

İstanbul'un yoğun ve kalabalık merkezlerinden sadece bir saat uzaklıkta yer alan Hüseyinli Mahallesi sakinleri, sakin bir yaşam tarzı benimsemekte. Trafik, hava kirliliği ve gürültü gibi şehir hayata ait olumsuzluklardan uzak olan bu mahallede köy hayatının huzurlu ritmi sürmekte.
Mahalle sakinleri bahçelerinde sebze ve meyve yetiştirip, tavuk, hindi ve kaz gibi hayvanları besleyerek günlerini geçiriyorlar. Şehirde yaşayanların hafta sonları kaçamak yaptığı bu yaşam tarzı, Hüseyinli'de her an mevcut.

250 Haneli ve 850 Nüfuslu Mahalle
Çekmeköy'e bağlı Hüseyinli, 250 haneli 850 nüfusu ile dikkat çekiyor. Mahalle sakinleri, yaşadıkları yeri benimseyerek buraya “köyümüz” diyorlar.
Mahallede neredeyse her evin bahçesinde bostan yer almakta, sokaklarında ise tavuklar ve kazlar sürekli dolaşıyor.
Yeşil doğası ile öne çıkan bu mahallede insanların bazıları çiftçilik ve hayvancılık yaparken, bazıları da mahalle dışındaki fabrikalarda çalışıyor.
Çiftçiler, mahallenin arazilerinde buğday, yulaf ve mısır gibi tahıllar yetiştiriyor. Bazı aileler ise büyükbaş hayvan, mavi yumurta veren tavuk, hindi ve kaz besliyor. Bahçelerindeki meyve ağaçlarından ve bostanlardan taze sebze topluyorlar.
Hüseyinli sakinleri, şehirdeki insanların aksine arıtma veya damacana su kullanmıyor. Onlar, ormanın içerisinden gelen doğal kaynak suyu ile ihtiyaçlarını karşılıyor.
Mahallenin girişindeki fırında haftada iki gün pişirilen Karadeniz'e özgü köy ekmekleri satışa sunuluyor.
Hüseyinli Mahallesi Muhtarı İlhan Kılınç, mahallede köy kültürünün sürdüğünü belirterek, bahçesi olanların doğal yumurtalar tükettiklerini ve meyve, sebze gibi gıda maddelerini taze şekilde elde ettiklerini ifade etti.
Başka bir not olarak, göç eden Trabzon kökenli ailelerin taş fırında köy ekmeği yaptığını ve bu lezzeti herkese önerdiğini belirten Kılınç, mahsullerin toplanmasının ardından kışlık sebzelerin ekildiğini söyledi.
Kılınç, son yıllarda tarlalara ekilen buğday, arpa ve mısır verimliliğinin azaldığını ancak mahallelerinin ulaşım kolaylığı, düşük deprem riski ve temiz hava gibi avantajlar nedeniyle tercih edildiğini vurguladı.
Pandemi döneminde mahallelerinin avantajlarını da anlatan Kılınç, “Burada insanlar kendi evlerinde oturabiliyor. Açık havada olmamız nedeniyle bulaşma riski daha azdı,” dedi.
Mahallelerine yeni yerleşmek isteyen ailelerin de başvurduğunu açıklayan Kılınç, doğayla iç içe ve temiz havanın etkisiyle buraya yerleşmek isteyenlerin bulunduğunu söyledi.

Şehirdeki Stresin Olmadığı Yer
Mahallede 15 yıldır bahçeli bir evde yaşayan Selamet Kas, Hüseyinli'nin eşsiz bir yer olduğunu vurguladı.
Köy hayatına damat olarak geldiğini belirten Kas, “Doğayla iç içe yaşamayı seviyorum ve tavuk besliyorum. Fazla olursa komşularımıza satıyorum. Hayat burada sakin, şehirdeki stres yok,” dedi.

Aşk ve Hayvancılık
Büyükbaş hayvancılık yapan Fatma Yılmaz, gününü hayvanlarıyla geçirdiğini ve sütlerini ihtiyaç duyan komşularına verdiklerini söyledi.
Yılmaz, “Hayvancılıkla ekmek parası kazanmak zor, ama hayvanlara açık bir sevgi besliyoruz. Bahçemde sebzeler var, ihtiyaçlarımın çoğunu kendim karşılıyorum,” diye ekledi.
Merkeze alışverişe gitse de burada sürekli yaşamayı düşünmediğini ifade eden Yılmaz, evine dönmeyi özlediğini belirtti.

Ruhsal Rahatlık
Yıllar önce Hüseyinli'ye gelin gelen İlkay Kılınç, bu mahalleyi çok sevdiğini aktardı.
Kılınç, “Burada olduğum sürece doğamdan kopmam. Suyumuz dağlardan geliyor ve burada kullanıyoruz,” dedi.
Kılınç, şehirde ne olursa olsun bu mahalleden çıkmayacağını ifade etti.
Burayı İstanbul Olarak Duymuyorum
Mahallenin fırıncısı Erdal Civelek, kuzinelerde yapılan ekşi maya ekmeğini tanıtarak mahalle sakinlerine hizmet ettiklerini söyledi.
Civelek, “Buraya İstanbul diyemem. Burada, memleketteki gibi bir atmosfer var. Ben de burayı terk edemem,” diyerek duygularını dile getirdi.


