

Rusya ve Ukrayna arasındaki çatışmaların sona erdirilmesine yönelik ABD’nin arabuluculuğunda gerçekleştirilen barış müzakerelerinde, Ukrayna’nın 2027 yılına kadar hızlandırılmış bir katılım süreciyle Avrupa Birliği’ne (AB) dahil edilmesi amacıyla hazırlanan plan gün yüzüne çıktı.
Financial Times’ın haberine göre, bu plan, savaşın sona erdirilmesine yönelik kapsamlı bir taslağın parçası olarak masaya yatırıldı.
Gazeteye bilgi veren kaynaklara göre, ABD ve Ukrayna’dan müzakerecilerin oluşturduğu ve Brüksel’in de destek verdiği taslakta, Ukrayna’nın en geç 1 Ocak 2027’de AB üyesi olarak kabul edilmesi açıkça belirtiliyor.
AB’YE KATILIM PROSEDÜRLERİNDE BÜYÜK DEĞİŞİM
Bu takvim, AB’nin uzun yıllara yayılan ve 36 aşamadan oluşan mevcut katılım süreçlerini köklü bir şekilde değiştirme potansiyeline sahip.
Ukrayna, üyelik sürecinin herhangi bir aşamasını tam anlamıyla tamamlamış olmasa da, barış anlaşmasına üyelik tarihinin eklenmesinin AB için geri dönülmesi zor bir siyasi taahhüt yaratacağı ifade ediliyor. ABD’nin güçlü desteğiyle, bu sürece karşı çıkan üye ülkelerin veto haklarını kullanmalarının güçleşeceği belirtiliyor.
ABD Başkanı Donald Trump’ın, anlaşmanın bir parçası olarak Macaristan Başbakanı Viktor Orban üzerindeki etkisini kullanarak potansiyel bir vetoyu kaldırma konusunda baskı yapabileceği iddia ediliyor.
ZELENSKİY’DEN ÇARPICI AÇIKLAMA
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Perşembe günü yaptığı açıklamada, müzakere pozisyonlarının büyük ölçüde ülkesinin ileride AB üyesi olacağı varsayımına dayanarak belirlendiğini ifade etti.
Zelenskiy, üyelik kararının “hem Avrupalılara hem de Amerikalılara bağlı olduğunu” belirterek, “Eğer anlaşmada Ukrayna’nın AB’ye giriş tarihi belirtilirse, ABD bu sürecin Avrupa’da engellenmemesi için gerekli her şeyi yapacaktır” dedi.
AB’nin genişlemeden sorumlu komiseri, geçtiğimiz ay yaptığı bir açıklamada, yeni üyelerin birkaç yıl boyunca ‘gözlem altında’ tutulabileceğini ve demokratik standartlarda bir gerileme yaşanması durumunda üyelikten çıkarılabileceklerini aktarmıştı. Bu yaklaşım, hızlandırılmış Ukrayna üyeliğine yönelik endişeleri gidermeyi amaçlayan bir alternatif olarak değerlendiriliyor.


