

Suriye Dışişleri Bakanlığı, Türkiye, Suriye ve ABD dışişleri bakanlarının Beyaz Saray'daki toplantısında, Suriye'de SDG adı altında faaliyet gösteren PKK/YPG terör örgütünün Şam yönetimiyle entegrasyonunu içeren 10 Mart Anlaşması'nın uygulanmasına yönelik net mekanizmalar üzerinde anlaşmaya varıldığını duyurdu.
Bakanlık, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ve ABD Başkanı Donald Trump görüşmesi, SDG'nin entegrasyonu, yaptırımların kaldırılması, ekonomik işbirliği ve Suriye-İsrail güvenlik anlaşması konularına ilişkin açıklamalarda bulundu.
Açıklamada, Cumhurbaşkanı Şara'nın Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani ile beraber Beyaz Saray'a yaptığı ziyaretin “tarihte ilk kez” gerçekleştiği belirtildi ve görüşmenin “samimi ve yapıcı bir atmosferde” yapıldığı ifade edildi.
Ayrıca, Trump'ın ABD'nin yeni Suriye liderliği ve halkına duyduğu hayranlığı dile getirdiği, ülke genelindeki kurtuluş ve istikrar kazanımları için takdirlerini sunduğu vurgulandı.
Trump, “ABD'nin Suriye'nin yeniden inşa ve kalkınma sürecine destek vermeye hazır olduğunu” belirtti. Suriye ile ABD dışişleri bakanları ve Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan arasında bir çalışma toplantısının yapıldığı da aktarıldı.
Çalışma toplantısının bir saati aştığı kaydedilirken, Şara ile “Mazlum Kobani” kod adlı terörist Mazlum Abdi Şahin arasında imzalanan “10 Mart Anlaşması”nın uygulanması için net mekanizmaların oluşturulmasına dair uzlaşıya varıldığı ifade edildi.
Açıklamada ayrıca, SDG ile Şam yönetiminin entegrasyonunu ve ulusal güvenliğin güçlendirilmesi sürecinin bir parçası olarak Suriye Demokratik Güçleri'nin Suriye Arap Ordusu'na entegre edilmesine yönelik adımlar atılacağı belirtildi.
ABD tarafının bölgesel istikrarı artırıcı İsrail ile güvenlik anlaşmasına varılması konusunda destek verdiği de duyuruldu. Trump'ın ekonomik alanda Suriye'deki kalkınma ve yatırım girişimlerine destek verdiği, Sezar Yasası kapsamındaki yaptırımların kaldırılması için ilerleme taahhüdünde bulunduğu aktarıldı.
FOX NEWS'E RÖPORTAJ VERDİ
ABD Başkanı Trump ile görüşmesinin ardından Amerikan Fox News'a röportaj veren Suriye Cumhurbaşkanı Şara, ilk Washington ziyaretinin yansımalarını değerlendirdi.
Şara, Suriye'nin eski rejim döneminde 60 yıl boyunca dünya ile izole kaldığını, bu dönemde ABD ile Suriye arasında bağlantının koptuğunu ifade etti. Beyaz Saray’a yapılan bu ziyaretin önemine dikkat çekti.
Eski rejimin yıkılmasından sonra Suriye'nin yeni bir döneme girdiğini ve bu dönemde özellikle ABD ile ilişkilerde “yeni bir strateji” geliştirebileceklerini belirtti.
DEAŞ İLE MÜCADELE
Ahmed Şara, Suriye'nin DEAŞ Karşıtı Koalisyona katılma konusunu Trump ile görüştüklerini ve DEAŞ'la mücadele konusunda Washington ile iletişimi sürdüreceklerini ifade etti.
10 yıl boyunca DAEŞ'a karşı birçok savaşa katıldıklarını dile getiren Şara, “ABD ordusunun Suriye'deki varlığının nedenleri var ve şu anda Suriye hükümeti ile koordineli olması gerekiyor,” değerlendirmesini yaptı.
Yaptırımların kaldırılması konusunda Trump ile konuştuklarını belirten Şara, özellikle BM Güvenlik Konseyi'nde kendisi ve bazı Suriyeli yetkililere yönelik uygulanan yaptırımların kaldırılmasına atıfta bulundu.
İSRAİL'LE DOĞRUDAN MÜZAKEREDE BULUNMAYACAĞIZ
Şara, Suriye ile İsrail ilişkileri hakkında gelen soruya yanıt verirken Abraham Anlaşmaları'na katılmanın söz konusu olmadığını belirtti.
İsrail’in 1967’den beri Golan Tepeleri'ni işgali sürdüğünü hatırlatan Şara, “İsrail ile şu anda doğrudan müzakereye girmeyeceğiz, belki Başkan Trump bu konuda yardımcı olabilir,” dedi.
BEŞŞAR TESLİM EDİLSİN
Beşşar Esed'in Rusya'da serbest yaşamına dair soruya yanıt veren Şara, Esed'in sert yaptıklarının hesabını vermesi gerektiğinin altını çizdi.
Şara, “Rusya, Suriye halkına karşı savaşa katılmıştır. Bu nedenle, Suriye ile yapılan müzakerelerin bir parçası olarak, Beşşar Esad da dahil tüm arananlar Suriye'ye teslim edilmelidir,” ifadelerini kullandı.
Şara, geçmişte El Kaide ile bağlantılı olduğu sorgulanan bir konuya dair ise, “Bu artık geçmişte kalan bir konu. Başkan Trump ile gelecekteki yatırım fırsatları hakkında konuştuk,” dedi.
Ahmed Şara, 11 Eylül tarihli saldırılar ile ilgili soruya “O zamanlar ben sadece 19 yaşındaydım. Dolayısıyla bu konuyla hiçbir ilgim yok,” şeklinde yanıt verdi ve sivillerin acılarının farkında olduklarını ifade etti.


