

Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu yazım ekibi, ortak rapor taslağını dünkü görüşmelerin ardından güncelledi.
ANKA Haber Ajansı, raporda önemli değişikliklerin yapıldığını bildirdi.
Taslak raporda, TBMM Başkanı ve aynı zamanda komisyon başkanı Numan Kurtulmuş'un önsözünün yer alacağı belirtildi.
Rapor, “Komisyon Çalışmaları, Komisyonun Temel Hedefleri, Türk Kürt Kardeşliğinin Tarihi Kökleri ve Kardeşlik Hukuku, Komisyonda Dinlenen Kişilerin Mutabakat Alanları, PKK'nın Kendini Feshetmesi ve Silah Bırakması, Sürece İlişkin Yasal Düzenleme Önerileri ve Demokratikleşme ile İlgili Öneriler ve Sonuç ve Değerlendirme” bölümlerinden oluşmaktadır.
Sürece İlişkin Yasal Düzenleme Önerileri başlığı altında şu öneriler sıralandı:
- En kritik eşik, PKK terör grubunun tüm unsurlarıyla silah bıraktığını ve kendini feshettiğinin devletin güvenlik birimlerince tespit edilmesi ve onaylanmasıdır. Bu süreç, sadece silahlı örgüt tehdidinin sona erdiğinin ilanı ile sınırlı kalmayacak, ayrıca yeni durumun gerektirdiği hukuk ve politika çerçevesinin hayata geçirilmesi için bir başlangıç noktası olacaktır.
- Tespit ve teyit mekanizması, devletin ilgili kurumları arasındaki eşgüdümle objektif, ölçülebilir, şeffaf ve denetlenebilir ölçütlere göre işlemesi gerekmektedir. Örgütün feshi ve silahların teslimi sürecinde ihtiyaç duyulacak yasal düzenlemelerin yapılması konusunda genel bir anlayış birliği bulunmaktadır.
TOPLUMA KAZANDIRMA
Taslak raporda, “Toplumsal Bütünleşmeyi Güçlendirecek Yasal Düzenlemeler” başlığı altında şu ifadeler yer aldı:
- Silah bırakma süreciyle birlikte toplumsal bütünleşmenin güçlendirilmesi için geçici bir yasal düzenleme gerekmektedir. Bu yasanın, sürecin sonuçlarını tamamen ortadan kaldıracak ve demokratik siyaset zeminini güçlendirecek ölçüde kapsamlı olması tavsiye edilmektedir.
- Kanun, silahlı ve şiddeti reddeden bireylerin topluma yeniden kazandırılmasını, silah ve şiddete kalıcı olarak son verilmesini amaçlamalıdır. Ayrıca, ilgili kişilerin adil, güvenli ve sağlıklı bir şekilde topluma entegrasyonunu hedeflemelidir.
- Kanun, kamu vicdanını gözetmeli ve kapsamın yorum yoluyla genişletilemeyecek şekilde net olmalıdır.
“AF ALGISI OLUŞMAMALI”
Taslak raporda, “Örgüt Mensuplarının Durumu” başlığı altında, “Müstakil ve geçici bir kanunla birlikte ceza ve infaz hukukundaki hükümlerden faydalanarak, ilgili kişiler hakkında mutlaka adli bir işlem yapılması gerektiği değerlendirilmektedir. Yasal düzenlemeler toplumda cezasızlık ve af algısı oluşturmamalıdır” denildi.
“BÖLGEDEKİ YATIRIMLAR GELİŞTİRİLMELİ”
Taslak raporda, “Toplumsal Bütünleşme” başlığı altında, “Yürütülen süreçle örgüt mensuplarının silahları bırakarak toplumsal düzene adaptasyon sürecini gerçekleştirmeleri hedeflenmelidir” vurgusu yapıldı.
Bu nedenle, süreç kişilerin toplumsal hayat içerisinde yaşamını sürdürmesine yardımcı olacak hazırlıkları içermelidir. Toplumsal bütünleşme sürecinin sağlıklı ilerlemesi, adalet ve eşitlik duygusunun kökleşmesini ve tüm bireylerin ortak geleceğe eşit fırsatlarla dahil olmasını zorunlu kılmaktadır. Bu bağlamda bölgeye yapılan yatırımların geliştirilmesi, ekonomik ve sosyal programların genişletilerek yürütülmesi beklenmektedir.
İZLEME MEKANİZMASI
Taslak raporda, “Kanunla örgüt mensuplarının sürecinin izlenmesini ve raporlanmasını sağlayacak bir mekanizmanın oluşturulması gereklidir. Bu mekanizma uygulamaların etkinliğini denetlemeye ve hedeflere ulaşma düzeyini gözlemlemeye olanak tanıyacaktır. Kamuoyunun her aşamada bilgilendirilmesi sağlanacaktır” ifadeleri yer aldı.
Ayrıca, “Kanunla yürütmeye verilecek yetki çerçevesinde kamu kurumları arasında eşgüdüm sağlanmalı ve bu sürecin etkin bir şekilde yürütülmesi gözetilmelidir” denildi.


