

Anayasa Mahkemesi (AYM), nişanlısıyla telefonla görüşme talebi yerine getirilmeyen hükümlünün başvurusunda, özel hayata saygı hakkı ve haberleşme hürriyetinin ihlal edildiği sonucuna vararak, başvurucuya 34 bin lira manevi tazminat ödenmesine hükmetti.
Resmi Gazete'de yayımlanan karara göre, Söke T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olan bir kişi, başka cezaevinde tutuklu bulunan nişanlısıyla 33 aydır yalnızca mektupla iletişim kurabildiğini belirterek, telefonla görüşmelerine izin verilmesini talep etti.
Cezaevi yönetimi, talep üzerine “mevzuat hükümleri çerçevesinde arkadaş, nişanlı veya imam nikahlı eş ile telefon görüşmesi yapılamayacağı” şeklinde bir ilan yayınladı. İlanın iptali için başlattığı davalar reddedilen hükümlü, Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuruda bulundu.
Başvuruda, Anayasa'nın 20. maddesinde güvence altına alınan “özel hayata saygı hakkı” ile 22. maddesinde güvence altına alınan “haberleşme hürriyetinin” ihlal edildiği sonucuna varan Yüksek Mahkeme, başvurucuya 34 bin lira manevi tazminat ödenmesine karar verdi.
“Sadece Mektup Yeterli Olmaz”
AYM'nin kararında, telefonla görüşme hakkının, mahpusların özel ve kişisel ilişkilerini canlı tutmanın bir yolu olduğu vurgulandı.
Nişanlılık kurumunun, evlilik öncesi bir adım ve özel hayatın önemli bir parçası olduğuna dikkat çekilen kararda, idareden, nişanlı olduğunu kanıtlayan mahpusların, nişanlılarıyla iletişim kurmalarında kolaylık gösterilmesinin beklendiği ifade edildi.
Başvurucu ve nişanlısının cezaevinde bulunmaları nedeniyle yüz yüze görüşme imkanlarının olmadığının altı çizilen kararda, “Başvurucu, nişanlısı ile mektup yoluyla iletişim kurabilmekteyse de bu durumun uzun bir süre devam ettiği ve nişanlılık ilişkisinin niteliği dikkate alındığında, sadece mektupla iletişimin yeterli bir haberleşme aracı olarak değerlendirilemeyeceği anlaşılmaktadır” denildi.


