

Kolombiya Cumhurbaşkanı Gustavo Petro, ülkesinin uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadele konusunda haksız yere suçlandığını ve bu konuyla ilgili olarak tehdit edildiğini ifade etti.
Başkent Bogotá'daki Jose Maria Cordova Askeri Akademisinde düzenlenen subay mezuniyet töreninde konuşan Petro, ABD Başkanı Donald Trump'ın Kolombiya'yı hedef alan açıklamalarına yanıt verdi.
Petro, ülkesinin uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadele etmediği yönündeki suçlamaların haksız olduğunu savunarak, “Biz tehdit ediliyoruz. Kolombiya, Kolombiyalıların yıllardır yaşadığı kayıplara rağmen hep tehdit ediliyor. Şimdi geliyorlar ve bize uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadele etmediğimizi söylüyorlar.” şeklinde konuştu.
Petro, Trump'ın ABD'ye ulaşan uyuşturuculardan Kolombiya'yı sorumlu tutmasını eleştirerek, “Bu tehditleri eyleme döken herkes, Kolombiya halkının içindeki uyuyan jaguarı uyandırır. Bu mücadelede birçok insan kaybettik. Buna rağmen bize yöneltilen suçlamalar bir hakarettir. Latin Amerika'da bir milyondan fazla insan hayatını kaybetmişken, bize böyle konuşmaya hakları yok.” ifadelerini kullandı.
ABD'yi Eleştirdi
ABD'nin uyuşturucu örgütleriyle mücadele adı altında Karayipler'de yürüttüğü operasyonları da eleştiren Petro, “Bizi aşağılıyorlar ve halkımız bu durumdan zarar görüyor. Onlar bizim vatandaşlarımız; adaletle yüzleşmeleri gerekiyor. Ölüm cezası diye bir şey yok. Ordu, ulusal topraklar içindeki her vatandaşı korumakla yükümlüdür. Egemenlik canla savunulur ve biz bu taahhüdü yerine getirdik.” dedi.
Ne Olmuştu?
Trump, Beyaz Saray'da düzenlediği ve canlı yayında yaklaşık 2 saat süren kabine toplantısının ardından basın mensuplarının gündeme ilişkin sorularını yanıtlamıştı.
Venezuela ve Kolombiya gibi ülkelerden Amerikan topraklarına ulaştığını iddia ettiği uyuşturucuyla her türlü mücadeleye kararlı olduklarını belirten Trump, bunun için gereken her şeyi yapacaklarını ve Pentagon'u bu konuda tam yetkiyle yetkilendirdiğini açıklamıştı.
Venezuela ve Kolombiya'nın adını birkaç kez daha anan Trump, bu ülkelerin ABD'ye gelen uyuşturucunun çoğundan sorumlu olduğunu savunmuştu.


