

MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, 'Terörsüz Türkiye' sürecine dair yazılı bir açıklama yaptı.
Yalçın, “Günümüzün bölgesel ve uluslararası konjonktüründe yaşanan karmaşa ve belirsizlik, insanoğlunun geleceğine yönelik kaygılara yol açmakta, Türkiye'nin iç ve dış politikasında köklü değişimlerin gerekliliğini ortaya çıkarmaktadır. Türkiye ve çevre ülkeler, varoluşsal tehditlerle yüz yüze kalmıştır. Bu nedenle toplumsal düzenin ve küresel sistemin yeniden gözden geçirilmesi, köklü bir paradigmaya geçişin elzem olduğu görülmektedir. Türkiye'de de önce hanelerin ve çevrelerin temizlenmesi, ardından ise geçmişteki yanlış, kirlenmiş düşüncelerin terk edilmesi gerekmektedir” ifadelerini kullandı.
Yalçın, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin bu zorunluluklar doğrultusunda 'Terörsüz Türkiye' yürüyüşünü başlattığını vurgulayarak, “Öncelikle iç barışın pekiştirilmesi hedeflenmiştir. Amaç, terörün olmadığı bir Türkiye'yi gerçekleştirmektir” dedi.
Yalçın, Terörsüz Türkiye'nin büyük bir devlet aklına dayandığını belirterek, “Bu anlayışın merkezinde büyük bir devlet aklı yatmaktadır. Ancak muhalefet partileri, bu çabalara destek vermek yerine karalama kampanyaları başlatmışlardır. Bu meseleyi bazı siyasi partilerin kendi çıkarları üzerinden değerlendirme çabası, Türkiye'nin geleceğine dar bir açıyla bakma anlamına gelmektedir. CHP'nin TBMM'de oluşturulan 'Terörsüz Türkiye' komisyonuna katılması, samimiyetten çok mecburiyetten kaynaklanmaktadır. Hatta, sadece bir yasak savma durumu olarak değerlendirilmelidir. CHP, geçmişte 6'lı ve 7'li masalarla, DEM Parti'den oy almak için yaptığı hamlelerin pişmanlığı ile komisyonda yer almıştır. CHP, Türkiye Yüzyılı trenini kaçırırsa, sandıkta başına geleceklerin bilincindedir” dedi.
“TRENDEN Hedefine Ulaşacak”
Yalçın, şu sözlerle devam etti:
– Mikro milliyetçi ve marjinal bazı partiler, 'Türkiye Yüzyılı' trenine binmeye uygun siyasi yetkinlik ve ehliyete sahip olmadıkları için, siyasi ortamda sürekli saldırılar düzenlemektedir. Bu grupların MHP'yi hedef alarak her türlü çabayı göstermeye çalışması, aslında kendi çırpınmalarının bir sonucudur. MHP ve Cumhur İttifakı güçlendikçe, bu muhalif kesimlerin etkisi azalmakta ve tükenmektedir.
– Zaman zaman Meclis kürsüsünden, bazen de sokaklardan bağırarak yok olmaya mahkûm bir tartışma ortamı yaratmaya çalışmaları bu yüzden. CHP’nin yanında yer alıp, DEM Parti ile 'al-taviz, ver-oy' ilişkisi kuranların, Sayın Genel Başkanımızın açıklamaları karşısında paniğe kapıldıkları gözlemlenmiştir. Sayın Devlet Bahçeli, yaptığı girişimlerle DEM Parti’ye PKK’nın dışında meşru bir siyaseti tercih etmekten başka bir alternatif bırakmamış ve o çevreleri de besin kaynağısız bırakmıştır.
Semih Yalçın, “Mikro partilerin karalama kampanyaları, iftira ve yalan içeren politikaları Terörsüz Türkiye yürüyüşünü durduramayacaktır. MHP'nin ve Cumhur İttifakı'nın ilerleyişi duraklamayacak fakat muhalefetin çirkin siyaseti her zaman çöküşe geçecektir. Terörsüz Türkiye treni, nihai hedefine kesinlikle ulaşacaktır” dedi.


