

Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) yeni Adalet ve İçişleri Bakanları'nın yemin töreni esnasında çıkan kargaşada yaralanan CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal, yaşananlarla ilgili ilk kez açıklamalarda bulundu.
Olayların başlamasıyla birlikte, kürsü işgali sırasında siyasiler arasında bir çatışma yaşandı; AKP Ankara Milletvekili Osman Gökçek, Tanal'a yumruk atmıştı.

“Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yaşanan bu manzaralar hiç kimseyi hoşnut etmemiştir. TBMM, kavganın değil, müzakerenin merkezi olmalıdır.” dedi.
Tanal, Türkiye'de cumhuriyet, demokrasi ve Cumhuriyet Halk Partisi'ne yönelik gerçekleştirilen saldırıların bardağı taşırdığını ifade ederek, “Bu saldırıları yöneten kişilerin en önemli bakanlıklarına getirilmesi, kamu vicdanını yaralamıştır. Kürsü işgali, bu Meclis’te bir ilki temsil etmiyor, geçmişten gelen uzun bir geçmişe sahiptir.” şeklinde konuştu.
'TOPLUCA KOŞTULAR'
Ancak Tanal, dünkü olayda kamuoyuna yansıtılan durumun aksine, kürsüyü ilk işgal eden grubun Cumhuriyet Halk Partisi olması durumunun doğru olmadığını vurguladı. Özel olarak Grup Başkan Vekilimiz Murat Emir'in kürsüye doğru ilerlemesi sırasında, AKP’li milletvekillerinin topluca ve eş zamanlı olarak kürsü çevresini kapattığını belirtti.
Böylece, kürsüyü fiilen işgali ilk hareketin AKP grubu tarafından gerçekleştirildiğini ifade etti. Yaşanan gerilimin bu organize tutumun bir sonucu olduğunu dile getirdi. Dünkü oturumda Meclis’in nöbetçi başkanvekilliğini Pervin Buldan'ın üstlenirken, Bekir Bozdağ'ın aniden bu göreve getirilmesinin de dikkat çekici olduğunu vurguladı.
'BEKİR BOZDAĞ'IN GÖREVLENDİRİLMESİ DİKKAT ÇEKİCİ'
Bu değişimin sürecin ne derece planlı ve organize olduğunu gösterdiğini belirten Tanal, “Meclis’te en tartışmalı ve hukuka aykırı eylemlerde Bekir Bozdağ’ın görevlendirilmiş olması ilgi çekice bir durumdur. Dünkü olayda dahi bu organizasyonun bir parçası olmuştur.” açıklamasında bulundu.
Tanal, “Meclis Başkanı Bekir Bozdağ’ın, İçtüzük gereğince görüşmelere ara vermek yerine Adalet Bakanı’nı yemin için kapatılmış olan kürsüye davet etmesi, durumu daha da kötüleştirmiştir.” dedi.
'SİSTEMLİ BİR SALDIRIYA UĞRADIM'
Bu süreçte sistematik bir saldırıya maruz kaldığını vurgulayan Tanal, “Osman Gökçek ile ben sadece baş başa kalsak, nelerin olabileceğini tahmin etmek zor değil. Karşımızda çok sayıda kişiyle planlanmış bir müdahale söz konusuydu.” ifadelerini kullandı.
'BENİ TUTANLARIN DA ETKİSİYLE DENGEMİ KAYBETTİM'
Olay anında kendisini tutanların da etkisiyle dengesini kaybettiğini belirten Tanal, bu sırada çeşitli görüntülerin ortaya çıktığını kaydetti. “Ben, Türkiye’de demokrasinin ve Atatürk Cumhuriyeti’nin temel ilkelerinin korunması için sonuna kadar mücadele edeceğim.” dedi.
Tanal, Türkiye'nin bu tür saldırıları içeriden ya da dışarıdan yapanların yanına bırakmayacak kadar büyük bir ülke olduğunu vurgulayarak, “Biz her zaman demokrasi ve Cumhuriyet’in yanında olacağız, bu değerleri savunmaya devam edeceğiz.” ifadeleriyle sözlerini tamamladı.


