

ABD’de Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Kurumu’nun (ICE) gözaltı ve sınır dışı operasyonlarını artırdığı dönem, Microsoft’un bulut teknolojisine olan bağımlılığının da derinleştiğini ortaya koydu.
The Guardian gazetesinin, +972 Magazine ve Local Call ile elde ettiği belgelere göre, ICE'ın, Microsoft'un Azure bulut platformunda depoladığı veri miktarını Ocak 2026’ya kadar olan altı aylık bir süreçte üç kat artıracağı belirtildi. Bu dönem, kurumun bütçesinin büyüdüğü ve personel sayısının hızla arttığı bir zaman dilimine denk geliyor.
Sızdırılan belgeler, ICE'ın Azure’daki verileri araştırmak ve analiz etmek için Microsoft'un üretkenlik araçları ile yapay zeka destekli ürünlerden faydalandığını gösteriyor. Belgelerde, kurumun bazı kendi sistem ve araçlarının da Microsoft sunucularında çalışıyor olabileceği ifade ediliyor.
Belgelere göre, Microsoft sunucularında saklanan verilerin türü belirtilmiyor; ancak kurumun ham veri depolamak için “blob storage” hizmeti ile görüntü ve videoları analiz eden ve metin çeviren yapay zeka araçlarını kullandığı görülmekte.
Ayrıca, ICE'ın ocakta Azure’da yaklaşık 1400 terabayt veri tuttuğu ve bunun yalnızca fotoğraflardan oluşması halinde yaklaşık 490 milyon görüntüye karşılık geleceği ortaya konan belgelerde yer alıyor. Bu miktarın, Temmuz 2025’te 400 terabayt olarak kayıtlı olduğu ve yılın ikinci yarısında artış gösterdiği kaydedildi.
Belgelerde, kurumun Azure üzerinde uzaktan erişilebilen sanal makineler kullandığı, bu sistemlerin bulut üzerinde çalışan bilgisayarlar olduğu ve kurumun yazılımlarını çalıştırmak için bu yüksek kapasiteli sistemleri kiraladığına dair bilgilere de yer verildi.
ICE'ın Azure'u gözetim veya istihbarat faaliyetlerinden elde ettiği verileri depolamak ya da analiz etmek için kullanıp kullanmadığı, ya da platformun gözaltı merkezleri veya sınır dışı uçuşları gibi diğer işlevleri destekleyip desteklemediğiyle ilgili belgede bir bilgi bulunmadığı ifade ediliyor.
Öte yandan, ICE gazetenin yorum isteğine yanıt vermedi.
MICROSOFT'TAN SAVUNMA AÇIKLAMASI GELDİ
Microsoft Sözcüsü, yaptığı bir açıklamada, şirketin ABD İç Güvenlik Bakanlığı ile ICE'a bulut tabanlı üretkenlik ve işbirliği araçlarını iş ortakları aracılığıyla sağladığını belirtti ve şirket politikalarının, teknolojinin sivillerin kitlesel gözetimi için kullanılmasına izin vermediğini vurguladı. Sözcü, ICE'ın böyle bir faaliyette bulunduğuna inanmadıklarını savundu.
Sözcü, göçmenlik uygulamalarına ilişkin toplumda tartışmalar olduğunu, yeni teknolojilerin kolluk kuvvetleri tarafından kullanımında hukuki sınırları ABD Kongresi, yürütme organı ve mahkemelerin belirleme fırsatı olduğunu kaydetti.
ICE'IN PERSONEL SAYISI İKİYE KATLANDI
Belgelerin, yasa dışı operasyonlar yürüttüğü ve aşırı güç kullandığı yönünde eleştirilerle karşı karşıya kalan bir kurumun, göçmenlik operasyonlarında Microsoft teknolojisinin rolü hakkında endişeleri artırdığına dikkat çekildi.
ICE'ın operasyonlarının son bir yılda, ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin kitlesel sınır dışı kampanyasının bir parçası olarak büyüdüğü ve Minneapolis'te iki kişinin ölümünün ardından kurumun finansmanı konusunda ABD Kongresi'nde tartışmaların yaşandığı bildirildi. Bu durum, federal hükümetin kısmi bir kapanmasına yol açtı.
Haberde, geniş veri erişimine sahip olduğu belirtilen ICE'ın yüz tanıma uygulamaları, telefon konum veritabanları, insansız hava araçları ve casus yazılımlar gibi çeşitli gözetim teknolojilerini kullandığına dikkat çekildi. Kurumun geçen yıl boyunca büyürken bulut bilişim harcamalarını artırdığı ve Amazon ile Microsoft'un üçüncü taraf satıcılar aracılığıyla yapılan milyonlarca dolarlık anlaşmalardan yararlandığı ortaya kondu.
ICE'ın personel sayısının Ocak 2025'ten bu yana iki katına çıktığı ve Microsoft'un belge yönetimi araçları ve yapay zeka sohbet botlarını içeren üretkenlik uygulamalarına erişiminin de önemli ölçüde genişletildiği anlaşılmaktadır.
Microsoft kaynaklarına göre, son aylarda birkaç çalışan, ICE'ın şirketin teknolojisini kullanmasıyla ilgili endişelerini dile getirerek iç etik raporları sunduğu ifade edilmektedir.
ICE'ın bütçesine, Temmuz 2025’te 75 milyar dolarlık bir artış yapılmış ve kurum, ABD’de en fazla fon alan kolluk kurumu haline gelmiştir. Bu artışla birlikte ICE, Palantir gibi büyük şirketler ile daha küçük sağlayıcılara teknoloji sözleşmeleri vermeye başlamıştır.


