

İYİ Parti Grup Başkan Vekili Buğra Kavuncu, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında önemli açıklamalarda bulundu. Kavuncu, “Terörsüz Türkiye” sürecinde atılan adımlara karşı olduklarını belirterek şu ifadeleri kullandı:
– “Cumhuriyetin oluşturduğu ortak vatandaşlık bağının bozulmamasını istiyoruz. Bizi bir arada tutan bu çimentonun zarar görmesini istemiyoruz. Buradaki tüm hassasiyetimiz bundandır. Biz, tüm vatandaşlarımıza cumhuriyetin oluşturduğu ortak kimlik etrafında bir ve beraber olmayı öneriyoruz.”
– “Bazı gruplar, o bölgenin yapısına dayanarak, 'Bir taraf maraba olacak, diğer tarafı PKK terör örgütü içerisinde konumlandıracak ve Apo'yu tüm Kürtlerin lideri olarak tanıyacaksınız' diye baskı yapıyor. Biz ise, cumhuriyetin oluşturduğu ortak kimliği ve bizi bir arada tutan birlikteliği bozacak her türlü girişimle karşıyız.”
– “Bu süreçte muhatap alınan noktalar ve bir terör örgütü liderinin ısrarla sanki tüm Kürtlerin temsilcisi gibi dayatılmasının içerdiği tehlikeler, terör örgütünün yurt dışında muhatap alınacak hale gelmesinin yarattığı sorunları da ortaya koyuyor. Bunların yaşanacağını her zaman söyledik ve maalesef bugün tüm uyarılarımızın gerçekleştiğini görüyoruz.”
“SONUÇLARI ÇOK AĞIR OLACAKTIR”
Kavuncu, “Terörsüz Türkiye” süreci kapsamında kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun gerçekleştirdiği toplantı ile ilgili de şu değerlendirmeleri yaptı:
– “Muhtemelen yapılan ziyaretle ilgili detaylar verilecek. Ancak orada bir mahcubiyet var; ziyareti gerçekleştirenler, yaptıkları işin ayıplı olduğuna dair bir hisse sahip. Öncelikle bu ayıptan kurtulmaları gerekiyor; yaptıkları işten duydukları hicabı açıkça ifade etmeliler, sebeplerini anlatmalılar; ardından detaylara birlikte bakarız. Unutmayın, oraya yapılan ziyaret teknik bir ziyaret değildir.”
– “İmralı, şimdiye kadar ne istedi de bunu açıkça ifade edemedi? İmralı'nın kamuoyuna iletmek istediği bir mesaj var mı? TBMM'den bir heyet götürmenin tek sebebi, İmralı'yı meşrulaştırmak, terör örgütünü bir şekilde meşrulaştırmak ve oradaki bir kanaat önderi pozisyonu oluşturmaktır. Bu tamamen psikolojik ve algıya yönelik bir durumdur.”
– “Bizi bile, bu konuya muhalefet eden basını bile 'susturun' diyerek tehdit edebilen bir İmralı ile karşı karşıyayız. Yarın futbolla ilgili yorum yapmaya başlasa şaşırmayız; her konuda konuşabiliyor. Giden milletvekili ne anlatacak, ne duyup da kamuoyuyla paylaşacak? Olay, tamamen bir talebin, bir ısrarın ve bir terör liderini meşrulaştırma çabasının sonucudur. Bunun sonuçları da çok ağır olacaktır.”


