

Muğla'nın Ortaca ilçesinde, Tüm Emeklilerin Sendikası'na üye emekliler, yaşam standartlarının iyileştirilmesi talebiyle bir eylem düzenledi. Sendikanın Ortaca Şube Başkanı Cihan Kaya, basına verdiği demeçte, şunları kaydetti:
– “Türkiye'de emeklilik, iktidarın bilinçli tercihi vesilesiyle onurlu ve güvenceli bir hak olmaktan çıkarılmıştır; sefalete mahkûmiyetin adıdır artık. Milyonlarca emekli bugün yoksulluk, borç ve barınma krizi ile boğuşuyorsa, bunun nedeni ekonomik zorunluluklar değil; tek adam rejimi ve neoliberal yağma politikalarıdır. Bu ülkede emeklilik, artık bir huzur ve güvence dönemi değil, açlıkla yaşam mücadelesidir.”
– “Yıllarca çalışmış, üretmiş ve bu ülkenin tüm değerlerini yaratmış emekçiler, bugün bilinçli bir sınıf politikasıyla açlığa mahkûm edilmiştir. Tek adam rejimi altında uygulanan neoliberal ekonomi programı, sosyal devleti tasfiye etmiş; kamusal kaynakları sermayeye ve ayrıcalıklı bir azınlığa aktarmıştır. Emekliler ise 'yük' olarak görülmekte, cezalandırılmaktadır. Bu, bir yönetim hatası değil, bilinçli bir tercihin sonucudur.”
– “Mart 2025 itibarıyla Türkiye'de emekli ve hak sahiplerinden oluşan 16,8 milyondan fazla insanın 4,5 milyonu, 16.881 TL gibi bir sefalet aylığına mahkûm edilmiştir. Bir o kadar dul ve yetim hak sahibi de bu miktarın çok altında aylık almaktadır. Bu rakamlar açlık sınırının altında ve yer yer yarısının bile altındadır. Bunun adı derin yoksulluktur.”
“BU BİR ARTIRIŞ DEĞİL; YOKSULLUĞUN GÜNCELLENMESİ, SEFALETİN KALICILAŞTIRILMASIDIR”
– “İktidarın ‘asgari ücreti enflasyona ezdirmedik’ açıklaması gerçeği yansıtmamaktadır. 2024’te resmi enflasyon yüzde 44,4 iken asgari ücret artışı yalnızca yüzde 30’da kalmıştır. 2025’te beklenen yaklaşık yüzde 31 oranındaki enflasyona karşılık olarak yapılan artış ise sadece yüzde 27 olmuştur. Asgari ücret, iki yılda resmi enflasyon kadar artırılsaydı, 28 bin 75 TL değil, 32 bin 156 TL olmalıydı. Bu fark, emeğin nasıl bilinçli bir biçimde ezdirildiğinin açık bir kanıtıdır. Büyümeden pay verilmemiş ve geçim koşulları tamamen görmezden gelinmiştir.”
– “TÜİK’in açıkladığı makyajlı enflasyon oranları, emeklinin ve emekçinin yaşadığı gerçek hayat pahalılığını yansıtmamaktadır. Gıda, kira, enerji ve sağlık harcamalarındaki gerçek artışlar gizlenmekte; düşük zamlar bu yanıltıcı verilerle meşrulaştırılmaktadır. Bu durum açıkça emek gasbıdır. Ocak 2026’da; İşçi ve Bağ-Kur emeklilerine yapılması planlanan artışların yüzde 12–13, memur emeklilerine ise yüzde 18 civarında kalacağı öngörülmektedir. Bu bir artış değil; yoksulluğun güncellenmesi ve sefaletin kalıcılaştırılması anlamına gelmektedir.”


