reklam
reklam
DOLAR 45,5977 % 0.19
EURO 53,2744 % -0.3
STERLIN 61,0671 % -0.53
FRANG 57,9808 % -0.17
ALTIN 6.644,89 % -2,19
BITCOIN 78.163,58 -3.027
reklam

Sert Çıktı: Bir Gecede 250 Kat Artırılıyor

Yayınlanma Tarihi : Google News
Sert Çıktı: Bir Gecede 250 Kat Artırılıyor
reklam

Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile Çeltik Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin görüşmeleri Tarım Orman ve Köyişleri Komisyonu’nda devam ediyor.

Komisyonda konuşan CHP Manisa Milletvekili Bekir Başevirgen, kanun teklifinin vatandaşların yaşadığı 2B arazileriyle ilgili sorunların çözümü açısından önemli olabileceğini belirtti ancak iktidarın, “torba kanun” tekniğiyle birçok kanunu bir araya getirerek değişiklik yapmasını eleştirdi.

'Bir Gecede 250 Kat Artırılıyor'

Tarım arazilerinin korunmasından alkol satış kurallarına, mülkiyet uyuşmazlıklarından hayvancılığa kadar birçok alanda değişiklikler yapıldığını belirten Başevirgen, “Ayrıca, Adalet, Sanayi ve Plan Bütçe Komisyonları tali komisyon olarak atanmasına rağmen teklif, hiçbir komisyonda görüşülmeden doğrudan bizim önümüze getiriliyor. Bu durum Meclis denetimini zorlaştırıyor, her düzenlemenin ayrı ayrı tartışılmasını engelliyor ve şeffaflığı azaltıyor” diye konuştu.

Başevirgen, 27 maddelik bu “Torba Kanun” teklifinin Türkiye’nin üretim ekosistemine, mülkiyet hukukuna ve sosyal barışına yönelik ağır bir “mali ve idari kuşatma” metni olduğunu savunarak şöyle devam etti:

“Bu teklif, hukuk tarihimizde görülmemiş orantısızlıkta cezalar içeriyor. Toprak Koruma Kanunu’nda ceza katsayıları bir gecede 250 kat artırılıyor. Hayvancılıkta bir belgesi eksik diye hayvan başına 7 bin 863 TL ceza kesilmesi öngörülüyor. Veteriner hekimlere 600 bin TL’ye varan cezaların verilmesinin önü açılıyor.”

'Köylüye Kaçakçı Muamelesi Yapılıyor'

Teklifin özellikle Şeker Kanunu düzenlemeleri açısından büyük sorunlar barındırdığını belirten Başevirgen, “Stratejik bir gıda ürünü olan şeker pancarını ‘sözleşmesiz’ eken çiftçinin üzerine jandarma ve polis gönderiliyor. Çiftçiye, hasat ettiği ürünün bedeli kadar ceza kesiliyor. Kendi toprağında üretim yapan köylüye ‘kaçakçı’ muamelesi yapılıyor. Orman Kanunu’nda yapılan düzenlemeyle ‘Küresel iklim değişikliği’ gibi kavramların arkasına sığınılarak, devlet ormanları ‘karbon piyasası’ adı altında şirketlerin kullanımına açılıyor.” dedi.

“Bu düzenleme, kamu harcamalarını yerel bütçeye kaydırma operasyonunun parçasıdır.”

DSİ’nin sorumluluklarının belediyelere aktarıldığına dikkat çeken Başevirgen, şöyle devam etti:

“Bu teklifle mevcutta DSİ’nin sorumluluğunda olan ancak halkın fiilen kullandığı binlerce kilometrelik yolun, 6 ay içinde belediyelere veya il özel idarelerine devredilmesi emrediliyor. Yani DSİ yollarının bakım yükü, zor durumda olan belediyelere yıkılıyor.”

Başkan Başevirgen, bu düzenlemenin yerel yönetimlerin hizmet kalitesini düşüreceğini ve diğer yatırımların durmasına neden olacağını da sözlerine ekledi.

'Bu Metin Bir 'Reform' Değil'

Düzenlemenin sadece “tarımsal amaçlı” faaliyet gösteren kooperatifler için bir açık kapı bıraktığını ancak bunun da bakanlık iznine bağlandığını kaydeden Başevirgen, “Bakanlığın ‘tarımsal amaçlı’ tanımını nasıl yapacağı ve hangi kooperatife izin verip hangisine vermeyeceği ucu açık bir takdir yetkisidir. Bu durum, kooperatifler arasında ayrımcılık yapılmasına veya siyasi, bürokratik yakınlıklara göre izin süreçlerinin işlemesine zemin hazırlayabilir.” dedi.

Teklifin, alkolü yasaklarla “mutlak bir görünmezlik” seviyesine taşımayı hedeflediğini ifade eden Başevirgen, “Bu düzenleme, sadece doğrudan reklamı değil, her türlü çağrışımı, isim benzerliğini ve kurumsal kimlik kullanımını da yasak kapsamına alıyor. Firmalara yeni maliyet kalemleri oluşturuyor. Sonuç olarak önümüze getirilen bu teklif, hukuki güvenliği yok etmekte, mülkiyet hakkını aşındırmakta ve gıda güvenliğini riske atmaktadır. Bu metin bir ‘reform’ değil, bir ‘ceza ve tahsilat’ metnidir.” şeklinde konuştu.

reklam

YORUM YAP