

Yalova'da et ve et ürünleri alanında hizmet sunan bir firma, konkordato ilan etti. 25 Aralık 2025 tarihine gelindiğinde, firmanın yaklaşık 50 çalışanı işten çıkarıldı. Firmanın iş ortakları ve tedarikçileri, maaş ve tazminatlarını alamayan işçiler gibi, firma sahipleri Serdar Y., Nurçin Y. ve Serdar A. hakkında suç duyurusunda bulundu.

“TOSUNCUK'TAN SONRA EN BÜYÜK DOLANDIRICILIK OLAYI”
Avukat İbrahim Halil Açıkgöz, yaptığı açıklamada büyük bir dolandırıcılık olayıyla karşı karşıya olunduğunu ifade ederek şunları söyledi:
“Bugün mağdurlarla birlikte, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin Tosuncuk'tan sonra en büyük dolandırıcılık olayıyla baş başayız. Yaklaşık 1 milyar liralık bir dolandırıcılık söz konusu. Birçok mağdur mevcut. Eski Bursaspor başkan adayı bir yere ortak olduğunu ileri sürüyor.”
“Sektörde 3 milyar liralık dev yatırımlar yaparak, sahte bilgilerle insanları kandırıyorlar. İnternette sahte haberler yayıyorlar. Sonuç olarak, tüm mağdurlar, bahsedilen 3 milyarlık dev yatırımı gerçeğe dönüştüğüne inanarak et şirketiyle iş yapmaya başlıyor.”
Ancak sonrasında, insanlara paravan şirketlerin sahte çeklerini veriyorlar. Bu firmaların tamamı kurgusaldır. 18-20 yaşındaki bireylerin üzerinden şirketler kurdurarak, mağdurlar çeklerini bankaya ibraz ettiğinde çeklerin karşılıksız olduğunu görmeleri sağlanıyor.
Şu anda yaklaşık 1 milyar liralık bir dolandırıcılık olayı söz konusudur. Yalova Cumhuriyeti Başsavcılığına şikayetimiz devam etmektedir. Çeklerin tamamı Yalova Cumhuriyeti Başsavcılığına teslim edilmiştir. Adalet ve yargı sürecine güveniyoruz. Dolayısıyla hukuki süreç sürmektedir. Olayı organize eden 3 şüpheli bulunmakta, ancak çek sahipleri ve şirket yetkilileriyle birlikte şüpheli sayısı 100'e kadar çıkabilir.”
DOLANDIRICILIĞIN KONKORDATO KALKANINDAN FAYDA LANDIĞI İDDİASI
Avukat Yiğit Yavaş ise, şüphelilerin paravan şirket kurarak mağdurlara zarar verdiğini belirterek, şu açıklamalarda bulundu:
“Müvekkilimizin toplam zararı yaklaşık 16 milyondur. Bu süreçte yalnızca müvekkilin ve diğer mağdurların iyi niyeti suistimal edilmemiştir, aynı zamanda mülkiyet hakkı ve ticari hayatı korumak amacıyla kurulmuş olan konkordato müessesesinin de bu suçta bir kalkan olarak kullanıldığına inanıyoruz. Şüpheliler, 3 milyar TL'lik yatırım vaadiyle gerçeği yansıtmayan medya haberleri aracılığıyla piyasaya sahte bir itibar kazandırmış ve güven ortamı oluşturmuştur.
Bu şekilde piyasadan milyonlarca liralık ürün toplanmıştır. Şirketin mali durumunu gizlemek ve mal kaçırmak amacıyla konkordato sürecinin bir dolandırıcılık maskesi olarak kullanıldığı düşünülmektedir. Şüphelilerin yargı mensupları üzerinde nüfuz ticareti yaptığına dair asılsız iddialarla mağdurları sindirmeye çalışması, cüretlerinin boyutunu gözler önüne sermektedir.
Toplamda yüz milyonlarca lira değerinde bir mağduriyet zinciri, sıradan bir ticari başarısızlık değil, önceden planlanmış, resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarıdır. Bizler, Türk yargısının, şahısların isimleri ve oluşturdukları sahte güç algılarına bağımsız, yalnızca delillerin ve adaletin ışığında hareket ettiğine inanmaktayız.
Adli makamların hukuk sistemimizi kendi usulsüzlüklerine alet etmek isteyen bu yapıya karşı en kısa sürede gerekli müdahaleyi yapacağına ve adaletin terazisinin hileli davranışlarla bozulmasına izin vermeyeceğine inanıyoruz. Dosya kapsamında somut deliller, müşteki ifadeleri, organizasyon şeması, karşılıksız çekler, sahte olarak düzenlenmiş çekler ve manipülatif belgeler savcılığa sunulmuş olup, dosyamız Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından incelenmektedir.
Henüz tam olarak tespit edilememiş olsa da şu an 30 ve üzeri mağdur bulunmaktadır. Bu kişilerin bir kısmı şikayet dilekçesi vermiştir. Dosyaya yeni eklenen mağdurların dilekçeleri de mevcuttur. Dosyamız devam etmektedir.”
“135 MİLYON LİRA DOLANDIRILDIM”
Tedarikçi firma sahibi Murat Açıköz, bahsi geçen firma tarafından 135 milyon lirasının paravan şirket çekleriyle dolandırıldığını belirterek, “Hala tehdit alıyorum. Adamların bana ettikleri tek cümle, 'Beni bu ülkede tutuklayacak hakim ve savcı yok'” dedi.
7 yıldır çalıştığı iş yerinden çıkarılan Mafire Kürekçi, tazminat ve maaşlarının hala beklemede olduğunu ifade ederken, Mehmet Emin Tokat firmalarının 30 milyon lira dolandırıldığını aktardı.
Burak Yıldırım ise 6 yıldır çalıştığı firmadan alacaklarının tahsil edilmesini talep ettiğini belirtti.


