reklam
reklam
DOLAR 43,1388 % 0.21
EURO 50,2459 % -0.08
STERLIN 57,9216 % -0.16
FRANG 53,8831 % 0.06
ALTIN 6.251,35 % 0,91
BITCOIN 90.666,47 0.517
reklam

Son Üç Haftada 750'den Fazla Vatandaş Gıda Zehirlendi

Yayınlanma Tarihi : Google News
Son Üç Haftada 750'den Fazla Vatandaş Gıda Zehirlendi
reklam

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Gıda Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı Yaşar Üzümcü, son günlerde artış gösteren gıda zehirlenmesi vakaları ile ilgili basın toplantısı gerçekleştirdi. Üzümcü, bu toplantıda gıda kaynaklı hastalıkların bireylerin sağlık durumunu akut ve kronik şekilde etkileyebileceğini, özellikle bağışıklık sistemi zayıf olan çocuklar, yaşlılar veya kronik hastalığı bulunan bireylerde durumun daha ağır seyredebileceğini ve ölümle sonlanabileceğini vurguladı.

3 Haftada 750'den Fazla Vatandaş Zehirlendi

Gıda kaynaklı hastalıklar ölüme yol açmadığı durumda bile, bazen ciddi sağlık sorunlarına ve ülke ekonomisine kayda değer zararlar vermekte, iş gücünü düşürmekte, sağlık sistemi üzerinde baskı oluşturmakta ve toplumda gıdalara olan güveni sarsmaktadır. Üzümcü, bu konuda şöyle konuştu:

“Bu nedenle, gıda kaynaklı hastalıklar ve zehirlenmelerin üzerinde titizlikle durulması gereken hayati bir sorun olarak önümüzde durmaktadır. Son günlerde yaşanan gıda zehirlenmesi vakalarının artışı, Türkiye’de gıda güvenliğinin ne denli kırılgan olduğunu bir kez daha acı bir şekilde gözler önüne sermektedir.”

Kasım ayının ilk 3 haftasında 750’den fazla yurttaşın gıda zehirlenmesi yaşadığı bildirilmiştir. Medyaya yansıyan bilgilere göre; Samsun’da bir okul yemekhanesinde hamburger yiyen 5 öğrenci, Karabük’teki yardım kermesinde yemek yiyen 28 öğrenci, Kayseri’deki sucuk festivalinde 80 kişi, Rize’de mevlit yemeğinde 104 kişi, Bursa’da tavuk pilav yiyen 11 işçi, Trabzon’da düğün yemeğinde 100 kişi, Şişli’deki bir restoranda yemek yiyen 25 kişi, Gümüşhane’de bir imam hatip ortaokulunun yemekhanesinde pide ve ayran tüketen 29 öğrenci, Adıyaman'ın Besni ilçesindeki KYK yurtlarında akşam yemeğinden sonra 70 öğrenci, Sakarya'nın Ferizli ilçesindeki açık ceza infaz kurumunda 131 mahkum, Gaziantep İl Göç İdaresi’nde akşam yemeğinde 56 mülteci, Kocaeli'de özel bir lisede eğitim gören 14 öğrenci ise kantinden aldıkları tavuk ürününden sonra hastaneye kaldırılmıştır.

Yüksek Maliyet, Düşük Kalite

Bu vakaların temel nedeni ise gıda güvenliği ilkelerine uyulmamasıdır. Özellikle toplu tüketim alanlarında yükselen maliyetler nedeniyle düşük kaliteli ürünlerin tercih edilmesi, hijyen kurallarına uyulmaması, sıcak/soğuk zincirin ihlali, maliyetten kaçınmak adına dezenfektan kullanımının yetersizliği, yetersiz sayıda teknik personel istihdamı gibi sorunlar ön plana çıkmaktadır.

Denetim Ekipleri Arttırılmalı

TMMOB Gıda Mühendisleri Odası olarak yeniden uyarıyoruz. Yerel yönetimlerin, işporta şeklindeki, seyyar gıda satışı yapan ve izni olmayan bu tür noktalara kesinlikle müsaade etmemesi gerekmektedir. Tarım ve Orman Bakanlığı'nın da, tüm gıda üretim ve tüketim noktalarının açılış öncesi ve aktif süreçte risk esaslı denetimlerini yeterli bir şekilde yapması elzemdir. Denetmen sayısının artmadığı ama denetimlerin sayısının yükseldiği durumlarda etkinlik kaybı yaşanmaktadır; bu nedenle denetim ekipleri ve içindeki gıda mühendisleri sayılarda arttırılmalıdır.”

Meslek Odaları Görev Almalı

Hazır gıda sunumu yapılan mekanların sahipleri ve çalışanları, açılmadan önce gıda güvenliği eğitimine tabi tutulmalıdır. Bu eğitim hijyen, su, gıda güvenliği konularını kapsayan nitelikli bir eğitim olmalı ve sınavla belgelendirilmelidir. Bir işletmecinin bu belgeye sahip olmadan iş yeri açamaması için Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından acilen bir yönetmelik çıkarılmalıdır. Ayrıca, periyodik olarak tekrar edilecek bu eğitimlerin verilmesi konusunda TMMOB ve ilgili meslek odaları görev üstlenmelidir. Küçük gıda işletmeleri teknik takipten yoksun kaldığı için, bu açığın kapatılması amacıyla gıda danışmanlığı sistemi geliştirilmelidir.

Toplu tüketimin yoğun olduğu Milli Eğitim, Savunma, Turizm, Gençlik ve Spor Bakanlıkları ile üniversitelerde gıda mühendisi bulundurulması da alınacak önlemler arasında öncelikli yer tutmaktadır.

Gıda güvenliği ihlalleri ve hilelerin önlenememesindeki en büyük etkenlerden biri yeterli yaptırımların olmaması ve verilen cezaların caydırıcı nitelikte bulunmamasıdır. Daha önce ceza almış firmaların isim değiştirerek gıda sektöründe faaliyet göstermeye devam etmesi, dikkat edilmesi gereken başka bir meseledir. Bu tür yanlışların önüne geçmek için 'Gıda İhtisas Mahkemeleri'nin acilen kurulması önerilmektedir.

'Gıda Güvenliği Sağlansın' Talebi

Ülkemizde gıda güvenliğinden bahsedebilmek için belirtilen tedbirlerin ivedilikle uygulamaya konulması gerekmektedir. Temel bir insan hakkı olan güvenli gıdaya ulaşımın sağlanması ve toplum sağlığının korunması, başta hükümetler olmak üzere tüm yetkili kuruluşların öncelikli yükümlülüğüdür. Kamuoyuna bir kez daha hatırlatıyor ve toplum sağlığını korumak için ülkemizde gıda güvenliğinin tam olarak sağlanmasını talep ediyoruz.

reklam

YORUM YAP