

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik yürütülen soruşturmalar çerçevesinde tutuklanarak Buca Kırıklar Cezaevi’ne gönderilen Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, sağlık durumundaki kritik gelişmeler sebebiyle bugün ameliyat öncesi gerekli tetkiklerin yapılması amacıyla Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edildi.
Çalık’ın sağlık durumu hakkında bilgi veren avukatı Melih Koçhan, müvekkilinin geçmişte yaşadığı ciddi hastalıklar nedeniyle yüksek riskli bir tıbbi süreç geçireceğini belirtti.
Müvekkilinin geçmişinde lösemi ve sağ tükürük bezine yönelik kanser tanılarıyla tedavi süreci yaşadığını ifade eden Koçhan, bu süreçte boynun sağ tarafında kapsamlı cerrahi müdahalelerin gerçekleştirildiğini, bu müdahalelere bağlı olarak ilgili bölgede ileri derecede doku yapışıklıkları ve ciddi anatomik değişikliklerin oluştuğunu aktardı.
Koçhan, şu şekilde konuştu:
“Son dönemdeki tetkiklerde, daha önce cerrahi işlem yapılmış olan aynı bölgede yer alan lenf nodunda yaklaşık 3 mm büyüme tespit edilmiştir. Bu büyümenin nedeninin kesin olarak açıklığa kavuşturulabilmesi ve söz konusu dokunun iyi huylu mu yoksa kötü huylu mu olduğunu belirlemek için açık cerrahi müdahaleye ihtiyaç olduğu hekimler tarafından ifade edilmiştir.
Mevcut tıbbi veriler doğrultusunda, ancak bu şekilde kesin bir sonuca ulaşılabileceği değerlendirilmiştir.
Operasyon Tıbbi Açıdan Yüksek Risk Barındırıyor
Söz konusu cerrahi müdahale; daha önce operasyon geçirmiş ve yoğun yapışıklıkların bulunduğu, başta şah damarı olmak üzere hayati öneme sahip damar ve anatomik yapılara oldukça yakın bir bölgede gerçekleştirilecektir.
Bu açıdan operasyonun tıbbi olarak yüksek risk taşıdığı açıktır. Tüm tereddütlerimize rağmen, müvekkilimizin sağlık durumu açısından bu girişimin gerekli olduğu yönünde hekim görüşleri doğrultusunda hareket edilmiştir.
Bu süreç, geçmişte Katip Çelebi Hastanesi tarafından hazırlanan ve cezaevi koşullarının hastalığın nüks etme riskini artırdığına yönelik tıbbi raporun önemine bir kez daha işaret etmiştir.
Anılan rapordaki risklere rağmen, sonraki aşamalarda bu tıbbi değerlendirmelerin yeterince dikkate alınmaması ve bugün geldiğimiz noktada aynı bölgede ciddi bir büyümenin saptanması, söz konusu risklerin teorik değil, somut ve öngörülebilir nitelikte olduğunun açık bir göstergesidir.
Adli Kontrol Tedbirleri Uygulanmalı
Diğer yandan, tutukluluğun bir ceza değil, geçici bir koruma tedbiri olduğunu belirten Koçhan, müvekkilinin mevcut sağlık durumu göz önünde bulundurulduğunda cezaevi koşullarının yaşamı ve sağlık bütünlüğü açısından ciddi ve telafisi zor riskler taşıdığını vurguladı.
Bu çerçevede, müvekkilimizin cezaevinde tutulmasının ölçülülük ilkesini aştığı, bir an önce tutukluluğun sonlandırılarak, yargılamanın amacını temin etmeye uygun diğer adli kontrol tedbirlerinin uygulanmasının hem hukuken hem de insani açıdan zorunlu olduğu değerlendirilmiştir.
Yaşanan bu gelişmeler, müvekkilimizin sağlık durumunun dikkatle izlenmesi ve tıbbi değerlendirmelerin bütüncül bir şekilde ele alınmasının hayati önemini bir kez daha gözler önüne sermektedir.”


