

İran ile diplomatik temaslar devam ederken, ABD’nin Orta Doğu’daki askeri varlığı önemli ölçüde artırıldı.
Pentagon, ikinci bir uçak gemisi taarruz grubunu bölgeye göndermeye hazırlanırken, gelişmiş savaş uçakları, istihbarat platformları ve hava-füze savunma sistemlerini de ileri üslerde konuşlandırdı. Son sevkiyatlarla, ABD’nin bölgedeki deniz, hava ve savunma kapasitesi belirgin şekilde genişledi.
Eksiklikleri Gidermek İçin Harekete Geçtiler
Geçen yılın son çeyreğinde, ABD’nin bazı deniz unsurları Karayipler’e, bazı hava unsurları ise Asya-Pasifik bölgesine kaydırılmıştı. Bu durum, Orta Doğu’daki kuvvet yoğunluğunu azaltmıştı.
Ocak ayı başında ABD yönetimi, İran'a karşı tehditler savurduğu dönemde, Amerikan askeri çevrelerinde bölgedeki kuvvet yapısının geniş çaplı bir çatışma senaryosuna tam olarak hazır olmadığı yönünde değerlendirmeler yapılmıştı.
Pentagon, bu eksikliklerin giderilmesi için hızlı kuvvet oluşturma talimatı verdi. Deniz ve hava unsurlarının eş zamanlı kaydırılması, lojistik destek zincirinin yeniden yapılandırılması ve ileri üslerde savunma sistemlerinin güçlendirilmesi bu plan çerçevesinde hayata geçirildi.
Amerikalı yetkililer, konuşlandırmaların “önleyici hazırlık” kapsamında yapıldığını ve bölgedeki ABD personelinin korunmasının öncelik taşıdığını belirtti.
Bir Uçak Gemisi Daha
Bölgedeki deniz yığınağının merkezinde USS Abraham Lincoln uçak gemisi ve taarruz grubu yer alıyor. USS Gerald R. Ford uçak gemisinin de bölgeye gönderileceği bildiriliyor.
Uçak gemilerine USS Frank E. Petersen Jr., USS Michael Murphy ve USS Spruance başta olmak üzere güdümlü füze destroyerleri eşlik ediyor. USS McFaul ve USS Mitscher’in de Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) sahasında görev yaptığı açıklandı.
Gemiler Hakkında Neler Biliniyor?
Bu gemiler, Aegis savunma sistemi ve MK-41 dikey fırlatma sistemleriyle donatılmış durumda.
Uzun menzilli seyir füzeleri ve hava savunma mühimmatları taşıyan destroyerler, uçak gemisi gruplarına katmanlı koruma sağlıyor.
Pentagon yetkilileri, bölgede en az bir nükleer güçle çalışan saldırı denizaltısının da faal olduğunu ifade etti. Bu denizaltılar, seyir füzesi kapasitesi ve gizli konuşlanma kabiliyetiyle deniz gücünü artırıyor.
Gemilerdeki Savaş Uçakları
İki uçak gemisi grubunun eş zamanlı varlığı, denizden havaya ve havadan karaya saldırı çeşitliliğini artırıyor. Uçak gemilerinde F-35C ve F/A-18E/F Super Hornet tipi savaş uçakları görev yapıyor. Elektronik harp uçakları da hava savunma bastırma görevleri için hazır tutuluyor.
Karayipler’de görev yapan ve ABD'nin en büyük uçak gemisi olan USS Gerald R. Ford, Orta Doğu’ya doğru yola çıktı. Gemi, bölgede görevini sürdüren USS Abraham Lincoln ile birlikte faaliyet yürütecek.
Bu sayede ABD donanması, Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) sorumluluk alanında aynı anda iki uçak gemisi taarruz grubunu konuşlandırmış olacak.
Avrupa'daki Filolar Orta Doğu'ya Kaydırıldı
ABD Hava Kuvvetleri, Avrupa’daki üslerinden Orta Doğu’ya ek filolar gönderdi. İngiltere’deki Lakenheath Üssü’nden Ürdün’deki Muvaffak Salti Hava Üssü’ne F-15E Strike Eagle savaş uçakları konuşlandırıldı. Derin taarruz görevlerine uygun olan bu uçaklar, hassas güdümlü mühimmat ve sığınak delici bombalar taşıyor.
Katar'da Hazırlıklar Yapıldı
Katar’daki El-Udeyd Hava Üssü, ABD’nin bölgede sahip olduğu en büyük hava üssü konumunda. Bu üs, hem bombardıman hem de istihbarat görevlerinde merkezi bir rol oynuyor. Birleşik Arap Emirlikleri'nde (BAE) bulunan Dafra Hava Üssü'nde ise keşif uçakları ve MQ-9 Reaper tipi insansız hava araçları görev alıyor.
ABD güçleri, bölgede elektronik istihbarat toplama kapasitesini de artırdı. Radar ve iletişim emisyonlarını izleyebilen özel uçaklar Katar’a indirildi. Havada yakıt ikmal uçakları, kara ve deniz konuşlu jetlerin menzilini genişletti.
Katar’daki El-Udeyd Hava Üssü’nde Patriot hava savunma sistemlerinin yarı statik rampalardan mobil kamyon platformlarına taşındığı belirtiliyor. Ocak ayından bu yana gerçekleşen bu değişiklik, İran ile artan gerilim bağlamında ABD’nin askeri hazırlık seviyesini yükselttiğini gösteriyor.
Patriot sistemlerinin M983 Ağır Genişletilmiş Hareket Kabiliyetli Taktik Kamyonlara (HEMTT) monte edilmesi, füzelerin hızlı bir şekilde alternatif noktalara taşınabilmesine ve olası bir saldırı durumunda daha kısa sürede konuşlandırılabilmesine olanak tanıyor.
Üç Ülkeye Hava Savunma Takviyesi
Bölge genelinde hava ve füze savunma ağı güçlendirildi. İsrail, Ürdün ve BAE’ye THAAD ve Patriot bataryaları gönderildi. Katar, Kuveyt ve Ürdün’deki mevcut savunma sistemleri de güçlendirildi. ABD güçleri, balistik füze tehdidine karşı katmanlı bir koruma ağı oluşturduklarını duyurdu.
Uydu görüntüleme şirketi Planetlabs'ın verilerine göre yalnızca Katar’daki El-Udeyd üssünde değil, Ürdün, Suudi Arabistan, Umman ve Hint Okyanusu’ndaki Diego Garcia adasında da askeri hareketlilik gözlemleniyor. 1 Şubat tarihli görüntüler, Katar’daki Hava Üssü'nde bir RC-135 keşif uçağı, üç C-130 Hercules, 18 KC-135 Stratotanker ve yedi C-17 nakliye uçağı tespit edildi.
Ürdün'deki Muvaffak Salti Üssü'nde 2 Şubat tarihli görüntülerde ise 17 F-15E saldırı uçağı, sekiz A-10 Thunderbolt, dört C-130 ve dört helikopter dikkat çekti. Aynı üssün ikinci bölümünde bir C-17, bir C-130 ve dört EA-18G Growler elektronik harp uçağı yer aldı.
Diplomatik Girişimler Sürüyor
Washington, diplomatik temasların sürdüğünü belirtse de sahadaki askeri hareketlilik devam ediyor. İki uçak gemisi, geniş hava filoları, istihbarat uçakları ve mobil hava savunma sistemleri eş zamanlı olarak görevde. ABD yönetimi, kuvvet konuşlandırmalarının devam edebileceğini bildirdi.
İranlı liderler ve askeri komutanlar ise herhangi bir saldırının “kararlı bir karşılık” ve potansiyel olarak “topyekun bir savaşa” yol açacağı konusunda defalarca uyarıda bulundu.


