reklam
reklam
DOLAR 43,1455 % 0.23
EURO 50,2815 % 0.03
STERLIN 57,9067 % -0.11
FRANG 53,9651 % 0.22
ALTIN 6.210,03 % 0,25
BITCOIN 90.573,48 0.68
reklam

Köy Köy Gezerek Tarifler Toplanıyor: Lezzetleri Kayıt Altına Alma Çabası

Yayınlanma Tarihi : Google News
Köy Köy Gezerek Tarifler Toplanıyor: Lezzetleri Kayıt Altına Alma Çabası
reklam

Elazığ Gastronomi Kültür ve Turizm Derneği, Elazığ mutfağının eşsiz zenginliğini korumak ve bu kültürü gelecek nesillere aktarmak amacıyla “Geçmişten Günümüze Kadar Gelen Gerçek Hayatın Pişirdikleri Projesi”ni hayata geçirdi.

Dernek başkan yardımcısı ve iki çocuk annesi Seyran, proje kapsamında muhtarların desteğini alarak yaşlılarla iletişime geçiyor ve köyleri ziyaret ederek az bilinen yöresel yemekler hakkında bilgi topluyor.

Köylerdeki yaşlıların misafiri olan Seyran, yemeklerin hazırlanış sürecini not alırken, tüm aşamaları görsel olarak da kaydediyor.

Bu kapsamda Seyran'ın bir ziyaret noktası merkez Beşir köyü oldu. Burada un, kavurma, ceviz, tereyağı, soğan, pul biber ve tuzla hazırlanan “gömme” yemeğinin yapılış sürecini belgeledi.

Seyran’ın köylerde topladığı tarifler, kitap haline getirilecek.

“Amacımız Gençleri Unutulmuş Lezzetlerle Buluşturmak”

Seyran, dernek olarak başlatılan projenin amacının unutulmuş yemekleri gün yüzüne çıkarmak olduğunu belirtti.

Köyleri gezerek yapılan çalışmaları anlatan Seyran, şu ifadeleri kullandı:

“Elazığ’da 430 köy ve 78 mezra ziyaret ettik, tarife aldık. Mutfak bilgilerini yaşlılarımızdan, teyzelerimizden ve dedelerimizden derledik. Bu tarifleri, hikayeleriyle birlikte gelecek nesillere aktarmak istiyoruz. Kültürümüzün yaşaması adına bu değerleri çeşitli etkinliklerle ortaya koymaya çalışıyoruz.”

Yemekler hakkında bilgi almak için köylere gitmeden önce muhtarlarla iletişim kurduklarını aktaran Seyran, yaşlıların kapısını çaldıklarını ifade etti.

Seyran ayrıca, “Bazen bahçede, bazen avluda, bazen de evlerde bu yemekleri birlikte yapıyoruz. Hem fotoğraflıyor hem de görüntülüyoruz. Bu verilerin tümü geleceğe arşiv olarak kalacak. Gelecek nesillerin bu yemekleri unutmaması için derlediğimiz bilgileri kitap haline getirmek istiyoruz. Türk kültürü çok önemli, kitabımızın son aşamasına geldik. Gençleri unutulmuş lezzetlerle buluşturmayı hedefliyoruz.” dedi.

“Gömme, Ateş İçine Gömülerek Piştiği İçin Bu Adı Almış”

Köyde yaşayan hayvancılık ve organik tarımla uğraşan Üzeyir Yıldız, derneğin çalışmalarını önemli bulduğunu ve desteklediklerini ifade etti.

Unutulmuş yemeklerin tekrar yaşatılmasına yönelik çaba gösterildiğini dile getiren Yıldız, “Bu bir gönül işi. Biz elimizden geldiğince yardımcı olmaya çalışıyoruz. Köyümüzde yemek konusunda bilgiye sahip olan yaşlılarla bir araya geldik.” diye konuştu.

Her biri köy kültüründe büyük bir öneme sahip olan gömme yemeğinin hazırlanışını anlatan Yıldız, “Gömme, ateşin içine gömülerek pişirildiği için bu şekilde adlandırılmıştır. Ata tohumu kepeği alınmamış kara kılçık buğday unuyla yapılır. İçerisine tuz, kavurma, soğan ya da damak tadına göre susam eklenebilir. Eskiden sonbaharda yapılan kavurmalar, saklanır ve gömmede kullanılırdı.” ifadelerini kullandı.

“Eskiden Her Şeyi Kendimiz Yapardık”

Köyde yaşayan 60 yaşındaki iki çocuk annesi Fatma Yavuz, ailesiyle birlikte uzun yıllardır sevgiyle köyünde yaşadığını ve geçmişte anne, babaannesi ile yaşlıların yaptığı yemekleri çok sevdiğini dile getirdi.

Gençlerin artık eski yemekleri yapmadığını vurgulayan Yavuz, “Hazır yemeklere yöneliyorlar. Restoranlarda yapılan yemeklerin hangi koşullarda hazırlandığını bilmiyoruz. Eskiden her şeyi kendimiz yapardık. Bulgur, un ve yağı kendimiz üretirdik. Evde pişen her yemeğin malzemesini bilirdik. Gömme yemeği misafirler geldiğinde hemen hazırlanırdı, ama ne yazık ki bu gelenekler yok oldu.” şeklinde konuştu.

Köy sakini ve 7 çocuk annesi 80 yaşındaki Lütfiye Karataş ise çocuklarını köyde büyüttüğünü belirtti.

Geçmişte yapılan yemeklerin unutulmasını istemediğini aktaran Karataş, “Gençler artık bu gelenekleri öğrenemiyor, öğrettiklerimiz için köyde bile kalmadıkları için zorlanıyoruz. Bu yemeklerin unutulmasını istemiyoruz. Eski yemeklerimizi hatırlamak bile bizleri mutlu ediyor.” dedi.

reklam

YORUM YAP