reklam
reklam
DOLAR 43,1796 % 0.05
EURO 50,3285 % 0.07
STERLIN 58,1083 % 0.18
FRANG 53,9206 % 0.04
ALTIN 6.437,15 % 1,16
BITCOIN 95.019,01 3.348
reklam

Mansur Yavaş: Yüksek Sesle Konuşuyor, Aylık 37 Ton Su Kullanıyor

Yayınlanma Tarihi : Google News
Mansur Yavaş: Yüksek Sesle Konuşuyor, Aylık 37 Ton Su Kullanıyor
reklam

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, başkentte yaşanan su kesintileri ve kendilerine yönelik gelen eleştirilerle ilgili bir basın toplantısı gerçekleştirdi.

Bu eleştirileri 'dezenformasyon' olarak değerlendiren Yavaş, durumu savcılığa bildirdiklerini ifade etti.

Yavaş, açıklamalarına şu şekilde devam etti:

“Bugün su konusunu ele almak için bu basın toplantısını düzenledim. Bugün yaşanan durum sıradan bir kuraklık değil. Bilim insanlarının ifade ettiği gibi, bu bir iklim kırılmasıdır. Eski düzenin sona erdiği ve daha sert bir doğa rejiminin başladığı bir dönemde bulunuyoruz. BM Dünya Meteoroloji Örgütü ve uluslararası bilim çevreleri bu durumu açıkça dile getiriyor.”

Akdeniz Havzası, Türkiye’nin de dahil olduğu bu kuşak, dünyada en hızlı kuruyan bölgelerden biri haline geldi. Yağmurlar toprağa işlenmiyor, kar yağmasına rağmen barajlar dolmuyor. Buharlaşma artmakta, yeraltı suları azalmakta ve kaynaklarımız hızla tükenmektedir.

Bu küresel durum Elazığ’dan Kayseri’ye, Malatya’dan Ankara’ya kadar pek çok yeri etkiliyor. Şu anda Ankara, tarihinin en kurak hidrolojik dönemini yaşamaktadır. Bunun tahminle değil, rakamlarla ifade edildiğine dikkat çekmek istiyorum. Nüfus artarken, barajlara gelen su miktarı da azalmaktadır.

1994 yılında Ankara'da kişi başına düşen yıllık su miktarı 41 metreküptü, 2008'de bu rakam 45 metreküpe çıkmıştı, ancak 2025'te bu rakamın 19 metreküpe düşmesi bekleniyor. Yani Ankara, su kaynakları açısından yarının daha fazlasını kaybetmiştir.

'200 GÜNLÜK SU VAR'

Bir yanda 6 milyona yaklaşan bir şehir, diğer yanda her geçen yıl daha da azalan su kaynakları. Ekranda gördüğünüz baraj görüntüleri, bu durumu açıkça yansıtıyor. Geçen yıl bu noktaların hepsinde su vardı. Bu durum, iklim krizinin Ankara'ya yansıyan sonucudur. Bizim görevimiz, bu gerçeği gizlemek değil, bu gerçeklere rağmen Ankara'yı ayakta tutmaktır.

Bugünkü basın toplantısında izleyenlere korku vermek için bu konuları gündeme getirmiyorum. Daha önce Ankaralılara 200 günlük su kaldığını belirtmiştim; bu 200 gün göz açıp kapatacak kadar hızlı geçebilir. Bu süreç zarfında ciddi miktarda tasarruf ettik. Ancak bazı siyasilerin, mevcut suyun musluklara ulaştırılamadığı gibi asılsız iddiaları gündeme getirmesi dikkat çekici.

Şu an şehrin su ihtiyacını karşılayan barajların su alma sisteminin altındayız. 'Su niye verilemiyor?' sorusuna yanıt verecek olursak: Eski bir fıkra gibi, birisi savaşı kaybetme sebebini anlatıyor ve 'Barut bitti' diyor. Su yok. 2050 yılına kadar yetecek dediğiniz barajdan bir damla su gelmiyor. Su yok. Olay bu kadar basit. Bu durumu göz ardı etmeden şehrin su ihtiyacını nasıl karşılayacağımızın tedbirlerini alıyoruz.

'SUYU KESİLENLER EL KALDIRSIN'

Suyu kesilenler Allah rızası için elini kaldırsın. Gördüğünüz gibi su kesintisinden mağdur olan insan sayısı, Ankara'da 2 milyon 600 bin abonenin çok altında. Bizlerin görevi, gerçeği net bir şekilde halkla paylaşmaktır.

'DEZENFORMASYON YAPILIYOR'

Ne yazık ki bazı siyasiler, bu önemli meseleyi çözüm üretmek yerine polemik konusu yapıyorlar. Şehrin içine halkın karşısına çıkmaya cesaret edemeyen bu kişiler, sürekli olarak Ankara Büyükşehir Belediyesi hakkında dezenformasyon yapıyorlar.

Televizyon ekranlarında gördükçe, bazı siyasilerin iktidarları döneminde yaptıklarını anlatmak için bir kıyaslama yapmaya gereksinim duyduğumu hissediyorum. Biz, en iyi hizmeti sunmaya talip olduk ve Ankara halkı da bize güvendi. Aynı şekilde çalışmaya devam edeceğiz.

'HATIRLANMASI GEREKENLER'

Görevi devraldığımızda ASKİ'nin durumu neydi, Ankara halkı için neler yaptık? Önümüzdeki süreçte ASKİ'nin sınırlı bütçesi ile yaptıklarımı da anlatacağım. Siyasetçilerden sürekli bir eleştiri geliyor: 'Yedi yıl oldu yapsaydın ya.' Yani yedi yılda Kesikköprü’den gelen boruları değiştireceksin, buna ek olarak Ankara’daki altyapı eksikliklerini de tamamlayacaksın. Ayrıca, son beş yılda sayısız engelleme ile karşılaştık, bu da işimizi zorlaştırdı.

'SUYLA İLGİLİ ELEŞTİRİLER'

Yavaş, sözlerinin devamında 2019-2026 yılları arasında gerçekleştirilecek projeler üzerinde durdu. Eski belediye başkanı Melih Gökçek’i de isim vermeden eleştirerek, “O televizyonlarda yüksek sesle konuşanlar, aylık 37 ton su kullanıyorlar. Su tasarrufu yapmaktan uzaklar. Bu sorun bütün toplumun meselesidir. Bu bağıran, tweet atan siyasetçi, evinde tam 37 ton su harcıyor. Bu durum kaygı verici. Ankara halkı susuz kalmasın diye mücadele ediyoruz.”

'SAHTE HABERLER YAYILACAK'

Son günlerdeki dezenformasyonla ilgili sosyal medyada bazı paylaşımlar yapıldı. Bu karalama kampanyasının belli bir hedefi olmalı. Şunu belirtiyorum ki, 'Ankara’da salgın hastalık başlıyor. İnsanlar leğenle çamaşır yıkıyor. Şehir susuz kaldı' gibi sahte haberlerle karşılaşacağız.

'HEPSİNİ SAVCILIĞA GÖTÜRECEĞİZ'

Öte yandan, ASKİ’nin Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı olduğunu ve konuşan kişilerin de su harcamalarını takip edebildiğimizi ifade eden Yavaş, hepsini halkı paniğe sürüklemekten dolayı savcılığa şikâyet edeceğiz. Ayrıca TRT ve İletişim Başkanlığı’na sesleniyorum: Sizin, halka yalan söylemeye utanmanız gerekiyor.

Haber merkezlerinde kurulan WhatsApp gruplarında, 'Su akmayan çeşmelerden yayın yapın, tankerle su taşıdığımız yerleri bulun' gibi talimatlar verildiğini biliyoruz. Bu yazışmalar bize ulaşıyor ve artık tüm Türkiye biliyor. Bu nedenle, o dosya yayınlandığı gün TRT hakkında bir suç duyurusunda daha bulunacağım. Bu durumla bu kadar yetinmeyecek, mücadelemizi sürdüreceğiz.”

reklam

YORUM YAP