

‘Eziyet yönetmeliği’ olarak adlandırdıkları Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliğinde yapılan değişiklikle, aile hekimleri, ebeler ve hemşirelerin maaşlarının kesilmesi üzerine birçok sağlık meslek örgütü, sendikası ve derneği eylem düzenledi. İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü önündeki eylemde “Haklarımız için buradayız” pankartı açıldı.
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’na yöneltilen “Bakan istifa” ve “Gelmeyen hastaya Memişoğlu baksın” sloganları ile yapılan açıklamada, “Hesap kitap değil, hekimlik yapmak istiyoruz”, “Pozitif performans dediniz, maaşları kuşa çevirdiniz” ve “Şiddete sıfır tolerans” yazılı dövizler taşıdı.
Katılımcı kurumlar adına ortak metni İSTAHED Genel Sekreteri Çınla Nişli Kaya okudu. Bakan Memişoğlu’nun geçen yıl “Her yıl bin aile sağlığı merkezi yapacağız” açıklamasını hatırlatan Kaya, “Aynı Bakan 21 Kasım 2025 günü TBMM’de yaptığı bütçe sunumunda, bin 202 tesisin hâlâ yatırım programında olduğunu söyledi. Soruyoruz. Bir yılda vadettiğiniz bin tane aile sağlığı merkezi nerede? Sağlık Bakanı’na buradan sesleniyoruz ve soruyoruz.” dedi.
Kaya, “Son bir senede bizim ücretimizden kestiğiniz parayla ne yaptınız? 20’ye yakın ayrı başlıkta yaptığınız performans ödemesi, ücret vermek değil; ücret kesmek üzerine kurguladığınız eziyet yönetmeliğiniz için maliyeden senelik bütçe aldığınızı biliyoruz.” ifadelerini kullandı.
Ebe ve hemşirelerden tavan ödemesine takıldığı gerekçesiyle aile hekimlerinden bordroları gizleyerek, hastane başvurularının çok olması nedeniyle 100 milyonlarca lira kesinti yaptığını belirten Kaya, “Bu bütçenin aile sağlığı merkezi yapılması ya da güçlendirilmesi için harcanmasının zorunlu olduğunu, Maliye Bakanlığı ile bu şekilde protokol yaptığınızı biliyoruz. Peki, döner sermayenize aktardığınız bu para nerede?” şeklinde konuştu.
'ZORLA AİLE SAĞLIK MERKEZİNE Mİ GETİRECEĞİZ İNSANLARI'
İSTAHED Başkanı Sercan Ahmet Uluç da eylemde şu sözleri dile getirdi: “Dünyada ilk kez bir sağlık çalışanı kendisine hasta başvurmadı diye maaşı kesildi. Pardon ama siz neye göre kesiyorsunuz bizim emeğimizin hakkını? Neyi eksik yapıyoruz biz? Ülkedeki toplam polikinliğin yüzde 40’ını biz yapıyoruz, aşı tarama izlemin tamamına yakını bizde. Saçma sapan bir sürü sağlık raporunu, her şeyi yapıyoruz ve mesaimizin başındayız. Daha ne yapacağız? Gelmeyeni de getirteceksiniz diyorsunuz. Neyiz biz; polis miyiz, jandarma mıyız zorla aile sağlık merkezine getireceğiz insanları?”
Uluç, “Böyle bir saçmalık olabilir mi? ‘Kamu çalışanın özlük ve mali hakları kanunla belirlenmek zorundadır’ diyen, anayasaya hükmünü hiçe sayan bakanlıktaki birkaç bürokratın iki dudağının arasına mı kaldı bizim emeğimizin hakkı? Kendinize gelin.” şeklinde tepki gösterdi. Ayrıca, hukukun nasıl göz ardı edildiğine dair eleştirilerde bulundu.
'DEVLET KURUMLARINI BAHİS SİTESİNE ÇEVİRDİNİZ'
Hemşire ve Ebe Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Vildan Aydın, bakanlığın usulsüz uygulamalarını kendilerine dayatmaya devam ettiğini belirterek, “Koskoca devlet kurumlarını bahis sitesine çevirdiniz. Her işiniz şaibeli, her işiniz şüpheli. Çalışanın devlete güvenini sarstınız. Suçunuzu kabul edin, sorumluluğunuzu yerine getirin. Gelmeyen hasta peşinde koşacağınıza önce gelen hastanın sağlık ihtiyacını doğru karşılayın.” dedi.
Aydın, “Onlarca parametre üzerinden sadece tarama yaparak istatistik verisi hâline getirdiğiniz vatandaşın gerçek sağlık hizmeti almasının önüne koyduğunuz performans baskısını kaldırın. Açlık sınırında ücretlerle ısınma, havalandırma sorunu olan binalarda, çalışma odası olmadan yemek su gibi temel ihtiyaçlarını dahi karşılamadığınız çalışanın cebinden de elinizi çekin.” şeklinde uyardı.
“Biz her koşulda kesintisiz sağlık hizmeti sunuyoruz, ücretlerimizi de kesintisiz istiyoruz. Açık ve net uyarıyoruz, sizin suçunuzun cezasını çekmeyeceğiz.” ifadeleriyle sözlerini tamamladı.
'SORUMLU AİLE HEKİMİ GÖSTERİLMEK İSTENİYOR'
Birlik ve Dayanışma Sendikası Genel Başkanı Ahmet Mehlepçi, sağlık hizmetinin sayılara indirgenerek çalışanların güvencesiz bırakıldığını vurguladı. Mehlepçi, “Bizim işimiz koruyucu sağlık hizmeti vermek, yani vatandaşın hastalanmasını önlemek. Nasıl bir saçmalıkla karşı karşıyayız? Hastaya ilaç yazdığınızda bizim maaşınızdan kesilmesi, hasta hastaneye gittiğinde bizim maaşınızdan kesilmesi, hasta bize düşük puan verdiğinde maaşımızdan kesilmesi hangi mantığa hangi akla uygun?” şeklinde sordu.
“Aşıyı yapamadığımız zaman maaşımızdan kesinti ile karşılaşıyoruz. Getiremedikleri aşıların bedelini bizlere ve yoksulluk sınırının yarısı kadar maaş verdikleri ebe hemşirelere ödetiyorlar. Vatandaşa ‘Gidin, aile hekiminiz size randevu alsın’ deniyor.” diye devam etti.
Mehlepçi, “Çözemedikleri randevu krizini de bize yıkmak istiyorlar. Veremedikleri hizmetlerin sorumlusu olarak aile hekimi gösterilmek isteniyor. Çünkü sistemin eksikliklerinin aksaklıklarının sorumluluğunu çalışanlara yıkmak siyasi bir tercih.” şeklinde eleştirilerde bulundu.
Ayrıca kanser taramaları için ‘Gel, taramanı yaptır’ diye SMS atmayı bilen bakanlığın, ‘Gel, aşını yaptır’ demeyi bilmediğini aktardı.


