

6 Şubat 2023'te meydana gelen depremin ardından Osmaniye'nin Kadirli ilçesi Topraktepe köyünde inşa edilen deprem konutlarında yaşayan vatandaşlar, kanalizasyon başta olmak üzere birçok sorunla karşı karşıya olduklarını ifade etti. Depremzedeler, altyapı eksikliklerinin günlük yaşamlarını olumsuz etkilediğini belirtti.
Gazi Çalış, “Buraya atıldık; ne ilgilenen var ne de bakan. Foseptik çuğurumuz doldu.” diyerek durumu şöyle anlattı:
– “Küçük bir çukur yapmışlar, giderlerin hepsi buraya bağlı. Geçen gün üç vidanjör geldi, bu da ücretli yapıldı, İl Özel İdare tarafından parasını biz ödüyoruz. Çekildikten bir ay geçmeden yine dolup taşmaya başladı. Çocuklarımız hasta olacak.”
– “Bu rezillikle, bu sıkıntıyla baş başayız. Kokudan duramıyoruz. Buradan TOKİ'ye iki kilometre bağlanması bu kadar zor olmamalı. 2025 yılındayız; 2000'li yıllarda, 1998 yıllarda değiliz. Devletimizin bir çözüm üretmesini bekliyoruz.”
– “Buradaki birçok evde de sıkıntı var. Giderler tıkalı, işi yapıldı fakat bitmedi. İki yıl garanti verildi, şu an dışarıdaki lambalar yanmıyor. İçerideki tezgah sızdırıyor; dolaplar şişmiş yani rezil bir durumdayız.”
“BUNA BİR ÇARE BULUNMASINI İSTİYORUZ”
Hasan Özdil, “Lağımın TOKİ'ye bağlanmasını istiyoruz. Burada kokudan durulmuyor. Vatandaş ne yapacağını şaşırmış durumda. Penceremizi kapımızı açamıyoruz ki, lağım kokusu. Yemek de yiyemiyoruz, kokuyu duyduktan sonra yemek canı ister mi insan? Buna bir çare bulunmasını istiyoruz. Bütün evler koku altında.” şeklinde konuştu.
“KOKUDAN NE YEMEK YİYORUZ NE DE SU İÇİYORUZ”
Ali Üstünel, “Böyle bizi buraya bıraktılar. Elektriği dört katı ödüyoruz. Bu gördüğünüz lağımı da getirdiler; bir çukur yaptılar, içi iki araba almaz, o da dışına taştı. Kokudan ne yemek yiyiyoruz ne de su içiyoruz. Biz şaşırdık, ne yapacağız?” dedi.
“HİÇBİR YETKİLİ BULAMIYORUZ, ULAŞAMIYORUZ, YORULDUK ARTIK”
Meryem Kekilli, şunları aktardı:
– “Hiçbir muhatap bulamıyoruz. Yetkililere bildirdik; 'artık bu evin günü geçti, bir senesi doldu, bizlik bir şey yok' diyorlar. 'CİMER'e yazın' diyorlar, ne yapacağımızı şaşırdık.”
– “Ekonomi bu durumdayken her gün dışarıdan yemek zorunda değilim. Kahvaltıya bile dışarı gidiyorum. Çaresiziz, evde doğru düzgün kalamıyorum. Bulaşık makinemi giderden dolayı çalışmıyor.”
– “Dışarıdakiler, 'devlet ne güzel ev verdi, köy evi verdi' diyor. Tamam Allah razı olsun, bir şey demiyoruz ama hani gelip bir görseler, her yerinde sıkıntı var. Camdan birkaç tanesinde yağmur yağdığı zaman su alıyor.”
– “Kanalizasyon, zaten kokusundan duramıyoruz. Bir iki kere çağırdık, kendi imkanlarımızla para topladık ama yine aynı. Gelip ilgilenen hiçbir sorumlu yok. Hiçbir yetkiliyle ulaşamıyoruz; yorulduk artık.”
– “Lütfen gelip ilgilensinler, başka bir şey demiyorum.” dedi.


