

İstanbul Ticaret Odası (İTO) verilerine göre 2026 yılının Ocak ayında megakentte perakende fiyat hareketlerini gösteren Tüketici Fiyat İndeksi aylık bazda %4.56 oranında bir artış yaşadı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, geçtiğimiz hafta “2026, enflasyonun belini tam anlamıyla kıracağımız ve tek haneli hedefimize kararlılıkla ulaşacağımız bir yıl olacak” açıklamasında bulundu. Ayrıca, “Çalışanlarımızın, emeklilerin ve memurların alım gücünü, sadece enflasyon oranında değil, büyümeden aldığımız payla artıracağız” sözlerini dile getirdi.
Vatandaşlar, pazarda domates ve salatalık gibi ürünlerin dışında kışlık meyve ve sebze fiyatları konusunda da şikayetçi oldu.
Gelen bazı tepkiler ise şöyle oldu:
“En önemli olanları aldım, elimde kala kala bu kaldı. Bir şeyler alayım dedim, neyle alacağım? Allah yardımcımız olsun, rabbime sığınıyoruz. Emekli maaşı kiraya gidiyor. Bir çocuğum var, kendime mi yetiştirecek, bize mi yetiştirecek? Şu an ev sahibimizin vicdanına bırakıyoruz…”
“Erdoğan’a ve yanındakilere Allah vicdan versin! Çıldırmaya az kaldı, bu bir gerçek. Allah bize metanet versin. Vatanımıza ve milletimize dirlik düzenlik versin, bu millete sabır versin ki çıldırmayalım. Baştakilere merhamet versin! Şu an 10 insanı bir dinlesinler, hep çevresindekilerle olmuyor…”
“Ben 1 senedir buraya gelmiyorum; nerede ucuz yerler varsa biz oralara gidiyoruz. Şimdi fiyatları görünce gerçekten şaşırdım. Al, nasıl alacaksın? Beyim de iş arıyor, ben de. Temizlik, ne olursa…”
“Biraz gözlerini açsın o zenginler, bizi yönetenler, sadece bir çevreye baksınlar. Bazen diyorum ki, herkes mi iyi, herkes varlıklı, zengin de biz mi yalan söylüyoruz? Ben yetiştiremiyorum. Kiracıyım; beyim emekli, maaşı ona gidiyor. Üstüne çocuk getiriyor, elektrik, su ve doğalgaz. Çocuklar olmasa ben ne yapacağım, kimin kapısına gideceğim?”
“Eşim de çıldırıyor, kök maaşı 48 binmiş. Biz devletten sadaka istemiyoruz, sadece kök maaşların verilmesini istiyoruz. Adam 25-30 yıl çalıştı. Milletin hakkını versin, başka bir şey istemiyoruz. Bin, 2 bin, sadaka gibi millete…”
“Meyvelerin fiyatını görüyorsunuz, o artırdığıyla kaç günlük meyve alınır? Hepimiz gribiz, herkes gripten gidiyor. Yemezsen nasıl dayanacaksın? Çorba kaynıyor da, içini aç bakın, et mi kaynıyor, dert mi kaynıyor…”
'BU PARA KİME GİDİYOR?'
– “Pazarın durumu ortada, verilen para ortada. Hesabın mantığı vardır. Bir komisyon kuruyorlar, ne olduğu belli değil. Asgari ücretle dalga geçiyorlar. Bunu yapanların halkın hakkı zıkkım olsun. Bu ülkenin her kaynağı vardı. Kendi kendine yeten bir ülkeydik. Niye bu hale geldik? Özkaynaklarımız satıldı. Dipsiz şeylere harcama yapılıyor, ne olduğu belli değil. Bu para kime gidiyor, kimin cebine, nasıl dönüyor? Bu ülkenin kaynaklarını yok ettiler. Bu düşmanca bir şey.”
– “Enflasyonun düştüğünü zannetmiyorum; millet düşüyor sadece. Milletin yaşam kalitesi düşüyor. Eşim de çalışıyor, ben de çalışıyorum. İyi derecede tecrübemiz var, eğitimimiz var. Ama biz zorlanıyorsak, daha düşük maaşlarla çalışan insanları düşünemiyorum.”
'MAHVOLDUK'
– “Emekliyim, 20 bin lira maaş alıyorum. 20 bin lira ev kirası veriyorum. Buradan aldığım ekmek parasıyla geçinmeye çalışıyorum. Tezgah parası, yol parası, şusu busu; 300, 500 kalırsa Allah bereket versin diyoruz. Bunlarla geçiniyoruz. Ne yapalım?”
“74 yaşındayım. 50 senedir çalışıyorum; ne bir evim var, ne bir şeyim. Hiçbir şey yok… (Enflasyonun belinin) kırıldığı mırıldandığı yok. Boyuna zam… 2 bin lira zam verdi. 2 bin lira ne olur? 2 ay sonra benim ev sahibim kirayı zamlayacak, 30 bin lira isteyecek.”
“Buyur; ben 30 bin lirayı nasıl vereceğim? Nereden bulacağım? 25 sene prim ödedim. Asgari ücretle çalıştık, şimdi yok…”
“Son 10 yılda mahvolduk, tamamen bittik. 10 sene önce 450 lira kira veriyordum. 700 lira maaş alıyordum. Geçiniyordum ama şimdi geçinemiyoruz. Mahvolduk vallahi. Ülkenin gidişatı hiç iyiye değil.”
'MAAŞLARA YİNE ZAM BEKLİYORUZ'
“Pahalı biraz ama buna da şükür. Reise güveniyorum. (Fiyatlarda artış çok var. 1 lira 2 lira zam aldık maaşa, daha haberini duydular yapıştırdılar. 100 liraysa 140 lira oldu. Maaşlara yine zam bekliyoruz.)”


