

NİSANUR YILDIRIM / NEFES
İran’a yönelik saldırılar başlatan ABD ve İsrail, ülkenin dini lideri Ali Hamaney’in öldürülmesinin ardından rejimin değişeceğini düşünse de şimdilik beklenen olmadı. İran ise savaşın şu anki aşamasında Hürmüz Boğazını kapatarak Batı’yı ekonomik açıdan baskılamayı sürdürüyor. Petrol, doğal gaz ve LNG fiyatlarında yaşanan ani yükselişler, küresel piyasalarda enerji krizi riskini gündeme getiriyor.
İran Araştırmaları Merkezi (İRAM) Uzmanı Oral Toğa, İran’da bundan sonra ne olacağını ve Orta Doğu’da yaşanan savaşı NEFES’e değerlendirdi.
‘İranlılar Kenetlendi’
İran’da olası bir rejim değişikliği ihtimaline ilişkin konuşan Toğa, şunları söyledi: “Saldırılarla bir rejim değişikliği, en azından savaşın şu aşamasında, çok uzak görülüyor. Nitekim ABD içinden gelen açıklamaların da yönü değişmiş durumda. Artık bir rejim değil, tehdit değişikliği sağlamak istediklerini söylemeye başladılar. Bu tehditten kastın, askeri kapasitenin imha edilmesi olduğunu düşünüyorum. ABD de bu ifadenin arka planını açmadı. İran İslam Devriminin dayandığı bir sosyolojinin varlığı genellikle görmezden geliniyor ve konu sadece siyasi düzlemde okunuyor. Ancak İran’da rejim denilen yapının kökleri bulunuyor. En basiti Anayasayı Koruyucular Konseyi diye bir kurumun ilk denemesi 1906 Anayasası sonrasında yapılmıştır. Yani hem itikadi hem siyasi manada bugünkü siyasi iklimin İran’da bir temeli bulunuyor. Son olarak mevcut düzeni desteklemeseler dahi birçok İranlı ülkesi için siyasi erkin etrafında konumlanmış durumda.”
‘Kürt Siyaseti Parçalı’
CNN’e göre CIA, İran’da ayaklanmayı tetiklemek için Kürt güçlerini silahlandırmaya çalışıyor. Toğa söz konusu iddialara ilişkin İran’da Kürt siyasetinin çok parçalı olduğuna vurgu yaparak, “Geçmiş tecrübeler var. Geçmişteki teşebbüsler çok kanlı bastırıldı. Ayrıca Suriye’de SDG’nin başına gelenler de bugün İran’daki gruplara örnek teşkil ediyor. Kürdistan Özgürlük Partisi (PAK) gibi küçük ama marjinal gruplar harekete geçebilir ancak İran’da gelişecek her türlü etnik kalkışma konjonktürel (koşullara bağlı) kalır. Zira uçaklar sonsuza kadar gökyüzünde kalamaz ama Tahran orada durmaya devam ediyor olacak” dedi.
İran’ın savunma savaşı verdiğini belirten Toğa, “İran’ın birinci önceliği hayatta kalmak. Elbette yıkımın boyutu büyük olacaktır ancak hayatta kaldığı sürece savaşı sürdürebilir. Öte yandan İran’ın askeri kapasitesi kadar coğrafi konumu da büyük bir avantaj. Mevcut coğrafya ve demografi düşünüldüğünde sadece hava saldırıları ile stratejik hedeflere ulaşılması mümkün görülmüyor” diye konuştu.
Toğa, Ali Hamaney’in öldürülmesinin ardından yeni dini liderin oğlu Mücteba Hamaney olacağı iddialarını da değerlendirdi. Oğul Hamaney’in geçmişte de bu makama adının sıkça geçtiğini vurgulayan Toğa, “İran İslam Cumhuriyeti bir şahlık rejimi devirdiği için bu makamın babadan oğula geçmesi durumunun devrimin ilkelerine aykırı bulan ciddi bir kesim de var. Ne var ki Mücteba Hamaney’in Devrim Muhafızları Ordusu ile ilişkileri oldukça iyi ve adeta gölge bir komutan gibi hayatını sürdürdüğü iddia ediliyor. Savaş koşulları altında olacak bir oldu bitti ile bu itirazların hepsi bir kenara bırakılabilir” ifadelerini kullandı.
İran’daki Türklerin devlete ve sisteme sadık olduğunu kaydeden Toğa, “İran’daki Türklerin İran ekonomisinde de siyasetinde de ordusunda da ağırlıkları yüksektir. Devrim Muhafızları içindeki en başat unsur bile denilebilir. Tebriz ve Zencan ekolleri Devrim Muhafızları’nda çok etkindir. Haliyle İran Türklerinde herhangi bir ayrılıkçı hamle görmeyi kesinlikle beklemiyorum” dedi.
Hızlı Galibiyet Umuldu
Savaşın uzaması halinde dünyada etkilenmeyecek hiçbir yer olamayacağını belirten Toğa, “Bu yüzden ABD hızlı bir galibiyet umuyordu ancak gelinen noktada bunun olmayacağı anlaşıldı gibi duruyor. Türkiye noktasında ise bu konunun şu aşamada ağır bir etkisi olacağını düşünmüyorum” diye konuştu.
İran Uzmanı Oral Toğa Kimdir?

İRAN Uzmanı Oral Toğa, yüksek lisansını Marmara Üniversitesi Ortadoğu ve İslam Ülkeleri Araştırmaları Enstitüsünde Ortadoğu Siyasi Tarihi ve Uluslararası İlişkiler Bölümünde “Kimlik Bağlamında Türkiye’nin İran Üzerinden Geliştirdiği Tehdit Algıları (1980-2003)” başlıklı teziyle tamamladı. Toğa, istihbarat-göç ilişkisine yoğunlaştığı doktora çalışmalarına, Milli Savunma Üniversitesi Atatürk Stratejik Araştırmalar ve Lisansüstü Eğitim Enstitüsü’nün (ATASAREN), Güvenlik Araştırmaları Bölümü’nde devam ediyor. Toğa’nın çalışmaları; istihbarat çalışmaları, güvenlik çalışmaları, İran iç politikası, Kafkasya ve göç konuları üzerinde yoğunlaşıyor.


