

ABD'nin yaptırım uyguladığı Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) Üyesi Fransız yargıç Nicolas Guillou, Fransız kamu yayıncısı France TV'ye yaptığı açıklamada, ABD'nin kendisine uyguladığı yaptırımların hayatı üzerindeki etkilerini anlattı.
Guillou, ABD'nin kendisi hakkındaki yaptırım kararını 20 Ağustos 2025'te aldığını hatırlatarak, “ABD Başkanı Donald Trump bir imzayla herhangi bir Fransız vatandaşının tüm ödeme araçlarıyla bağlantısını kesebilir” dedi.
'BİZİMLE BAŞLADI, AMA BİZİMLE BİTMEYECEK'
Guillou, “Avrupa dışındaki bir imparatorluğun” hoşuna gitmeyen bir şeyler yapmaya başladığında söz konusu bağlantılarının kesildiğini belirterek, “Bu yargıçlarla başlıyor ancak bizler sonuncu olmayacağız” diye konuştu.
Fransa'daki neredeyse tüm ödeme araçlarının ABD'li olduğunu öğrendiğini aktaran Guillou, banka kartının çalışıp çalışmadığı sorusuna “(Banka kartımın) bağlantısı kesildi çünkü Fransa'da yalnızca Visa ve Mastercard kartlarına sahibiz” yanıtını verdi.
'HAKİMLER YARGILAMAKTAN KORKARSA…'
Guillou, farklı çevrim içi satış platformlarından sipariş veremediğini ve rezervasyon sitelerinde ödemelerinin engellendiğini veya iptal edildiğini anlatarak, “Günlük hayatta çok yıpratıcı. 30 yıl öncesine dönüyoruz; bu bir zaman yolculuğu makinesi, dijitalden önceki dünyaya dönüyoruz” ifadesini kullandı.
Korkunun demokrasi üzerindeki etkilerine işaret eden Guillou, “Savcılar dava açmaktan korkarsa, avukatlar savunmaktan korkarsa, hakimler yargılamaktan korkarsa, parlamenterler kanunları oylamaktan korkarsa, bakanlar kanunları uygulamaktan korkarsa o zaman demokrasi kalmaz. Bu yalnızca korkuyla hareket edeceğimiz anlamına gelir” şeklinde konuştu.
ELYSEE: ÜZÜNTÜ DUYUYORUZ
Elysee Sarayı'ndan yapılan açıklamada, Guillou hakkındaki yaptırımların kaldırılması için ABD makamları nezdinde girişimlerin devam ettiği aktarılarak, “Şu ana kadar (ABD makamlarının) talebimize olumlu yanıt vermemesinden ötürü üzüntü duyuyoruz” ifadesine yer verildi.
ABD yönetimi, 20 Ağustos 2025'te Guillou'nun da aralarında bulunduğu UCM üyesi bazı yargıç ve savcı yardımcılarını “İsrail aleyhindeki tutumları” nedeniyle yaptırım listesine aldığını açıklamıştı.
UCM, ABD'nin bu kararını “bağımsız adalet kurumuna yönelik açık saldırı” olarak nitelendirmişti.


