reklam
reklam
DOLAR 43,8377 % 0.16
EURO 51,7041 % 0.16
STERLIN 59,1832 % 0.25
FRANG 56,5648 % 0.2
ALTIN 7.183,04 % 2,07
BITCOIN 67.434,51 -1.568
reklam

Nilüfer Apartmanı davasında iki kamu görevlisi hakim karşısında

Yayınlanma Tarihi : Google News
Nilüfer Apartmanı davasında iki kamu görevlisi hakim karşısında
reklam

Kahramanmaraş merkezli olarak meydana gelen 6 Şubat depremlerinde Hatay'ın Antakya ilçesinde yer alan Nilüfer Apartmanı'nın yıkılması sonucunda 56 birey hayatını kaybetti.

Hatay Cumhuriyet Başsavcılığı, binanın yıkılmasıyla ilgili yürütülen soruşturma kapsamında, müteahhit Murat Fuatoğlu, şantiye şefi ve statik proje müellifi Süleyman Sürmeli, yapı denetim şirketinin yetkili müdürü Şahap Harbutlu, yapı denetim şirketi yetkilisi Ayhan Karan, proje ve uygulama denetçileri Bülent Seküçoğlu ve İsmail Atmaca, uygulama denetçileri Mehmet Haşim Eraslan ve Eşref Taner Özkaya, kontrol elemanları Süleyman Çağan ve Döndü Türker ile zemin etüt raporunu hazırlayan Erkan Alpaslan ve Evren Gümüş hakkında “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma” suçlamasıyla dava açtı.

DOKUZ KAMU GÖREVLİSİNDEN SADECE İKİSİ DURUŞMAYA KATILDI

Ayrıca, binanın inşa edildiği dönemdeki Odabaşı Beldesi Belediye Başkanı Hasan Tümer, eski başkan vekili Atıf Yeşil, imar ve şehircilik müdürü Nursel Aydın, fen işleri müdürü Kemal Kadıoğlu, Antakya Belediyesi'nin imar ve şehircilik müdür vekili Nuriye Elçin Eryetli, inşaat teknikeri Arif Murat Elçi, inşaat mühendisi Mehmet Bük, sağlık memuru Ekrem Karabacak ve makine mühendisi İbrahim Burak Keser hakkında da aynı suçlamayla dava açılmasıyla birlikte iki dosya birleştirildi.

Hatay 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya, tutuksuz sanıklar kamu görevlileri Mehmet Bük ve Ekrem Karabacak'ın yanı sıra depremde yakınlarını kaybedenler ve taraf avukatları katıldı. Diğer sanıklar ise duruşmaya gelmedi.

“BİNANIN DENETİMİNDEN İMAR İŞLERİ SORUMLUDUR”

Tutuksuz sanıklardan Mehmet Bük, binanın denetimi ile ilgili herhangi bir yetkisi bulunmadığını savunarak, “O dönemde Odabaşı Belediyesi vardı. Ben su ve kanalizasyon işlerinden sorumluydum. Bilirkişi raporunda tüm belediye personelinin görevleri aynı olarak gösteriliyor. Oysa herkesin sorumluluğu farklıdır. Binanın yıkılmasında benim herhangi bir kusurum yok, beraatimi talep ediyorum” dedi.

Müşteki avukatı Şükran Dağ Cabir'in, “O zaman binanın denetiminden kim sorumlu?” sorusuna sanık Bük, “İmar işleri” yanıtını verdi. Tutuksuz sanıklardan Ekrem Karabacak da binanın yapım ve denetiminden sorumlu olmadığını ifade etti.

SANIKLARIN DURUŞMALARDAN BAĞIŞIK TUTULMA TALEBİ KABUL EDİLDİ

Irak'ta tutuklu bulunan sanık Süleyman Sürmeli'nin avukatları, müvekkillerinin cezaevinde insani olmayan koşullarda tutulduğunu belirterek, mahkemeden Sürmeli'nin Türkiye'ye iadesi için girişim yapılmasını talep etti.

Mahkeme heyeti, sanıkların duruşmalardan bağışık tutulma taleplerini kabul etti. Kamu görevlilerinin yargılandığı dosyayla birleştirilen davada, henüz ifadesi alınmayan kamu görevlilerinin beyanlarının alınmasına karar verildi. Bir sonraki duruşma, 15 Ocak 2026 tarihinde gerçekleştirilecek.

“ÜÇ YIL GEÇTİ ORTADA KARAR YOK, TUTUKLULUĞU DEVAM EDEN YOK, ÖLEN ÖLDÜĞÜYLE KALDI”

Duruşma sonrasında dosyayla ilgili görüşme gerçekleştirdiğimiz müşteki avukatı Şükran Dağ Cabir, sanıkların duruşmalara katılma ve imza yükümlülüklerinin kaldırıldığını ifade etti. Dosyaya ilişkin şu bilgileri paylaştı:

– “Dosya belli aşamalar kat etti, bir bilirkişi raporu alınması zorunludur. Belediyenin yerine getirmesi gereken eksiklikler var. Bilgiler toplandıktan sonra bilirkişiye ulaşacak. Bu dosyada herkes sorumluluğu birbirine atıyor. Müteahhit yapı denetimciye, yapı denetimciler de imzalarının kullanıldığını; kendi hatalarının olmadığını, yapı denetim firmasının bir çalışanı gibi göründüklerini dile getiriyor. Herkes başkalarını suçluyor fakat belli olan, bu dosyada müteveffalar (hayatını kaybedenler) sorumlu çıkacak gibi görünüyor.

– Ortada yıkılan bir apartman var ancak görünürde bir sorumlu yok. Bu dosyada mağdurların adalete inancı kalmamış durumda. Hiç kimse bu dosyadan adil bir karar beklemiyor. Şu anda tutuklu olan kimse bulunmamakta, imza yükümlülüğü ya da duruşmalara katılma zorunluluğu da yok. Üç yıl geçti, karar yok, tutukluluğu devam eden yok, ölenler hayatını kaybettiğiyle kalmış durumda maalesef.”

reklam

YORUM YAP