

Yapay zeka altyapısı oluşturmak için dünya genelinde artan veri merkezi yatırımları, ABD merkezli teknoloji devlerinin mali tablolarında önemli ama görünmez bir yükümlülük haline geldi. Moody’s Ratings tarafından yayımlanan sektörel analize göre Amazon, Meta, Alphabet, Microsoft ve Oracle’ın henüz aktifleşmemiş veri merkezi kira sözleşmeleri toplamda 662 milyar dolara ulaşmış durumda.
Bu miktar, muhasebe standartları gereği mevcut yükümlülükler arasında gösterilmediği için şirketlerin bilançolarında yer almıyor. Ancak kira sözleşmeleri devreye girdiğinde, bu tutar önümüzdeki yıllarda bilançoları etkilemeye başlayacak.
Toplam Taahhüt 969 Milyar Dolar
Rapor, beş teknoloji şirketinin 2025 yılı itibarıyla iskonto edilmemiş toplam gelecekteki kira yükümlülüğünün 969 milyar dolar seviyesinde olduğunu ortaya koyuyor. Bu meblağın yaklaşık üçte ikisini, yani 662 milyar doları, henüz henüz hayata geçmemiş kira sözleşmeleri oluşturuyor.
Moody’s analistleri David Gonzales ve Alastair Drake, bu rakamın şirketlerin düzeltilmiş toplam borcunun yüzde 113’üne denk geldiğini ifade etti.
“Yükümlülükler Kaybolmadı, Henüz Ortaya Çıkmadı”
Moody’s analisti David Gonzales, bu yükümlülüklerin muhasebe dışında kalmasını bir kaçınma olarak nitelendirmedi ve “Bu taahhütler kaybolmuş değil, henüz bilançolara yansıyan aşamaya ulaşmamış durumda. Hizmet alınmadığı için borç sayılmıyor ancak zamanla bu yükümlülükler kesinlik kazanacak” görüşünde bulundu.
Alphabet'in Durumu Dikkat Çekiyor
Alphabet, 2025 üçüncü çeyrek finansal raporunda henüz devreye girmemiş veri merkezi kira sözleşmeleri için 42.6 milyar dolarlık geleceğe dönük ödeme taahhüdüne sahip olduğunu duyurdu. Bu rakam, bir önceki çeyrek verileri olan 23.9 milyar dolardan kayda değer bir artış göstermekte.
Söz konusu kira sözleşmelerinin 2025-2031 yılları arasında devreye gireceği ve 1 ila 25 yıl arasında süren iptal edilemez şartlar içerdiği belirtiliyor.
Kiralama Modelinin Arkasındaki Nedenler
Moody’s raporuna göre bu muhasebe yapısının temel sebebi, yapay zeka donanımlarının kısa ekonomik ömrü. Geleneksel veri merkezleri 10-15 yıl süren kira sözleşmeleri ile inşa edilirken, yapay zeka için kullanılan donanımların kullanım ömrü 4-6 yıl gibi kısa bir süreyle sınırlı kalıyor.
Bu durum, teknoloji şirketlerinin kısa süreli kiralamaları ve yenileme opsiyonlarını içeren sözleşmelere yönelmesine yol açıyor. Ancak yatırımın geri dönüşünü sağlamak isteyen mülk sahipleri, şirketlerden bilanço dışı garanti taleplerinde bulunuyor.
Bilanço Dışı Garantiler Riskleri Artırıyor
Bu yapı içerisinde sıkça kullanılan araçlardan biri “Kalan Değer Garantisi” (Residual Value Guarantee – RVG) olarak öne çıkıyor. Şirket, kira yenilenmezse veri merkezinin değerinin belirli bir seviyenin altına düşmesi durumunda aradaki açığı kapatmayı taahhüt ediyor.
ABD muhasebe standartlarına göre bu tür garantiler, ödeme ihtimali “muhtemel” kabul edilmediği sürece bilançoya yansıtılmamaktadır. Bu durum, yüz milyarlarca dolarlık potansiyel yükümlülüğün bilinçli bir şekilde dışarıda kalmasına olanak tanıyor.
Meta, 2029 yılında başlayacak veri merkezi kiralamaları için 12.3 milyar dolarlık taahhüt verirken, ilave olarak 28 milyar dolarlık bir RVG sağlamıştı. Ancak şirket, bu garantinin ödeme ihtimalini düşük gördüğü için bilançolarında herhangi bir borç kaydı yapmadı.
Moody’s: Ekonomik Risk Gizli
Moody’s, bu muhasebe uygulamalarının teknoloji sektörünün karşı karşıya kaldığı gerçek ekonomik riskleri gizlediğine dair uyarılarda bulundu. Raporda, büyük ölçekli kira taahhütlerinin şirketlerin finansal ve operasyonel esnekliklerini kısıtlayabileceği vurgulandı.
Derecelendirme kuruluşu, ileriki dönemlerde bu tür yükümlülüklerin değerlendirilmesinde standart dışı borç düzeltmeleri yapılabileceğini ve nakit akışı risklerini daha yakından takip edeceğini bildirdi.


