

6 Şubat 2023'te meydana gelen deprem felaketinin ardından kurulan Malatya İkizce Geçici Konaklama Merkezi’nde konteynerlerde kalan depremzedelere, 9 Şubat’a kadar konteynerleri boşaltmaları yönünde tebligat gönderildi.
Kışın ortasında gelen tahliye tebligatına karşı çıkan depremzede vatandaşlar, “Bu soğuk kış gününde, 'Hadi buradan çıkın gidin' demek hangi vicdana sığar?” diyerek rahatsızlıklarını ifade etti.
Gönderilen tebligatın ani bir gelişme olduğunu belirten depremzedeler, kış koşulları ve konut teslim tarihlerindeki belirsizlik nedeniyle tahliyenin ertelenmesini talep ederek, en azından yaz aylarına kadar konteyner kentte kalmak istediklerini dile getirdi.
Konteyner kentte yaşayan depremzedeler, yaşadıkları olumsuzlukları anlattı.
'ÜÇ YILDIR EV BEKLİYORUZ'
Konteyner kentte yaklaşık üç yıldır yaşayan Güllü Sandal, şunları ifade etti:
“Şu anda konteyner kentte ikamet etmekteyim. Ben de mağdur olan vatandaşlardan biriyim. Üç seneye yakın bir süre buradayım ve zor şartlar altında yaşamımı sürdürüyorum. Araç sıkıntımız var, sağlık ocağımız yok. Bizimle ilgilenen yetkililer yok.
Ben hak sahibiyim ancak henüz anahtarımı almadım. Ne zaman verileceğine dair de hiçbir bilgi yok. Kısa süre önce tebligat geldi, hemen çıkmamız isteniyor. Ancak 5-6 gün içerisinde gideceğimiz bir yer yok. İmkânımız bulunmuyor.
Eğer konutlar hazırsa ve hak sahibiysek, anahtarlarımızı versinler, biz de gidelim. Burada hastalarımız var ama onlara dair bir çözüm üretilmiyor. Murat Kurum buraya geldiğinde, sorunlarımızı görmezden geliyorlar. Gerçek durumun gösterilmediğini biliyoruz. Sadece yüzeysel temizlik yapılıyor, yapılan binalar gösteriliyor. Lütfen buraya gelerek iç durumu görün. Hiçbir bina tamamlanmadı, rezil bir yaşam sürdürüyoruz.”
'ÇOCUKLARIN EĞİTİMİ NE OLACAK'
Tebligatın 26 Ocak’ta gönderildiğini belirten Azize, durumun çocukların eğitimini etkilediğini ifade ederek, şunları ekledi:
“İki ay önce kura çekildi, evlerin teslimatı hazirana kadar planlandı. Benim çocuğum okula gidiyor. Eğer buradan çıkarsak, başka bir yere gideceksek, çocuğu yeni okula taşımak zorunda kalacağız. Çocuk oraya uyum sağlamadan, evler verilir ve tekrar eski okula dönmek zorunda kalır.
Eğitim, eğitim deniyor ama bu çocuklar nasıl eğitim alacak? Hepimiz mağduruz. Küçük yerlerde yaşamaya çalışıyoruz. Yorumlarda 'bedavaya alıştınız', 'herkes kuyumcuların kapısında bekliyor' gibi ifadeler var.
Bunlar doğru değil. İmkanı olan, anahtarını alan, zaten gitti. Biz sadece Sayın Valimizden ve Sayın Cumhurbaşkanımızdan Haziran ayına kadar süre talep ediyoruz. Başka bir isteğimiz yok.”
'PARAM YOK, EŞYAM YOK'
13 yaşındaki oğlu ile birlikte yaşayan Fadime Sandal, ekonomik zorluklar hakkında şunları anlattı:
“Benim 13 yaşında bir oğlum var. Eşim yok. Mağdur durumdayım. Şu an taşınacak durumda değilim. Param yok, taşınacak eşyam yok, vaktim de kalmadı. Çocuğum okula gidiyor.
Şimdi okulunu değiştirmem gerekse, başka bir yere gideceksek, çocuğun eğitimi kesilecek. Servis tutacak gücüm yok. Gerçekten zor durumdayız. Haziran ayına kadar buradan çıkmamayı rica ediyoruz. İlgililerin sesimizi duymasını istiyoruz.”
'HANGİ VİCDANA SIĞAR'
Rezerv alanda kuraların beş ay önce yapıldığına ancak konut teslim edilmediğine dikkat çeken Şerif Hambay, şunları söyledi:
“Üç gün önce tebligatlar dağıtıldı. '9 Şubat’a kadar hızlı bir şekilde tahliye edeceksiniz' deniyor. Bu soğuk kış gününde 'hadi buradan çıkın gidin' demek hangi vicdana sığar? Diğer konteyner kentlere gönderileceğimiz söyleniyor ama taşınmak o kadar kolay değil.
Dokuz gün içinde vatandaşlar nasıl gidecek? Buradan çıkmak mümkün değil. Ekstra zaman verilmesi gerekiyor ki insanlar rahatça taşınabilsin. Öğrenciler var.
Okula giden çocuklar ne olacak? Uzak yerlere gidecekler, sonra tekrar başka bir ilçenin okuluna geçmek zorunda kalacaklar. Bunlar kolay işler değil. Deprem sonrasında bir yıl içinde evlerin teslim edileceği söylendi ancak üç yıl geçti, hâlâ evler teslim edilmedi.”
'SORUN BELİRSİZLİK'
Hak sahiplerine sürecin net bir şekilde anlatılmadığını belirten Ramazan Dağaşan, belirsizlik üzerinde durarak şunları ifade etti:
“Biz hak sahibiyiz. 'Tamam, konteynerlere tebligat geldi, herkes çıksın' deniliyor, peki, bugün evimizi versinler, biz de konteyneri teslim edelim. Ancak kışın ortasında, ne zaman teslim edileceği belli olmayan bir süreçte bu nasıl olacak?
Bize sürekli kulaktan dolma bilgiler geliyor. Birileri başka konteyner kentlere taşınacaksınız diyor ama o sürenin de ne zaman biteceği belli değil. Süreç içinde net bir tarih yok. Gidebileceğimiz bir yer yok, adres yok. Her şey kulaktan dolma. Birine soruyorsun, 'bilmiyorum' diyor. AFAD’a gidiyorsun, 'ben bilmiyorum' yanıtını alıyorsun. Valiliğe gittiğinde, 'çıkacaksınız' deniyor.
Ancak ev ne zaman teslim edilecek? O da muamma. Buradaki asıl sorun belirsizlik. Kışın ortasında taşınmak için uygun bir zaman değil. Eğer bu süre veriliyorsa, o zaman evleri teslim etsinler ki, biz de buradan çıkalım.”
Konteyner kentte kalan kiracılardan Savaş Erayabakan da yaşadıkları durumu paylaşarak, “Ben kiracıyım. Ne bir hak edişim var ne başka bir şey. Gidecek yerim yok. Kirada perişan durumdayım, işsizim, şu an boş durumdayım. Gerçekten mağduruz.” ifadesinde bulundu.


