

ABD Başkanı Donald Trump, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'yu kaçırdıkları iddiasında bulunduktan kısa bir süre sonra, İsrail'in eski Başbakanı Yair Lapid, Tahran'a “İran'daki rejim, Venezuela'daki gelişmeleri dikkatle takip etmelidir” mesajını iletti.
Trump'ın Venezuela'ya yönelik saldırı açıklamaları, ekonomik krizin neden olduğu protestolarla çalkalanan İran'a yönelik tehditlerinin hemen arkasından geldi. Trump, İran yönetiminin protestolara güç kullanarak müdahale etmesi durumunda ABD'nin müdahalede bulunacağını belirtmişti.
Uzmanlara göre Washington'un Caracas ve Tahran ile yaşadığı gerilimlerin kökenleri farklı olmakla birlikte, Maduro'nun başına gelenler İran ile bir savaş olasılığını artırabilir.
Maduro'nun Düşmesi İran İçin Ne Anlama Geliyor?
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, son aylarda Maduro'nun İran ile bağlantılarını vurgulayarak, Caracas'ın Lübnan Hizbullahı'nın Batı Yarımküre'deki “izini” artıracağını savundu. Ancak bu iddialarını destekleyecek herhangi bir kanıt sunmadı.
Her iki ülkenin de ABD yaptırımları nedeniyle küresel ticarette pek yer bulamadığı bilinen bir gerçek. El Cezire'ye konuşan analistler, Maduro'nun düşmesinin İran'ın mevcut müttefik ağını daha da daraltabileceğine dikkat çekiyor.
Geçtiğimiz yıl Suriye'de Beşar Esad’ın yönetimi düştü ve İsrail’in Lübnan’a düzenlediği saldırılarda Hizbullah ciddi zararlar aldı. Esad'ın düşmesi, Suriye'den Lübnan'a silah akışını da olumsuz etkiledi.
Maduro'nun kaçırılmasının ardından İran'ın dini lideri Ali Hamaney, “Düşmana asla boyun eğmeyeceğiz. Aksine, onları diz çöktüreceğiz” şeklinde açıklamalarda bulundu.
Trump'ın Devam Eden Tehditleri
Trump, geçen hafta Florida'da Netanyahu ile bir araya geldiği sırada, İran'ın füze ya da nükleer programlarını yeniden başlatması durumunda bombalama tehditlerini gündeme getirdi. “Yeniden toparlanmaya çalışırlarsa onları yeniden indirmemiz gerekecek” ifadelerini kullandı.
Bu tehditler, İran'daki protestoların ardından da sürdü. Trump, bir uçakta yaptığı açıklamada “Geçmişte olduğu gibi insanları öldürmeye devam ederlerse, ABD tarafından çok ağır bir şekilde vurulacaklar. Çok yakından izliyoruz” dedi.
ABD Dışişleri Bakanlığı'nın Farsça X hesabında ise Trump'ın operasyon odasında çekilmiş bir fotoğrafı paylaşılmış ve “Başkan Trump eylem adamıdır. Eğer önceden bilmiyorsanız, şimdi biliyorsunuz” mesajı yer aldı.

Analistlerin Görüşleri
El Cezire'ye bilgi veren Ulusal İran Amerikan Konseyi (NIAC) Başkanı Jamal Abdi, Maduro'nun kaçırılmasının durumu “daha istikrarsız ve savaşı daha olası hale getiren” bir gelişme olarak nitelerken, bu durumun Trump'ın “cerrahi” rejim değişikliği yaklaşımına sıcak bakmasını sağlayabileceğini ifade etti.
Abdi, Maduro’nun kaçırılmasının İran’ı askeri eylemleri tetikleyebilecek adımlar atmaya yöneltebileceğini ve bunun da askeri caydırıcılık artırma veya ABD-İsrail saldırılarına yönelik hamleler yapmayı içerebileceğini belirtti.
Abdi ayrıca, İran'ın “nükleer caydırıcılığın hayati” olduğu tezinin bu olayla daha da meşruiyet kazanabileceğini vurguladı.
Petrol Faktörü
Analistler, Trump'ın hızlı güç gösterimlerinden hoşlandığını ve uzun süreli savaşlardan ziyade kısa hamleler tercih ettiğini, ancak Venezuela'nın “tek bir hamlede sona erdirilebilecek” bir durum olmayabileceğini ifade ediyor.
Amerikan halkının özellikle Orta Doğu'daki “bitmeyen savaşlardan yorulduğu” yönündeki görüşleri dikkate alınırsa, yönetimin yeni bir uzun savaşı pazarlamasının zor olabileceği de vurgulandı.
Ayrıca, Cumhuriyetçi Kongre üyesi Marjorie Taylor Greene'in de aralarında bulunduğu bir grup eleştirmen, ABD'nin Venezuela petrolünü kontrol etmesi durumunda İran ile olası bir savaşın enerji piyasası üzerindeki etkisini dengeleyebileceğine dikkat çekiyor. Greene, X'ten yaptığı paylaşımda Maduro'nun devrilmesini İran'daki olası bir rejim değişikliği savaşı için enerji istikrarı hamlesi olarak değerlendirdi.
Dünya petrolünün yaklaşık yüzde 20'si Hürmüz Boğazı'ndan geçmektedir ve İran, bir savaş durumunda boğazı kapatma yoluna gidebilir. Abdi, Venezuela petrolünün teorik olarak Körfez’den ihracat kaybını “biraz tampon” olabileceğini ancak bunun için Venezuela'da ABD açısından “çok şeyin doğru gitmesi” gerektiğini belirtti.


