

Cinsel istismar ve insan ticareti gibi suçlamalarla yüzleşirken, 10 Ağustos 2019'da New York'taki Metropolitan Correctional Center'da hayatını kaybeden Jeffrey Epstein'ın ölümü üzerindeki tartışmalar yeniden alevlendi.
Otopsi sürecinde Epstein’ın ailesi adına gözlemci olarak bulunan 92 yaşındaki adli patolog Michael Baden, İngiliz basınına verdiği demeçte, “Ölümün muhtemelen boğulma ile ilişkili bir baskıdan kaynaklandığını düşünüyorum, asılma söz konusu değil” ifadesini kullandı.
Baden, mevcut verilere dayanarak Epstein’ın ölüm nedenine ilişkin daha derin bir soruşturma yapılmasını talep etti.
RESMİ GÖRÜŞ: İNTİHAR
New York Adli Tıp Kurumu, Epstein’ın vefatını “asarak intihar” olarak kayda geçirmişti. O dönem baş adli tabip olan Barbara Sampson, bu kararın arkasında durduğunu ve boyun kemiği kırıklarının hem intihar hem de cinayet vakalarında görülebileceğini dile getirdi.
Ancak Baden, boyunda tespit edilen üç ayrı kırığın (bir hyoid kemiği, iki tiroid kıkırdağı) durumun şüphe uyandırdığını belirterek, 50 yılı aşkın kariyerinde cezaevinde intihar vakalarında bu tür çoklu kırıklara rastlamadığını vurguladı. “Tek bir kırık bile cinayet ihtimalinin araştırılmasını gerektirir, iki kırık kesinlikle kapsamlı bir soruşturma yapılmasını zorunlu kılar” dedi.
Yeni Belgeler Şüpheleri Tırmandırdı
ABD Adalet Bakanlığı, milyonlarca sayfalık Epstein dosyasında yeni görüntü ve belgeler yayımlayarak tartışmaları yeniden körükledi.
Ölümünden bir önceki gece, hücre bloğuna çıkan merdivenlerde turuncu bir silüet gördüğü bildirilirken, cezaevindeki bazı güvenlik kameralarının arızalı olduğu tespit edildi.
Gece 03.00 ve 05.00 arasında yapılması gereken rutin kontrollerin gerçekleştirilmediği de ortaya çıkarken, hücredeki turuncu çarşaftan yapılmış ilmik ile boynundaki izler arasında birebir örtüşmeyen durumlar olduğu iddia edildi.
Ayrıca, bazı resmi belgelerde tarih tutarsızlıkları tespit edilerek, Epstein’ın ölüm saatine dair net bir zaman belirlemenin mümkün olmadığı ifade edildi.
Federal Bureau of Investigation (FBI) ve ABD Adalet Bakanlığı, Epstein'ın intihar ettiğine dair resmi görüşlerini koruyor ve cinayetle ilgili herhangi bir kanıtın bulunmadığını savunuyor.


