reklam
reklam
DOLAR 43,8445 % 0.02
EURO 51,9238 % 0.34
STERLIN 59,3213 % 0.23
FRANG 56,8155 % 0.45
ALTIN 7.271,58 % 1,23
BITCOIN 64.589,69 -5.226
reklam

Saray'dan Önemli Açıklama: Öcalan’ın Liderliğine Bağlı Kalmak Doğru Yol

Yayınlanma Tarihi : Google News
Saray'dan Önemli Açıklama: Öcalan’ın Liderliğine Bağlı Kalmak Doğru Yol
reklam

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum, Anadolu Ajansı için 'Terörsüz Türkiye ve Bölgeye Geçiş Sürecinde Kürtlerin Geleceği' başlıklı bir yazı kaleme aldı.

Uçum, Türkiye’nin Kürtleri açısından kimlik temelli bir gelecek sorununun olmadığını belirterek, “Kürtler, Türk milletinin ayrılmaz bir parçasıdır ve bu nedenle Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu ve daimi sahibidir. Türkiye Cumhuriyeti, Türkiye halkının tüm unsurlarının, Kürtlerin de milli devletidir. Türkiye Yüzyılı, Türk ve Kürt Yüzyılı'dır” dedi.

Uçum, devlet politikası olarak yürütülen Terörsüz Türkiye hedefinin 16 aylık süreçte yaşanan gelişmelerini ele aldığı yazısında, kanun teklifinin ardından Terörsüz Türkiye’ye geçiş sürecinin tamamlanacağını ifade etti.

“ENGELLEME GİRİŞİMLERİ DEVAM EDİYOR”

Yazısında Uçum, şu noktalara değindi:

  • Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölgeye geçiş süreci, devlet kurumlarının titiz çalışmaları ve Cumhur İttifakı'nın kararlı yaklaşımlarıyla devam ederken, Öcalan’ın tabiriyle süreci engellemeye çalışan girişimler de sürmektedir.
  • Özellikle Suriye’deki gelişmeler üzerinden bazı çevrelerce Kürtlerin geleceğine dair karamsarlık yayma çabaları başlamıştır. Farklı niyetlerle, sanki bir felaket senaryosu gibi Kürtlerin geleceği hakkında kaygılar öne sürüldü. Ancak bu söylemler hala bazı odaklar tarafından devam ettirilmektedir. Kürtlerle ilgili istismar siyaseti sürekli olarak piyasaya sürülmektedir.
  • Kürtlerin içindeki bazı etnikçi unsurlar, yeni gibi görünmeye çalışarak bölücülük dilini, liberalizm ve ümmetçilik gibi kavramlarla yeniden canlandırma çabası içindedirler. “Duygusal kopuş” iddialarıyla “vatandaş ulusçuluğu yerine etnik ulusçuluk” yaklaşımını yaymak istemektedirler.

“KÜRTLERİ İSTİSMAR EDİYORLAR”

Kürtlerin siyasi temsil ve eşitlik sorununu gündeme getiren, statü haklarının tanınmasını isteyenlerin aslında meseleyi etnik kimlik siyasetine indirgemeye çalıştığını belirten Uçum, “Gerçek dertleri Kürtlerin varoluşunu güvence altına almak değildir. Aksine, Kürt etnik kimliğini istismar ederek, terör örgütüne dayanan İsrail destekçisi bir uydu devletin kurulmasını hedeflemektedirler” dedi.

Sahadaki durumun gerçekleriyle ilgili olarak, “Münfesih terör örgütünün artık unsurları, Kürtlerin yerini örgütsel fetişizme yerleştirmiştir. Örgüt iktidar peşinde koşarken, Kürtlerle ilgili herhangi bir söz söyleme hakkına sahip olmadığını fark etmesi gerekmektedir” ifadelerini kullandı.

Uçum, Münfesih terör örgütünün artık unsurlarının, yüzeysel temsil yeteneklerinin kalmadığını belirterek, bir dönem Kürtlerin belli kesimlerini kitle gücü olarak kullanan bu örgütün bu pratiğinin sona erdiğini vurguladı.

“PKK İÇİN KOŞULLAR DEĞİŞTİ”

Münfesih terör örgütünün unsurlarının Suriye’deki Kürt haklarına sahip çıkmaktan yana olması gerektiğini belirten Uçum, “Kendilerine iktidar sağlama düşüncesinden vazgeçmelidirler” dedi.

Münfesih terör örgütünün kalıntıları için şartların köklü bir değişime uğradığını belirten Uçum, “Artık silahlı terör eylemlerinin pratikte yürütme imkanı kalmadı. Bu kitlelerin yeni bir yola girmesi tek çareleridir. Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedeflerini desteklemeleri ve demokratik bütünleşme süreçlerinde yer almaları gerekmektedir” tespitlerini yaptı.

Uçum, Öcalan’ın liderliğine bağlı kalmanın, 27 Şubat deklarasyonunun gereğini yerine getirmenin, Öcalan’ın perspektifine uygun hareket etmenin örgüt için en doğru seçenek olduğunu sözlerine ekledi.

“DEM'İN PRATİKLERİ ÖCALAN'IN İRADESİNE BAŞKALDIRI”

DEM temsil alanlarının son dönemdeki yanlışlarına dikkat çeken Uçum, “Münfesih terör örgütü ile Kürtleri özdeş gören yaklaşımlar, Suriye’de Kürtlerin tarihsel kazanımlarını göz ardı eden tutumlar ciddi hatalardır. Bu durum, Öcalan’ın iradesine bir başkaldırı olarak değerlendirilebilir” dedi.

Türk bayrağına yönelik saldırılarda DEM’in doğrudan ya da dolaylı bir rolünün olduğu izleniminin, DEM için büyük bir tehlike olduğunu belirten Uçum, “Devlete düşmanlık yaparak, aynı zamanda devletle işbirliği içinde bulunmak, meşru bir siyasi aktör olmayı imkansız hale getirir” ifadelerini kullandı.

“AKSİ HALDE DEM'İN YENİLENMESİ KAÇINILMAZ”

DEM’in kendini yenileme konusunda büyük bir fırsata sahip olduğunu vurgulayan Uçum, “Şayet bu fırsat iyi değerlendirilmezse, DEM’in yenilenmesi kaçınılmaz olacaktır” uyarısında bulundu.

Kürtlerin geleceğini bağımsız devlet veya özerklik hayalleri üzerine kuran ideolojilerin iflas ettiğini dile getiren Uçum, “Bu ideolojik unsurların, Kürtleri istismar etmek için kullanıldığı tescillenmiştir” dedi.

“KÜRTLER TÜRKİYE CUMHURİYETİ'NİN SAHİBİ”

Kürtlerin, Türk milletinin ayrılmaz bir parçası olduğunu söyleyen Uçum, “Türkiye’de tek millet ve tek milli devlet vardır: Türk milleti ve üniter Türkiye Cumhuriyeti” ifadeleriyle bu durumun altını çizdi.

Kürtlerin, Türkiye Cumhuriyeti'ni sahiplenmelerinin hem hakları hem yükümlülükleri olduğunu vurgulayan Uçum, “Kürtlerin devletleriyle bütünleşme yoluna girmeleri, toplumun geleceği için oldukça önemli bir adımdır” şeklinde konuştu.

Türkiye’nin, bölgedeki Kürtlerin en büyük garantörü olduğunu ve bunu sürdürmeye devam edeceğini belirten Uçum, “Gelecekleriyle ilgili kaygıların ortadan kalkması için, bu imkanların doğru bir şekilde kullanılması gerekir” dedi.

reklam

YORUM YAP