reklam
reklam
DOLAR 43,1388 % 0.21
EURO 50,2459 % -0.08
STERLIN 57,9216 % -0.16
FRANG 53,8831 % 0.06
ALTIN 6.251,35 % 0,91
BITCOIN 90.780,00 0.027
reklam

Muhalif Medya Patronu 'Dış Güçlerle İş Birliğinden' Suçlu Bulundu

Yayınlanma Tarihi : Google News
Muhalif Medya Patronu 'Dış Güçlerle İş Birliğinden' Suçlu Bulundu
reklam

Çin'in Hong Kong Özel İdari Bölgesi'nde kapatılan Apple Daily gazetesinin kurucusu olan muhalif medya patronu Jimmy Lai, “halkı isyana teşvik” ve “dış güçlerle iş birliği” suçlamalarıyla yargılandığı davada suçlu bulundu.

Lai, 2019 yılında suçluların Çin ana karasına iade yasa tasarısına karşı düzenlenen büyük protestolardaki rolü dolayısıyla yargılanıyordu. Karar duruşması, Hong Kong Yüksek Mahkemesi'nde gerçekleştirildi.

Mahkeme, Lai'nin iki kez “dış güçlerle iş birliği” ve bir kez “halkı isyana teşvik” suçlarını işlediğine karar verdi.

Kararda, Lai'nin, Nisan 2019 ile Haziran 2021 döneminde sahibi olduğu medya kuruluşunu ve sosyal medya platformlarını, otoritelere karşı kamu hoşnutsuzluğu yaratma ve uluslararası yaptırımları tetikleme amacıyla kullandığı ifade edildi.

Lai'nin, “Fight For Freedom, Stand With Hong Kong” (Özgürlük İçin Mücadele Et, Hong Kong'un Yanında Ol) adlı lobi grubuna mali destek vererek Batılı ülkelerde Hong Kong'a karşı yaptırımları kışkırttığı belirtildi.

Ayrıca, Lai'nin sahibi olduğu Apple Daily Ltd, Apple Daily Printing Ltd. ve AD Internet Ltd. şirketleri de Ulusal Güvenlik Yasası kapsamında hüküm giymiştir.

ÖMÜR BOYU HAPİS CEZASI GÜNDEMDE

Karar duruşmasında ceza ilan edilmedi ancak muhalif medya patronunun ömür boyu hapisle cezalandırılması bekleniyor.

Hong Kong polisi, Ağustos 2020'de Apple Daily ile çatı şirketi Next Digital'in ofislerine baskın düzenleyerek, Jimmy Lai ile birlikte 6 gazete yöneticisini “ulusal güvenlik yasasını ihlal ettikleri” ve “dış güçlerle iş birliği yaptıkları” suçlamasıyla gözaltına almıştı.

Mal varlıkları dondurulan, yöneticileri ve editörleri gözaltına alınan gazete, Haziran 2021'de kapatılmıştı.

Lai, daha önceki bir soruşturma kapsamında kira sözleşmelerindeki usulsüzlüklerle ilgili olarak 5 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırılmıştı.

Yüksek Mahkeme tarafından görülen ulusal güvenlik davasının ilk duruşması 18 Aralık 2023'te yapılmıştı.

Lai'nin davası, Batılı ülkeler tarafından eski İngiliz sömürgesi olan bölgede demokratik özgürlüklerin ihlalinin sembolü olarak değerlendirilmektedir.

DÜNYADAN TEPKİLER

İngiltere Başbakanı Keir Starmer, geçen yıl Brezilya'nın Rio de Janeiro kentinde düzenlenen G20 Zirvesi'nde konu hakkında Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile görüşmüştü.

Amerika'nın eski Başkanı Trump, seçim kampanyası sırasında Çin lideri Şi ile Lai'nin serbest bırakılması hakkında görüşüp görüşmeyeceği sorusuna, “Yüzde 100, onu dışarı çıkaracağım.” şeklinde cevap vermişti.

Başkan Trump, konuyu 30 Ekim'de Güney Kore'nin Busan şehrinde yaptığı görüşmede gündeme getireceğini belirtmişti; ancak zirvenin ardından bu konu hakkında bir açıklama yapılmamıştı.

Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mao Ning, Lai'nin yargılanmasının “Hong Kong'un ve Çin'in iç işi” olduğunu belirterek, dış baskılara karşı çıkacaklarını dile getirdi.

Hong Kong'da 2019'da suçluların Çin ana karasına, Makao Özel İdari Bölgesi ve Tayvan'a iadesini kolaylaştıran yasa tasarısı, merkezi hükümetin bölgenin özerk hukuk sistemi üzerindeki tahakkümünü artıracağı gerekçesiyle muhalefetin tepkisini çekmişti.

Yasa görüşülürken mecliste yoğun tartışmalar yaşanmış ve Haziran 2019'dan itibaren şehirde büyük çaplı protestolar gerçekleştirilmiştir.

Protestoların genişlemesi üzerine yerel hükümet, Temmuz'da tasarının askıya alındığını açıklamış; Eylül ayında ise tasarının iptal edildiği duyurulmuştur.

Tasarının iptalinin ardından göstericiler, hükümetin istifası talebiyle protestolarına yıl sonuna kadar devam etmiştir.

Protestolar sonrası Çin yönetimi, Haziran 2020'de çıkardığı Ulusal Güvenlik Yasası ile “hükümeti yıkmaya teşebbüs, vatana ihanet ve ulusal güvenliği tehdit eden eylemler”i suç haline getirmiştir. Bu yasa, Hong Kong Meclisi tarafından onaylanarak bölgede yürürlüğe girmiştir.

İçeriği itibarıyla demokrasi yanlısı protesto hareketini hedef alan bu yasanın yürürlüğe girmesiyle, muhalif gazeteciler, siyasetçiler, iş insanları ve aktivistlerin “ulusal güvenlik” gerekçesiyle yargılanmaları mümkün hale gelmiştir.

Yasa kapsamında 100'den fazla muhalif hakkında soruşturma başlatılmış; demokrasi yanlısı birçok sivil toplum örgütü ve medya kuruluşu kapatılmıştır.

reklam

YORUM YAP