

ŞEHRİBAN KIRAÇ / NEFES
Argüden Yönetişim Akademisi tarafından Türkçeye çevrilen OECD Kamu Düzenleme Kalitesi 2025 Raporu, devletlere “daha fazla düzenleme değil, daha bütüncül, daha katılımcı ve ölçülebilir düzenleme” çağrısında bulunuyor.
Kamu, aldığı kararların etkisini ölçmediği sürece iyi yönetişim iddiasını sürdüremez. OECD'ye göre, devletler karar alıyor ve düzenlemeler yapıyor ancak bu kararların gerçek dünyadaki sonuçlarını sistematik bir şekilde ölçmüyor. Sadece düzenleme yapmak başarı sağlamaz; esas olan, düzenlemenin etkilerini ölçmek ve ölçüm kapasitesini oluşturabilmektir. Rapora göre, Türkiye'de kurumsal çerçeve, mevzuat altyapısı ve düzenleyici niyet beyanları mevcut. Ancak bu yapı, ölçüm, geri bildirim ve kapsayıcılık ile desteklenmediği için beklenen etkiyi yaratamıyor.

ORTALAMANIN ALTINDA
Etkisi ölçülmeyen kamu politikaları, zamanla verimsizliği kalıcı hale getiriyor. Bürokratik yük artıyor, kamu kaynakları etkili kullanılmıyor ve karar alıcılar aynı hataları tekrar edebiliyor.
Düzenleme Politikaları Analisti Tobias Querbach, “paydaş katılımı” alanının OECD üyesi tüm ülkelerin en zayıf olduğu konulardan biri olduğunu belirterek, “Ancak herkesin zayıf olduğu bu alanda Türkiye ortalamanın çok altında. 10 yıl önceki durumla şu anki arasında hiçbir ilerleme yok” ifadelerini kullandı. Argüden Yönetişim Akademisi Mütevelli Heyeti Başkanı Dr. Yılmaz Argüden de, “Kamu karar ve uygulama kalitesi, doğrudan yaşam kalitesini etkiler; toplumun her kesiminin hayatına dokunur” diye ekledi.



DOLAR
EURO
İNG. STERLİNİ
İSV. FRANGI
KAN. DOLARI
ÇEYREK ALTIN
BITCOIN