

Kamuoyunda “Umut Davası” olarak bilinen Uğur Mumcu, Ahmet Taner Kışlalı, Muammer Aksoy ve Bahriye Üçok cinayetlerine ilişkin davanın firari sanıklarından Oğuz Demir'in duruşmasına devam edildi.
Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nde gerçekleştirilen duruşmaya, Uğur Mumcu'nun kızı Özge Mumcu ile müşteki avukatı katıldı. Duruşmayı, aralarında CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın'ın da bulunduğu bir heyet takip etti.
Mahkeme Başkanı, dosyada bulunan evrakı okuduktan sonra, müşteki avukatına söz verdi.
Müşteki avukatı, sanık Oğuz Demir adına kayıtlı “06 APJ 03” plakalı aracın durumunun araştırılmasını talep ederken, sanık ve ailesinin Avustralya'ya kaçmış olabileceği yönünde şüpheler bulunduğunu belirtti. Bu konuda Dışişleri Bakanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü ve Milli İstihbarat Teşkilatı'na (MİT) bilgi ve belgelerin mahkemeye gönderilmesi için yazı yazılmasını istedi.
Avukatın beyanının ardından görüşü sorulan Cumhuriyet savcısı, hakkında yakalama kararı olan sanık Oğuz Demir'in yakalanmasının beklenilmesine karar verilmesini talep etti.
Aracın Kayıtları İncelenecek
Ara kararını veren mahkeme, Emniyet Genel Müdürlüğü'ne sanığa ait olduğu belirtilen “06 APJ 03” plakalı aracın emniyet kayıtlarında bulunup bulunmadığına dair soruşturma yapılmasını hükmetti.
Mahkeme, MİT ve Dışişleri Bakanlığına müzekkere yazılarak, sanık ve ailesinin ikametgahı konusunda bilgi talep edilmesine ve sanık Oğuz Demir'in yakalanmasının beklenilmesine karar verdi.
Duruşma, 14 Temmuz'a ertelendi.
“O Tuğlayı Mutlaka Çekeceğiz”
Duruşmanın ardından basın açıklaması yapan CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, Uğur Mumcu'nun katledilişinin üzerinden 33 yıl geçtiğini hatırlatarak, “Bu süre zarfında hala tam olarak aydınlatılamamış bir dava ile karşı karşıyayız” dedi.
Sanık Oğuz Demir'in, kırmızı bültenle arandığına ancak bugüne kadar yakalanamadığına dikkat çeken Günaydın, “Birileri o tuğlayı çekmek istemiyor mu? Mahkemenin yazdığı müzekkere ile bu işin 33 yıl boyunca geldiği noktalar açıktır. Burada bir siyasi irade eksikliği olduğunu gözlemliyoruz” ifadelerini kullandı.
Günaydın, Uğur Mumcu'nun Türkiye'de cesur bir aydın olarak olayların üzerine giden bir kişilik olduğunu belirterek, “Eninde sonunda bütün failleri mutlaka ortaya çıkaracağız. O tuğlayı oradan çekmeliyiz. Duvar kimin başına yıkılması gerekiyorsa onun başına yıkılsın, yeter ki Türkiye aydınlansın” şeklinde konuştu.
Uğur Mumcu'nun kızı Özge Mumcu, “Türkiye, maalesef faili meçhul cinayetlerine yenilerini ekledi ve yeni cinayetlerin yaşanmaması için adalet arayışımız tüm hızıyla devam ediyor. Bu mücadele sonuna kadar sürecek. O tuğlalar çekilecek, o duvarlar yıkılacak” dedi.
Ne Olmuştu?
Ahmet Taner Kışlalı, Uğur Mumcu, Bahriye Üçok ve Muammer Aksoy'un öldürülmesini kapsayan “Umut Davası”nın ilk yargılaması Devlet Güvenlik Mahkemesi'nde (DGM) yapılmıştı.
DGM'lerin kapanmasının ardından yargılamaya Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam edildi. İlk derece mahkemenin kararı Yargıtay tarafından bozulduktan sonra yeniden görülen davada, 3 sanık “yasa dışı Tevhid-Selam ve Kudüs Ordusu örgütünü kurmak ve yönetmek” suçundan, 5 sanık ise aynı örgüte üyelikten çeşitli sürelerle hapis cezasına çarptırıldı.
Bu çerçevede sanıklardan Mehmet Ali Tekin, Hasan Kılıç ve Ekrem Baytap, “silahlı suç örgütü kurma ve yönetme” eylemlerinden 12 yıl 6'şar ay hapisle cezalandırıldı. Sanık Abdulhamit Çelik, Fatih Aydın, Yusuf Karakuş, Mehmet Şahin ve Recep Aydın'a ise “silahlı suç örgütü üyesi olmak” suçundan 6 yıl 3'er ay hapis cezası verildi.
Davanın firari sanıklarından Oğuz Demir'in dosyası ayrılarak Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılamaya devam edilmektedir.


