reklam
reklam
DOLAR 44,6304 % 0.11
EURO 52,5769 % 0.46
STERLIN 60,2952 % 0.18
FRANG 56,5729 % 0.29
ALTIN 6.812,73 % -0,26
BITCOIN 72.867,03 0.697
reklam

Paketin Etkisi Sınırlı, Cezaevlerinde Yer Kalmadı

Yayınlanma Tarihi : Google News
Paketin Etkisi Sınırlı, Cezaevlerinde Yer Kalmadı
reklam

Türkiye'deki ceza infaz kurumları, 11. Yargı Paketi'nin Aralık 2025 itibarıyla sunduğu infaz indirimlerine rağmen kapasite sorununu aşmayı başaramadı. Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü'nün 2 Şubat 2026 tarihine ait resmi verilere göre, cezaevlerinde toplam 407 bin 266 kişi bulunuyor.

Bu rakam, Aralık 2025'te kaydedilen maksimum seviyeden olan 433 bin civarından, Ocak 2026'da geçici bir düşüş göstermesine rağmen, Şubat ayının başında yeniden artış gösterdi.

TBMM İnsan Hakları Komisyonu'na bilgi sunan CTE Genel Müdürü Enis Yavuz Yıldırım, 11 Şubat 2026 tarihinde yaptığı açıklamada, istatistiklerin 410 bin 400'e kadar ulaştığını belirtti; bu da artışın süregeldiğini ortaya koyuyor.

Yasa paketi, özellikle 31 Temmuz 2023 tarihinden önce işlenen suçlar için 3 yıl erken açık cezaevine geçiş ve 3 yıl ek denetimli serbestlik imkânıyla ilk başta 50-55 bin, toplamda 100-115 bin arasında tahliye sağlamıştı.

Yetkililer bu durumu “cezaevi yükünü azaltma” olarak nitelendirmişti.

Ancak durumun gerçekte çok farklı olduğu anlaşılıyor: Tahliyeler, kısa bir süre içinde yeni tutuklama ve yargılamalarla telafi edildi. Şubat 2026 itibarıyla hükümlü sayısı 342 bin 522, tutuklu sayısı ise 64 bin 744 olarak kaydedildi.

Cinsiyet ve yaş dağılımı şöyle oluştu:

Erkek hükümlü: 325.952
Kadın hükümlü: 15.367
Çocuk hükümlü: 1.203
Erkek tutuklu: 57.470
Kadın tutuklu: 3.972
Çocuk tutuklu: 3.302

Doluluk Oranı Kapasitenin Üzerinde

Resmi cezaevi kapasitesi yaklaşık 305 bin olarak belirleniyor. Doluluk oranı ise yüzde 133-140 seviyelerinde seyrediyor, yani cezaevleri mevcut kapasiteyi yüzde 30-40 oranında aşmış durumda.

İnsan hakları örgütleri (CİSST, TİHV vb.) ve hukukçular, 11. Yargı Paketi'ni kalıcı bir çözüm yerine geçici bir önlem olarak değerlendiriyor:

– Tahliyeler kısa vadede rahatlama sağlasa da, yargı sistemindeki yoğunluk ve yeni suçlamalarla bu sayı hızla eski rekor seviyelerine (Aralık 2025'teki 433 bin) geri dönüyor.

– Sistem, düzenli infaz indirimleri ile yönetilmeye çalışılıyor; köklü reformlar (alternatif cezaların uygulaması, şartlı tahliye sürecinin genişletilmesi, yargı yükünün hafifletilmesi) hayata geçirilmiyor.

– Aşırı kalabalık, tıbbi bakım yetersizliği, hijyen sorunları, psikolojik sorunlar ve hak ihlallerinin artışına neden oluyor. Avrupa Konseyi verilerine göre, Türkiye, 100 bin kişiye düşen mahkûm sayısında Avrupa'da en üst sıralarda yer alıyor.

– Hükümet, sorunun çözümü için 2028 yılına kadar 50 yeni cezaevi inşa etmeyi planlıyor; eleştirmenler bu durumu “daha fazla hapis” politikasının kalıcılığı olarak değerlendiriyor.

reklam

YORUM YAP