

Tunceli’nin birbirinden güzel doğal alanları; vaşak, yaban keçisi, tilki, kurt, sansar, su samuru, porsuk, sincap, tavşan, yaban domuzu, ur kekliği, çengel boynuzlu dağ keçisi ve ayı gibi pek çok canlı türüne ev sahipliği yapmaktadır. Uzun zamandır bölgedeki Anadolu parsının varlığı hakkında tartışmalar sürerken; Doğa Koruma ve Milli Parklar Şubesi ekipleri, bu türün varlığını tespit etmek amacıyla şehrin çeşitli yerlerine fotokapanlar kurdu. En son olarak, kırsal bir bölgede yaşayan bir köylü, ağaçta gördüğü bu hayvanı cep telefonuyla kaydetmeyi başardı.
Uzmanlar Tarafından Onaylandı
Köylü, çektiği görüntüleri çevre ve yaban yaşamı koruma konularında uzmanlaşmış Avukat Barış Yıldırım’a iletti. Yıldırım, bu görüntüleri uzmanlara göndererek, kaydedilen hayvanın Anadolu parsı olup olmadığını sordu. Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi’nden Prof. Dr. Mustafa Sözen ve Biyoçeşitlilik ve Çevre Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Kılıç, incelemeleri sonucunda görüntülerdeki hayvanın, Dünya Doğa ve Doğal Kaynakları Koruma Birliği tarafından ‘en-tehlikede’ olarak sınıflandırılan Anadolu parsı olduğunu doğruladılar.

Anadolu Parsı İlimizde Yaşıyor
Avukat Barış Yıldırım, “Bir hemşerimiz, köylerinde hayvan otlatırken daha önce hiç rastlamadığı bir canlı türünü tespit etti. İncelemelerimiz sonucunda, bunun daha önce çeşitli bilirkişi raporlarında ilimizde de bulunduğuna dair belirtilen Anadolu parsı olduğunu düşündük. Bununla birlikte görüntüleri uzmanlarımıza gösterdik ve onların da doğrulamasıyla bu canlının Anadolu parsı olduğu ortaya çıktı. Ülkemiz ve Tunceli için hayırlı olsun. Anadolu parsı, ilimizde yaşamaktadır. Dünyada neslinin tükendiği düşünülüyordu. Bu önemli türün yeniden bu bölgede keşfedilmesi bizler için büyük bir mutluluk kaynağı. Bu ekosistemin korunması oldukça kritik ve buradaki avcılığın yasaklanmasıyla birlikte herhangi bir madencilik projesinin de durdurulması gerekiyor. Avrupa’nın Yaban Hayatı ve Yaşama Ortamlarının Koruma Sözleşmesi, Dünya Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi ve Dünya Kültürel ve Doğal Mirasın Korunması gibi anlaşmalarla bu habitatların korunması gerekmektedir. Burada yürütülmek istenen madencilik projesine karşı açtığımız davada verilen bilirkişi raporunda ilimizin ekolojik önemine dikkat çekilmişti. Anadolu parsının bile burada yaşadığı belirtilmişti. Bu son gelişme bu raporu da teyit etti. Anadolu parsı bu bölgede yaşıyor, mutluluğumuzu belirtmek istiyoruz” şeklinde konuştu.

Vaşakta Siyahımsı Çizgiler Belli Olmaz
Prof. Dr. Mustafa Sözen, “Görüntüdeki hayvan Tunceli’den çekilmiş. Ağacın tepesine çıkmış büyük bir kedi gibi görünüyor. Üzerinde benekler var ve ayaklarında daha belirgin uzun benekler mevcut. Türkiye’de bu tür bir davranışı sergileyebilecek iki hayvan var: Anadolu parsı ve vaşak. Görüntüdeki hayvan açıkça bir Anadolu parsı. Baş yapısı, kulak yapısı, karın altı desenleri ve ayak içindeki uzunlamasına siyah alan bunun kesinlikle bir pars olduğunu gösteriyor. Vaşakta karın altı beyaz olup, ayak içlerindeki siyahımsı çizgiler belirgin değildir. Dolayısıyla bu hayvanın Anadolu parsı olduğu kesin” ifadelerini kullandı.
Çok Nadir Bir Türdür
Prof. Dr. Ahmet Kılıç, Anadolu parsının önemine dikkat çekerek, “Tunceli’de tespit edilen ve ağaçta ilk kez fotoğraflanan türümüz Anadolu Leoparı, Anadolu Parsı. Muhtemelen bu, genç bir birey ve insanlardan kaçmak için ağaca sığınmış. Bu tür, biyoçeşitlilikte en üst düzeyde yer alan ve oldukça nadir bir türdür. Anadolu’nun doğal zenginliklerini anlamamız açısından bu durum son derece sevindiricidir” dedi.


