reklam
reklam
DOLAR 43,1388 % 0.21
EURO 50,2459 % -0.08
STERLIN 57,9216 % -0.16
FRANG 53,8831 % 0.06
ALTIN 6.251,35 % 0,91
BITCOIN 90.587,48 -0.544
reklam

NATO'dan Putin'e: Hiçbir yere gitmiyoruz

Yayınlanma Tarihi : Google News
NATO'dan Putin'e: Hiçbir yere gitmiyoruz
reklam

NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Brüksel'deki karargahta düzenlenen Dışişleri Bakanları Toplantısı'nın ardından basın açıklaması yaptı.

“Gerçek ve kalıcı tehlikelerle karşı karşıyayız.” diyen Rutte, Rusya'nın kış mevsimi yaklaşırken Ukrayna halkını ve kritik altyapısını daha fazla hedef aldığını, müttefik hava sahasını ihlal ettiğini, siber saldırılar gerçekleştirdiğini ve deniz altı altyapısını haritalamak üzere casus gemiler konuşlandırdığını belirtti.

Rutte, “Bu durum, sarsılmaz bir teyakkuz ihtiyacını bir kez daha ortaya koyuyor. Güç, birlik ve kararlılıkla yanıt vermeye devam etmeliyiz.” değerlendirmesini yaptı.

Toplantının temel odak noktasının savunma yatırımları olduğunu ifade eden Rutte, “Bakanlar, Lahey Zirvesi'nde belirlenen ve savunmaya yıllık gayrisafi yurtiçi hasılanın (GSYİH) yüzde 5'ini yatırma taahhüdüne yönelik güvenilir bir yol haritası oluşturmak için yürütülen planlamayı görüştü. Bu, hava savunması için gelişmiş sistemler de dahil olmak üzere kolektif savunmamız için gerekli olan temel yeteneklerin geliştirilip tedarik edilmesini sağlayacaktır.” şeklinde konuştu.

Rutte, Ukrayna ile ilgili olarak ise, “ABD Başkanı Donald Trump'ın adil ve kalıcı bir barış sağlama yönündeki sürekli çabalarını büyük bir memnuniyetle karşılıyorum. Bu, çatışmanın çözümü için hayati önem taşıyor ve ABD’nin bu çabaya öncülük etmesini destekliyoruz.” dedi.

Ukrayna İçin Ek Taahhütler

Müzakereler sürerken, Ukrayna'nın askeri olarak desteklenmesinin şart olduğuna dikkat çeken Rutte, bugün Kanada, Almanya, Hollanda, Norveç ve Polonya'dan ek taahhütler aldıklarını açıkladı.

Rutte, müttefiklerin üçte ikiye yakın bir kısmının Ukrayna'nın Öncelikli İhtiyaçlar Listesi (PURL) programı için taahhütlerde bulunduğunu, ayrıca Avustralya ve Yeni Zelanda'nın da katkıda bulunacağını bildirdi.

“Yardım Akışı Çok Önemli”

PURL kapsamındaki toplam taahhütlerin 4 milyar doları aştığı ve yıl sonuna kadar 5 milyar dolara ulaşma hedefinin sağlanacağına işaret eden Rutte, “Bu yardım akışı çok önemli. Herkesi taahhütlerini hızlandırmaya tekrar çağırıyorum.” ifadesini kullandı.

Rutte, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'e hitaben, “Putin, bizden daha uzun süre dayanabileceğine inanıyor; ancak hiçbir yere gitmiyoruz. Bugün yanıldığının açık bir işaretini daha gördük. Ukrayna'ya desteğimizi artırıyor ve Rusya üzerindeki baskıyı yükseltiyoruz. Bu, Rusya'nın gölge filosuna karşı koymayı ve Kremlin için stratejik ikilemleri ortadan kaldıracak diğer önlemleri içerecek.” dedi.

Genel Sekreter, “NATO bir savunma ittifakıdır. Savunma ittifakı olarak kalacağız. Ancak belirtmek isterim ki, 1 milyar insanımızı korumak ve topraklarımızı güvence altına almak için gerekeni yapmaya hazırız ve istekliyiz.” şeklinde konuştu.

Zorunlu Askerlik Uygulamaları

Rutte, Avrupa ülkelerinin son dönemde ordularını güçlendirme çabaları ve zorunlu askerlik gibi uygulamalara dair bir soruyu yanıtladı.

Rusya'nın devlet bütçesinin yaklaşık 200 milyar dolara karşılık gelen yaklaşık yüzde 40'ını savunmaya harcadığına dikkat çeken Rutte, “Bu 200 milyar dolarlık satın alma gücü, ekonomilerimizin yapısal farklılıkları nedeniyle Avrupa'da bizden daha yüksek. Şu anda GSYİH'lerinin yaklaşık yüzde 10'unu savunmaya harcıyorlar. Rus Silahlı Kuvvetleri'nin hızlı güçlenmesi, tepki vermemiz gerektiği anlamına geliyor. Bu da, yüzde 3,5'i temel savunmaya harcanmak üzere yüzde 5'lik bir savunma taahhüdü gerektiriyor.” açıklamalarında bulundu.

Rutte ayrıca, “Zorunlu askerlik uygulayan bazı ülkeler olacak. Zorunlu askerliği tartışan veya daha gönüllü hale getiren bazı ülkeler olacak, örneğin Almanya'daki son kararlar gibi.” şeklinde konuştu.

Ukrayna Müzakereleri

Rutte, NATO'nun gelecek dönemde Ukrayna barış müzakerelerindeki rolünün ne olacağına dair bir soruya, “Dün de belirttiğim gibi, NATO ile ilgili konular barış sürecinin bir parçası olarak ele alınacaksa, bu ayrı olarak değerlendirilecektir.” yanıtını verdi.

Washington'un barış müzakereleri için Moskova ve Kiev'le bağlantı kurmasının önemine işaret eden Rutte, Rusya-Ukrayna savaşındaki çıkmazı aşmanın ve diğer ülkelerin bu yolu izlemesini sağlamanın “NATO ve dünyanın en güçlü ülkesi olarak” ABD’ye düştüğünü söyledi.

Rutte, Ukrayna'da barış sağlanması için adım adım ilerlenmesi gerektiğini belirterek, “Ekibim, bu süreçte maksimum düzeyde yardımcı olmak için Beyaz Saray, Dışişleri Bakanlığı ve ABD'deki tüm ilgili aktörlerle yakın işbirliği içinde çalışıyor, çünkü bunu çok önemsiyoruz.” dedi.

Herkesin, olası bir barış durumunda güvenlik garantileri olan bir egemen Ukrayna olması konusunda hemfikir olduğunu söyleyen Rutte, bu şekilde Rusya'nın “tepkinin yıkıcı olacağını bileceği için ileride saldırıya geçmeyeceğini” vurguladı.

Rutte, müttefiklerin üçte ikisinin NATO'nun Amerikan silahları ve ekipmanlarının Ukrayna'ya sağlanmasını kapsayan “Ukrayna'nın Öncelikli İhtiyaçlar Listesi” (PURL) programına katkıda bulunduğunu, bir ya da iki ülkenin de bu konudaki çalışmalara katılarak, Hollanda, Kanada ve Almanya gibi bazı müttefiklerin bu yükün paylaşılması için çağrıda bulunduğunu aktardı.

Avrupa Birliği'nin (AB), dondurulmuş Rus varlıklarını kullanarak Ukrayna'ya tazminat kredisi sağlama planını dün düzenlenen toplantıda “dolaylı yoldan” masaya yatırdığını aktaran Rutte, bu konunun esasen AB düzeyinde tartışıldığını, NATO’nun konu hakkında bir resmi pozisyonunun bulunmadığını ifade etti.

Rutte, planın hayata geçmemesi durumunda Ukrayna'nın “yalnız bırakılamayacağını ve paranın 'bir başka şekilde' Kiev'e gönderilmesi gerektiğini” belirtti.

Çin'in Yükselişi

Rutte, bir soru üzerine Çin'in Rusya'ya verdiği desteğin kritik olduğunu, ayrıca bu ülkenin kendi silahlı kuvvetlerini hızla güçlendirdiğini belirterek, “Bildiğimiz bir şey var ki, şeffaflık eksikliğine rağmen, bu on yılın sonunda bin nükleer savaş başlığına ulaşacaklar. Şu anda ABD'den daha fazla donanma gemisine sahipler. Elbette büyük bir gemi inşa endüstrilerine sahiptirler. Zaten önemli ölçüde gelişmiş bir savunma sanayii altyapısına sahipler. Dünyanın en büyük savunma sanayi şirketlerinden bazıları artık Çin kökenlidir.” değerlendirmesinde bulundu.

reklam

YORUM YAP