bu durumu görebilmek, hiç tanımadığınız insanlar ile aniden ortak haline geldiğinizi öğrenmek zorlayıcıydı.” şeklinde konuştu.
Saraç, ortakların arazilerini yaklaşık 40 yıl önce satın aldıklarını, fakat imar planıyla sürecin karmaşık bir hale dönüştüğünü ifade ederek, “Başlangıçta herkesin farklı arazileri vardı ama bir sabah tanımadıkları kişilerle ortak olduklarını gördüler ve yıllarca bu konudan çıkamadılar.” dedi.
“Arabuluculuğun 5K Avantajı Var”
Saraç, arabuluculuk toplantılarında “Arabuluculuğun 5K avantajı var: kısa, kolay, karlı, kalıcı ve konforlu bir çözüm yolu.” sloganını kullandığını belirterek, arabuluculukta taraf sayısının en az iki kişiden başladığını vurguladı.
Adliyelerle karşılaştırıldığında süreçlerin uzun sürmediğini, yargılama masraflarının olmadığını ve arabuluculukta uyuşmazlığın kısa bir süre içinde çözüme kavuştuğunu kaydeden Saraç, “Burada toplamda 4 saatte sorun çözülmüş oldu. Bu 4 saat sadece ortak oturum için geçerlidir. Bunun dışında arabulucu raporu takip edilmiştir ve taraflar aşama aşama bilgilendirilmiştir. Ancak sonuçta bu 20 kişi, yıllardır çözümsüz kalan, belki de çözülemeyecek bir durumu toplamda 4 saatte kendi isteklerine uygun bir şekilde tamamlayarak mutlu bir şekilde ayrıldılar.” şeklinde konuştu. Saraç, “İnsanlar, tercih ettikleri bir arabulucunun yardımıyla ya da adliyeye başvurarak bir arabuluculuk sürecini başlatabilirler. Türkiye'de zaman içindeki değişikliklerle iş hukuku, tüketici hukuku, ticari uyuşmazlıklar ve daha pek çok alanda arabuluculuk, dava şartı haline getirilmiştir.” dedi.
Saraç, arabulucunun taraflar adına bir hakim gibi karar vermediği, bilirkişi gibi tespit yapmadığı, kişilerin ihtiyaç duyduğu bilgilere ulaşmasını sağladığını belirterek, bu süreci tarafsız bir biçimde yürütebilmekte olduğunu ifade etti.



DOLAR
EURO
İNG. STERLİNİ
İSV. FRANGI
KAN. DOLARI
ÇEYREK ALTIN
BITCOIN