

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu'nda, Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) deniz unsurlarının Aden Körfezi, Somali Açıkları, Arap Denizi ve çevresinde görev süresinin bir yıl daha uzatılmasına dair Cumhurbaşkanlığı tezkeresi onaylandı.
KARAL: 'TÜRKİYE DENİZ HAYDUTLUĞUYLA MÜCADELEDE KENDİNİ GÖSTERİYOR'
Cumhurbaşkanlığı tezkeresiyle ilgili tartışmalarda, Yeni Yol Grubu adına konuşan İstanbul Milletvekili Hasan Karal, şunları belirtti:
– “Tezkerenin amacı açıktır. Türk bayraklı ve Türkiye ile bağlantılı ticari gemilerimizin güvenliğini sağlamak, deniz haydutluğu ve silahlı soygunla mücadele etmek ve uluslararası harekatlara katkıda bulunmaktır. Ancak dış politikada ve güvenlik konularında rutin yaklaşımı benimsemeyi doğru bulmuyoruz.”
– “Her tezkere, dönemsel şartlar ve değişken jeopolitik risklere bağlı olarak titizlikle yeniden değerlendirilmelidir. Elimizdeki metni basit bir 'evet' yanıtıyla geçiştirilecek bir belge olarak görmüyoruz. Türkiye'nin Afrika Boynuzu’ndaki stratejisinin bir değerlendirmesi olarak ele alıyoruz.”
– “Tezkere metninde önemli bir hukuki detay bulunmaktadır. 2022 sonrasında Somali'nin talebi üzerine Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, karasularına dair yeni bir karar almamış, deniz haydutluğu ve terörizmle mücadele ise 1851 sayılı karar üzerinden karasularının dışında sürdürülmüştür.”
– “Bu durum, Türkiye'nin bölgedeki varlığının yalnızca Birleşmiş Milletler kararlarına değil, aynı zamanda ikili anlaşmalar ve uluslararası deniz hukuku ilkelerine dayandığını göstermektedir. Somali ile gerçekleştirilen savunma ve ekonomik işbirliği anlaşması çerçevesinde her adımda hukuki meşruiyet çok önemlidir.”
– “Türkiye, deniz haydutluğuyla mücadelesinde yetkinliğini kanıtlamış bir ülkedir. NATO'nun Okyanus Kalkanı Harekatı'ndan Birleşik Görev Kuvveti'ne kadar pek çok uluslararası görevde aktif bulunduk. 2009-2025 yılları arasında bu Birleşik Görev Kuvvetine komutanlık yaptık.”
“BU COĞRAFYADA İSRAİL'İN ADIMLARI YALNIZCA DİPLOMATİK GİRİŞİMLER OLARAK GÖRÜLEMEZ”
– “Bu tecrübe, Türk Deniz Kuvvetleri'nin açık denizlerdeki operasyonel yeteneklerini geliştirmiştir. Ancak stratejik riskler de göz ardı edilmemelidir. Birincisi, bölgesel güvenlik atmosferinin değişmesidir.”
– “Tezkere gerekçesinde deniz haydutluğu ve silahlı soygun vurgusu bulunmaktadır. Ancak 2026 itibariyle Kızıldeniz ve Aden Körfezi'ndeki tehditler sınırlı değildir. Bölge, küresel güç rekabeti ve asimetrik risklerle daha kırılgan bir hal almıştır. Bu nedenle misyon tanımı ve angajman kurallarının güncel tehdit durumuna göre revize edilmesi önem arz etmektedir.”
– “İkincisi, Somali ve Etiyopya ilişkileri ile Türkiye'nin konumudur. Türkiye, Somali ile tarihi ve stratejik ilişkilere sahipken, Etiyopya ile de derin ekonomik ve diplomatik bağlar vardır. Son dönemde yaşanan ve Türkiye'nin arabuluculuk yaptığı gerginlikler dikkatle izlenmektedir.”
– “Uluslararası toplum tarafından tanınmayan bu yapıya yönelik adım, Somali'nin egemenliğini tehdit eden bir girişimdir. Bu coğrafyada dış güçlerin özellikle İsrail'in adımlarını yalnızca diplomatik eylemler olarak görmek mümkün değildir. Bu durum, Müslüman toplumların içinde ayrışmaları körükleyecek bir çaba olarak değerlendirilmelidir.”
– “Bizim duruşumuz net olmalıdır. Biz, bölge halklarının iradesini esas alan bir barış anlayışını savunuyoruz. Somali'nin geleceğini, dış müdahaleler değil, halkın kendi iradesi belirlemelidir. Donanmamız, yalnızca korsanlarla mücadelede değil, aynı zamanda güçlü bir siyasi simge olarak da varlığını sürdürmektedir.”
İYİ Parti Grubu adına Muğla Milletvekili Metin Ergun, Türkiye'nin Birleşmiş Milletler kararları doğrultusunda gerçekleştirdiği askeri operasyonların ülkeye askeri, siyasi ve stratejik kazanımlar sağladığını belirterek şunları ifade etti:
– “Ülkemiz bu uluslararası operasyonlara katılımıyla uluslararası alanda prestij ve itibar kazanmakta, Birleşmiş Milletler çatısı altında asker göndererek sorumlu bir uluslararası aktör imajını güçlendirmektedir. Bu katılımlar, Türkiye’nin özellikle Müslüman çoğunluklu ve gelişmekte olan ülkelerde yumuşak gücünü artıracaktır.”
– “Birleşmiş Milletler nezdindeki saygınlığımız artacak ve bu, Türkiye'nin Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi geçici üyeliği adaylıklarında avantaj sağlayacaktır. Türkiye'nin bu operasyonlara katılımı, bölgesel ve küresel etki alanını büyütme konusunda önemli bir rol oynayacaktır.”
Ergun ayrıca, Türkiye'nin askeri bilgi ve tecrübelerini arttırmasını sağlayacak bu adımların önemine değindi. Türk Silahlı Kuvvetleri'nin farklı coğrafyalardaki deneyimlerinin, modern harp teknikleri ve kriz yönetim becerilerini geliştirmek açısından kritik olduğunu vurguladı.
Ergun, İYİ Parti olarak tezkereyi destekleyeceklerini açıkladı.
“ADEN KÖRFEZİ, SOMALİ VE ARAP DENİZİ STRATEJİNİN DIŞ KATMANINDA YER ALIR”
MHP Grubu adına Samsun Milletvekili İlyas Topsakal, Türkiye'nin içinde bulunduğu durumu yalnızca krizler toplamı olarak değil, daha derin bir dönüşüm olarak ele almak gerektiğini söyledi:
– “Uluslararası sistem artık öngörülebilir kurallardan ziyade pazarlıkların ve geçici anlaşmaların alanı haline gelmiştir. Bu aşamada bölgesel aktörlere daha fazla alan açılırken, sorumluluk ve risklerin de arttığını unutmamalıyız.”
– “Türkiye'nin üç katmanlı güvenlik yaklaşımının, tarihsel sorumluluk ve iç dengeleme ile birleştiğinde anlam kazanacağını düşünüyorum. Bu üç katmanın ilki, sınırlarımızın çevresindeki doğrudan risklerle ilgili olan yakın katmandır; ikincisi, Balkanlar ve Ortadoğu'daki diplomatik etki alanlarını kapsayan orta katmandır; üçüncüsü ise Afrika ve Doğu Akdeniz'in jeopolitiğini içeren dış katmandır.”
Bu bağlamda Aden Körfezi, Somali ve Arap Denizi, dış katmanın omurgasında önemli bir yer tutar.
EMİR: TEZKEREYİ DESTEKLİYORUZ
CHP Grubu adına konuşan Grup Başkanvekili Murat Emir, Somali Açıkları'ndaki deniz gücünün görev süresinin uzatılmasına dair görüşlerinin olumlu olduğunu belirtti:
– “Türkiye, bölgede uluslararası deniz gücünün içindeki görevini sürdürmelidir. Ancak bu duruma dair biraz daha detay vermekte fayda var. İktidarın Somali'ye olan ilgisi dikkat çekiyor.”
Emir, Somali ile ilgili yaşanan çeşitli olayları da anarak bazı eleştirilerde bulundu.
AKAR: MAVİ VATAN BİR DESTANDIR
AKP Grubu adına Kayseri Milletvekili Hulusi Akar, Türkiye'nin Somali'nin deniz yetki alanlarında petrol ve doğalgaz arama konusunda aktif olduğunu vurgulayarak şunları kaydetti:
– “Somali ile atış alanı ve üsler kurma çalışmalarımız devam ediyor. Türkiye'nin Somali'deki varlığı, sömürgeci güçlere karşı tarihi bir duruş sergilemektedir. Mavi Vatan doktrinimiz, bu anlayışla şekillenmektedir ve bir destan niteliğindedir.”


