reklam
reklam
DOLAR 45,5828 % 0
EURO 53,0950 % -0.07
STERLIN 61,1444 % -0.15
FRANG 58,0229 % -0.17
ALTIN 6.663,87 % -0,42
BITCOIN 77.074,11 0.217
reklam

Karara Tepki Büyüyor: Durdurun

Yayınlanma Tarihi : Google News
Karara Tepki Büyüyor: Durdurun
reklam

Karara Tepki Büyüyor: Durdurun

Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği, Ayvalık Tabiat Derneği, Burhaniye Çevre Platformu Derneği, Gökçeyazı Türkmen Dağı Çevre Koruma ve Dayanışma Derneği ve bazı yerel halk, Balıkesir'in İvrindi ilçesine bağlı Akçal Mahallesi’nde yapılması hedeflenen kalker ocağı ve kırma-eleme tesisi projesine karşı Balıkesir Valiliği tarafından 9 Ocak’ta verilen “ÇED Olumlu” kararının iptali ve yürütmesinin durdurulması talebiyle Balıkesir Nöbetçi İdare Mahkemesi’ne başvurdu.

Dava dilekçesinde, Uluova İnşaat AŞ tarafından gerçekleştirilmesi planlanan projenin çevreye geri dönüşü olmayan zararlar vereceği vurgulandı.

'EKOYIKIM SUÇU'

Dava dilekçesinde, proje alanının yerleşim bölgesine sadece 260 metre mesafede yer aldığına dikkat çekilerek, patlatma yönetiminin köylüler ve doğa için “ölüm fermanı” olacağı ifade edildi.

Proje tanıtım dosyasında “proje alanı yakın çevresinde yerleşim birimi olmadığı için görüntü kirliliği olmayacağı” ifadesinin gerçeği yansıtmadığı belirtilen dilekçede, kalker ocağı ve kırma eleme tesisinin “ekoyıkım suçu” işlediği savunuldu.

'ZARAR VERECEK'

Proje kapsamında toplam 10,01 hektarlık alanda yıllık 495 bin ton kalker ve öteki malzemelerin üretileceği planlanıyor. Çıkarılacak kalkerin 395 bin tonunun kırma-eleme tesisinde işleneceği, 100 bin tonunun ise farklı bir biçimde kullanılacağı belirtildi. Projenin büyük kısmının orman alanları içerisinde olduğu ve tarım arazilerini de kapsadığı kaydedilerek, şu değerlendirmelerde bulunuldu:

“Ormanlar, karbon yutakları olarak işlev görür, havayı temizler ve su havzaları oluşturur. Ormanların yok edilmesi bu faydaları da ortadan kaldıracaktır. İlk aşamada ağaçlar kesilecek, bitki örtüsü kaldırılacak ve patlatmalar yoluyla kalker çıkarılacaktır. Yani ormanlar yok olma riski taşımaktadır.

Her ne kadar proje tanıtım dosyalarında ocakların rehabilite edileceği vaadinde bulunulsa da bu durum gerçekte mümkün olmamakta, ocaklar korkunç birer yıkım alanına dönüşmektedir.

Rehabilitasyon imkânı yoktur. Proje, ormanlık alanları ortadan kaldıracak olmasından ötürü kabul edilemez. ÇED alanındaki ormanları yok etmenin yanı sıra, tozuma gibi sebeplerle çevresindeki ormanlık alanlara da zarar verecektir. Etkisi ÇED alanıyla sınırlı kalmayacak, daha geniş bir bölgeyi etkileyecektir.”

Dilekçede ayrıca, projenin çevresindeki arkeolojik, tarihi ve doğal sit alanları açısından yeterince değerlendirilmediği ifade edildi.

Dilekçede, projenin yalnızca Proje Tanıtım Dosyası üzerinden değerlendirildiği, halkla katılım toplantısı yapılmadığı ve İnceleme Değerlendirme Komisyonu kurulmadığı, bu durumun ise ÇED sürecinin amacına ve mevzuatına aykırı olduğu belirtilmekte.

Bölgedeki diğer madencilik ve enerji projelerinin varlığı da dilekçede yer alarak, kümülatif etki değerlendirmesinin yeterince yapılmadığı savunuldu.

'YENİ PROJELERLE DAHA DA ARTACAK'

Dilekçede, Anayasa ve Çevre Kanunu'nun ilgili maddeleri hatırlatılarak, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkının ihlal edildiği vurgulanmakta ve telafisi güç zararların doğmaması amacıyla ilk etapta yürütmenin durdurulması, ardından da işlemin iptali talep edilmektedir.

Kazdağları Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği'nden yapılan açıklamada, “Balıkesir İvrindi ilçesi ve Akçal köyü büyük ekolojik yıkımlara maruz kalmıştır ve bu yıkımlar yeni projelerle daha da artacaktır.

Bu yüzden tüm Balıkesirlileri ve duyarlı vatandaşlarımızı sürdürdüğümüz mücadeleye destek vermeye çağırıyoruz. Kazdağı ve Madra’nın altı, üstünden daha değerlidir, Türkmen Dağı’na dokunma!” denildi.

reklam

YORUM YAP