

Yeni Yol Partisi Grup Başkanvekili Mehmet Emin Ekmen, TBMM Genel Kurulu'nda gerçekleştirdiği konuşmasında, yargı kararlarının “Terörsüz Türkiye” süreci çerçevesindeki toplumsal barış çalışmalarını olumsuz yönde etkilediğine dikkat çekti. Geçmişteki çözüm sürecini hatırlatan Ekmen, şu ifadeleri kullandı:
– “Geçmiş çözüm süreci girişimlerinde her sabah uyandığımızda 'Acaba bir çatışma mı var, bir şehidimiz mi var?' kaygısıyla haberleri izlerdik. Şimdi her sabah uyandığımızda 'Acaba İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ve İstanbul yargı çevrelerinde yargı aracılığıyla toplumun hukuk, adalet, demokrasi ve özgürlük alanına nasıl bir saldırı var?' kaygısıyla haberleri takip ediyoruz ve maalesef yeni bir kötü haber aldığımız bir gün yok.”
– “Türkiye, 81 il ve bu illerle bağlantılı yaklaşık 100 yargı çevresinden müteşekkil ve bu durum, toplumun sinirlerini altüst eden, insanların yaşamlarını zehir eden kararlarla dolu. Bu kararlarda ya İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ya da İstanbul'daki yargı mensuplarının etkisi olduğu görülüyor.”
– “Bugün Fatih Altaylı hakkında çıkan kararla güne başladık. Salonda 11 AK Partili arkadaşımız bulunuyor. Vicdanlarına koysunlar ve Fatih Altaylı’nın en fazla 'densizlik' olarak nitelendirebileceğiniz 3 cümlesi için 4 yıl 2 ay ceza almasının ve bu cezadan dolayı tahliye edilmemesinin, farklı tedbirlerin uygulanmamasının hukuka, ahlaka ve vicdana uygun olduğunu savunsunlar.”
– “Memleketimizi yargıya teslim ettiğimizde FETÖ yargı operasyonları yoluyla ne bedeller ödendiğini görüyoruz. Bu yargının mutlaka en az bir siyasi noktadan güç aldığını biliyoruz ama hiç olmazsa herkes bu sudan içmesin, herkes bu yağmurda ıslanmasın. Vicdanlı, ahlaklı, gerçekten bu durumu kendi eşiyle, çocuğuyla konuşurken 'Bu kadar da olmaz' diyen AK Partili arkadaşlarımız buna itirazda bulunsun ki toplumun siyasete, demokrasiye olan güveni sarsılmasın.”
– “Bu ceza hiçbir şekilde kabul edilemez. İmralı kararını neden diğer partiler almakta zorlandılar? Toplum, '50 yıllık terör sorununu bitireceğim diyorsun ama konuşanı hapse atıyorsun, sivil toplumcu tutukluyorsun' diyor. Böyle bir terörle mücadele olabilir mi? Eğer terörle mücadele, terörü bitirmek ve toplumun hukuk, adalet, demokrasi, özgürlük alanlarını genişletmek için yapılıyorsa toplum için bir anlam taşır.”
– “Eğer daha da otoriterleşme doğuracaksa, toplum bu durumu nasıl onaylayabilir? Yapılan işlemlerin Sayın Bahçeli’nin 'Bedenimi taşım altına koydum, idamı göze alıyorum' dediği sürece yapılan en büyük sabotaj olduğunun altını çizmek gerekir. Bu sabotaja müsaade edilmemelidir. Bunun yargı eliyle yapılması meşrulaştırmaz.”
“Adaletle Hükmetmeyenin Bu Memlekette İktidarda Kalabilmesinin Mümkün Olmadığını Daha Evvel Yaşadık”
CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın da Fatih Altaylı'ya verilen 4 yıl 2 ay hapis cezasını eleştirerek şunları ifade etti:
– “22 Haziran'da gözaltına alınıp tutuklanan Fatih Altaylı'nın beş ayı aşkın süren tutukluluk süresinin ardından, bugün yargılandığı mahkemede tutukluluğuna devam kararı verildi. Siz, önce tüm yazılı ve görsel basını tekleştirdiniz ve yandaşlaştırdınız. Sabah, ATV’yi hangi operasyonla satın aldığınızı herkes duydu, kamu ihalelerinden oraya nasıl paylar aktardığınızı biliyoruz.”
– “Hatay depreminden sonra 2.5 milyar lira ihale verdiğiniz kişiyle Flash TV'yi 84 milyon liraya nasıl satın aldırdığınızı hepimiz biliyoruz. 575 milyon dolara Habertürk, Show TV ve Bloomberg TV'yi aldırdınız; bu kişinin, 'Bana bunu devlet aldırdı; eğer yönetim kurulunun izini sürerseniz bunu görebilirsiniz' demesi hala aklımızda. Sonrasında ekim ayında buna el koydunuz. Can Holding ne yaptığını bilmiyor muydunuz? Tele1'e Merdan Yanardağ'ın ifadesi alınmadan kayyım atadınız ve kayyum geldiğinde belgesel yayınlamaya ve her türlü haber içeriğini ortadan kaldırmaya başladı.”
– “Böylece gazetecilere çalışacak yer bırakmadınız ve gazeteciler bu kez YouTube kanalları açtı. Fatih Altaylı, Türkiye'de en çok izlenen YouTube kanalının sahibiydi. Eğer Fatih Altaylı vatana, millete zararlı biriyse niye 11 milyon insan onu izliyor? Rahatsızlık veren durum bu; 11 milyon insan onu izliyorken, Cumhurbaşkanına hakaret etmiş ve bununla da yetinmeyip, yaptığı YouTube programıyla Cumhurbaşkanına fiili saldırıda bulunmuş.”
– “Siz bu durumu yazabilirsiniz ama önemli olan toplumun vicdanında bu kararlarınızın bir yankı bulup bulmadığıdır. Bugün yeniden cezaevinde tutulan ve zaten yatarını yatmış olan bir insana haksız ve hükümsüz olarak verdiğiniz bu karar, adaletle hükmetmeyenin bu memlekette iktidarda kalabilmesinin mümkün olmadığını daha evvel yaşadığımızı gösteriyor.”


