reklam
reklam
DOLAR 43,1388 % 0.21
EURO 50,2459 % -0.08
STERLIN 57,9216 % -0.16
FRANG 53,8831 % 0.06
ALTIN 6.251,35 % 0,91
BITCOIN 90.990,27 0.31
reklam

Rojin İçin Diyarbakır'da Oturma Eylemi

Yayınlanma Tarihi : Google News
Rojin İçin Diyarbakır'da Oturma Eylemi
reklam

Geçen yıl 27 Eylül'de Van'da kaldığı yurttan ayrıldıktan sonra kaybolan ve cansız bedeni 15 Ekim'de Mollakasım Mahallesi sahilinde bulunan Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Eğitim Fakültesi Çocuk Gelişimi Bölümü 1. sınıf öğrencisi Rojin Kabaiş'in şüpheli ölümü üzerine soruşturma devam ediyor.

‘Rojin Kabaiş İçin Adalet Komisyonu’ tarafından Diyarbakır’ın Yenişehir ilçesindeki Dağkapı Meydanı’nda bir oturma eylemi gerçekleştirildi. Eyleme Rojin'in annesi Aygül Kabaiş, kız kardeşleri, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Eş Başkanı Ayşe Serra Bucak Küçük ve çeşitli sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katılım sağladı.

“Otopsideki Rapor 28 Gün Bekletildi”

Eylemde söz alan ‘Rojin Kabaiş İçin Adalet Komisyonu’ üyesi Zeliha Taşkıran, Rojin'in cinsel saldırıya uğramış olma olasılığının kapsamlı bir şekilde araştırılması gerektiğini vurguladı:

“21 yaşındaki üniversite öğrencisi Rojin, 27 Eylül 2024 tarihinde kaldığı KYK yurdundan ayrıldı ve bir daha geri dönmedi. Tam 18 gün boyunca arama çalışmaları sürdürüldü, cansız bedeni en son görüldüğü yerden 20 kilometre uzaklıkta, Van Gölü kıyısında akıntının ters yönünde bulundu. Otopsi raporu, 28 gün boyunca ne avukatlarla ne de aileyle paylaşılmadı.

Rapor sonucunda ölüm anında Rojin’in bedeninde iki farklı erkeğe ait DNA tespit edildi. Ancak bu DNA örneklerinin kime ait olduğu ve nerelerde bulunduğu geçtiğimiz bir yıl boyunca açıklanmamıştı. 'Rojin intihar etti' argümanı ile soruşturma dosyasının kapatılmaya çalışıldığı iddia ediliyor.

Bir yıl boyunca her karanlık noktayı aydınlatmak adına sokaklarda, sosyal medyada ve yaşamın her alanında 'Rojin'e ne oldu?' sorusunu sorduk. Rojin'i asla unutmadık. Bu çabamız sonucunda Adli Tıp Kurumu, Rojin’in otopsisindeki iki farklı erkeğe ait DNA örneğinin nerede bulunduğuna dair raporu dosyaya ekledi.

Bu DNA’lar göğüs bölgesinde ve vajinanın iç bölümünde tespit edildi. Bu bulgularla, Rojin’in ölümü artık intihar veya şüpheli bir durum olarak geçiştirilemez. Aksine, cinsel saldırı ihtimalinin detaylı bir şekilde araştırılması gerekmektedir.”

“Bilgileri Gizlemişlerdir”

Rojin’e adalet sağlamak adına kentlerde sokaklara çıkmaya devam edeceklerini belirten Taşkıran, şu şekilde konuştu:

“Adli Tıp raporları, kamera görüntüleri, telefon sinyalleri ve DNA örneklerine dair birçok kritik bulgu kamuoyundan gizlendi. Rojin’in bedeninde tespit edilen iki erkek DNA’sının kime ait olduğunun belirlenip, şüphelilerin gözaltına alınması gerekmektedir.

Adli Tıp Kurumu, bu iki erkek DNA'sının kimlere ait olduğunu kamuoyuna açıklamak zorundadır. 'İntihar etti' diyerek Rojin’in katledilişinin üzeri örtülmeye çalışıldı ve dosyaya hukuki bir dayanağı olmayan kısıtlama kararı getirildi.

Yeni atanan savcı ile kısıtlama kararı kısmi olarak kaldırıldı. Ancak, en baştan beri, bu somut bir gerekçesi olmayan kısıtlama kararının gerçeklerin aileden ve avukatlardan gizlenmesi amacıyla alındığını biliyoruz.

Adli Tıp Kurumu'nun Rojin’in otopsi raporunu dosyaya eklemesiyle, savcı ve Adli Tıp Kurumu’nun bir yıldır ellerinde bulunan bilgileri gizledikleri anlaşılmıştır. Bu, delillerin karartılması ve suç işlenmesidir. Bu durum açık bir kadın cinayetiyle ortaklıktır. Rojin’in adaletini sağlamak için tüm kentlerde sokaklara çıkacak ve adalet mücadelemizi büyüteceğiz.”

reklam

YORUM YAP